banner864

Enerji ithalatının nedeni bizi başkalarının yönetmesi! 31 Temmuz 2015, 10:27

‘Kusursuz Enerji Planı’ kitabının yazarı İnşaat Mühendisi Naci Özen, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun enerji üretimiyle ilgili açıklamalarını yalanlayarak, “Bu ülkenin yenilenebilir kaynaklarıyla yurtsever mühendisler tarafından planlanması ve projelendirilmesi halinde bütün elektrik enerji ihtiyacımız karşılanabildiği gibi yurt dışına ihraç etmemiz işten bile değildir. Çare, yurtsever mühendislerin göreve getirilmesi, ruhunu teslim edenlerin yargılanmasıdır. Çünkü yürüyen planlar, elektrik üretmek için değil ülkenin batırılması ve parçalanması için başkaları tarafından bu ülkeye yutturulmuş planlardır. Bu ülkenin petrol haricinde enerji ithal etmesinin sebebi, başkalarının bizi yönetmesi sebebiyledir” dedi.
BAKAN EROĞLU’NUN YALANLAYAN O MÜHENDİS YİNE KONUŞTU
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun barajlar ve HES’lerle ilgili açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı öne süren İnşaat Mühendisi Naci Özen, Türkiye’deki barajların kapasitelerinin kullanılmadığı yönündeki iddialarını yineleyerek, “Ülkemizde yapılmış barajların kullanılması gereken hacimlerinin yüzde 90 kullanılamaz. Kullanılması mümkün değildir. Bu durumun millete anlatılması gerekiyor; çünkü hukuk bu işlerin önünde engel değil aksine üstünü örtüyor. Bu alçaklıktan kurtulmanın tek yolu, halkın milletin bilmesi ve hesap sormasıdır” görüşünü dile getirerek iddialarını rakamlarla ortaya koymuştu: (https://gazeteciyazaryusufyavuz.wordpress.com/2015/07/10/buyuklugu-gostererek-millet-tatmin-edilmez-ayiptir/)
 
BAKAN EROĞLU: ‘HES’LER İLK 6 AYDA 9,275 MİLYAR KATKI SAĞLADI’
Özen’in bu iddialarının ardından Bakan Eroğlu da bir açıklama daha yaptı ve HES’lerin 2015 yılının ilk 6 ayında ekonomiye 9,275 milyar TL katkı sağladığını belirterek yılın ilk yarısında üretilen enerji miktarının ise 35 milyar kilowatt/saat olduğunu kaydetti.

 
NACİ ÖZEN: ‘HES’LERİN KATKISI ANCAK 4 MİLYAR TL’
Bakan Eroğlu’nun verdiği rakamları bir kez daha yalanlayan Özen ise konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Elinde elektrik faturası olanlar baksınlar. Orada elektriğin kilowatt/saatinin 25 kuruş civarında olduğunu göreceklerdir. Bu fiyat tüketici fiyatıdır. HES’lerin üretimi ise toptandır ve toptan fiyatla değerlendirilir. Fabrika çıkış fiyatıyla ölçülür. Ülkemizde tüketici fiyatı 25 kuruş ise, fabrika çıkış fiyatının 12 kuruş civarında olması gerektiğini bilir. Merak edenlere açıklayayım: Tüketiciye 25 kuruşa satılan malın, yüzde 20-25’i elektrik dağıtım şirketlerine bırakılır. Öyle olmak mecburiyetindedir. Santraldan çıkan enerjinin dağıtımcıya ulaştırılmasının bedeli, ulaştırma şirketinin payı yüzde 6-7 civarında olmalıdır. Bu en az miktardır. Resmi ağızların ifadesine göre üretilen enerjinin yüzde 27’si kaybolmakta ve çalınmaktadır. Bu durumda 100 birim enerjinin değer olarak 43’ü ile 41 tüketiciye ulaşmaktadır. Bu durumda santralin ürettiği enerjinin ekonomiye katkısı ancak (35. 000. 000. 000x0,115 = 4 milyar TL) olur. Sayın Bakan’ın, tarladaki domatesin manavdaki fiyattan satılamayacağını bilmesi gerekir.”
 
‘SAYIN BAKAN YA HESAP YAPMAYI BİLMİYOR YA DA…’
“Sayın Bakan ya hesap yapmayı bilmiyor veya yanlışı konuşma tutkusuna yakalanmış.
Elektrik kayıplarını, elektrik nakil işini ve dağıtımını üretim işi olarak halka sunmak hangi aklın ürünüdür bilemiyorum” diyen Özen, Bakan Eroğlu’nun “HES’ler bir zarurettir” açıklamasına da değinerek açıklamasını şöyle sürdürdü:

 
‘BARAJLI HES’LER BAŞLI BAŞINA FELAKETTİR’
“Benim suyun hidroelektrik potansiyelinden elektrik elde edilmesine karşı olmam söz konusu değildir. Doğru, çevreye saygılı, her hal ve şartta bayındırlık eseri olacak HES’in yapılmasına neden karşı çıkalım. Ancak ülkemizde yapılan HES’lerin hiç biri çevreye ve insana saygılı değildir. Vahşidir, doğaya havza insanına saygısızdır. Üretimleri ise gayrı muntazamdır. Barajlı HES’lerin durumu başlı başına bir felâkettir. Bu santrallerin ürettiği elektriğin kilowatt/saatinin topluma maliyeti 60-70 centten aşağı değildir. Bu santraller ülkenin geleceğini karartmaktadırlar. Buna karşılık doğru planlama ve projelerle kimse yerinden edilmeden, akarsu içindeki canlıların yaşamı güven altına alınarak, değerli vatan toprakları kaybedilmeden, sulanabilir alanlar 20-25 bin kilometre kareye çıkarılarak bütün havzalar yaşam alanları yapılarak üretilebilir hidroelektrik miktarının en az 300 milyar kilovatsaat olduğunu biliyoruz.”
 
‘ÇARE YURTSEVERLERİN GÖREVE GELMESİ, RUHUNU TESLİM EDENLERİN YARGILANMASIDIR’
“Çözüm yurtsever mühendislerin yeminlerine sadık kalarak yapacakları planlamadır” ifadelerini kullanan Özen, “bu ülkenin yenilenebilir kaynakları kendisine fazlasıyla yeterlidir. Esasen bu ülkenin yenilenebilir kaynaklarıyla yurtsever mühendisler tarafından planlanması ve projelendirilmesi halinde bütün elektrik enerji ihtiyacımız karşılanabildiği gibi yurt dışına ihraç etmemiz işten bile değildir. Çare, yurtsever mühendislerin göreve getirilmesi, ruhunu teslim edenlerin yargılanmasıdır. Yürüyen bu hayâsız plan ve projelerin durdurulmasıdır. Çünkü yürüyen planlar, elektrik üretmek için değil ülkenin batırılması ve parçalanması için başkaları tarafından bu ülkeye yutturulmuş planlardır. Bu ülkenin petrol haricinde enerji ithal etmesinin sebebi, başkalarının bizi yönetmesi sebebiyledir” görüşünü dile getirdi.

Yusuf Yavuz
ulusalkanal.com.tr


Yorum Gönder