banner864

“Ara çözümler mezara, Devrimci çözüm iktidara!” 28 Nisan 2014, 17:51

TGB Genel Başkanı Çağdaş Cengiz ve TLB Genel Başkanı Bora Çelik’in konuşmacı olarak katıldıkları “Türkiye Geleceğini Planlıyor” paneli, Pazar günü yapıldı ...
TGB ve TLB Milas Temsilciliği’nce düzenlenen “Türkiye Geleceğini Planlıyor” paneli, 27 Nisan Pazar günü yapıldı. Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonunda saat 13’te başlayan panele konuşmacı olarak iki Milaslı genç, Türkiye Gençlik Birliği Genel Başkanı Çağdaş Cengiz ve Türkiye Liseliler Birliği Genel Başkanı Bora Çelik katıldılar.
Kalabalık bir yurttaş topluluğunun izlediği ve TLB Milas Temsilcisi Mehmet Can Çiftçi’nin sunuşuyla başlayan panelde ilk konuşmayı TGB Genel Başkanı Çağdaş Cengiz yaptı.

Mafya-Tarikat düzeni yaratıldı
Sözlerine, “Değerli hemşerilerim” seslenişiyle başlayan Cengiz, ‘Gezi’deki yükselişle başlayan süreçte 30 Mart’ın -ham hayaller bakımından- bir hayal kırıklığı olduğuna dikkat çekerek, “Meydanlara, zindanlara sığmayan kuvvet, sandıkta boğuldu. Aslında, 30 Mart yenilgisi, hayırlı, yararlı bir yenilgidir. Bu yenilgi, Türkiye’nin, sistem içi ara çözümlerle bir yere varamayacağını gösterdi. Bu anlamda biz, ‘Ara çözümler mezara, Devrimci çözüm iktidara’ diyoruz. Ülkemizde karşı devrim, hep ara çözümlerle, önce adım adım, AKP iktidarıyla da koşar adım inşa edildi. Mafya-Tarikat düzeni yaratıldı” dedi.

Tayyip öyle gitmez ki!
Cengiz, konuşmasında daha sonra, 30 Mart öncesinde ülkemiz siyaset gündeminin, 17 Aralık operasyonuyla birlikte AKP ile F Tipi Cemaat arasına sıkıştırılarak adeta kilitlendiğini, “Tayyip’ten kurtulmak için cemaatten yana olmak” gibi sahte bir seçenek ve “Bir kaset çıksa da Tayyip devrilse” beklentisi oluşturulduğunu, böylesi bir tablo içinde sadece ve sadece “Hırsız Tayyip” diye bağırmaktan ibaret bir muhalefet tarzının, muhalefeti, kaçınılmaz olarak “oynanan oyunun kuklası” durumuna düşürdüğünü belirterek, “Bu durum, ‘cemaat mensuplarının sana oy vermesi’ meselesi değil, sen cemaate gidiyorsun. Bu ikisi farklı şeylerdir. F Tipi Cemaate bakıp da ABD ile emperyalizmle derin ilişkiler ve bir tür gladyo yapısı görenlerin bile bir bölümü AKP’ye yapıştı. Bu millet, bir bakıma, ne kadar sağduyulu olduğunu gösterdi aslında. ‘Tayyip gitsin de ne olursa olsun’! Tayyip öyle gitmez ki! Yerine ne koyacaksın? Sistem içi bir ara çözüm olarak değil, devrimci bir seçenek olarak! Yolsuzlukla çalınanlara el koyacak, özelleştirmelerle satılan kamu mallarını yine kamulaştıracak, mafya hakimiyetini kıracak bir seçenek olarak. Bu anlamda, ‘bu çürük düzeni en iyi Tayyip yönetir’ sonucu çıktı sandıktan. Tüm bu seçeneksizlik haline rağmen, AKP’nin aldığı oy oranı yüksek değil aslında. Hiç ah-vah etmeye gerek yok. Birleşe birleşe kazanacağız dedik, güçbirliği formülleri ürettik, önerdik. Bu kesinlikle olacak, göreceksiniz” dedi.

Ara-kolay çözüm yok
Sözlerini, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın son günlerdeki “performans”ına getiren Çağdaş Cengiz, Kılıç’ın “büyük bir bilinç sıçraması yaşamadığı”na dikkat çekip “TC Devleti öylesine çürütüldü ki, Haşim Kılıç bile onun ilerisinde. Ara-kolay çözüm yok. En büyük zaferleri de kazansanız, daha da zorlu işler, görevler bizi bekler hep. Zorlu mücadeleleri ve zor çözümleri göze alacağız. ‘Seçenek yoksa iktidar da yok’, bunu bileceğiz. Bilinç değişimini hep birlikte yaşayacağız. Sistem içi düşünceleri, devrimci düşüncelerle değiştireceğiz. Yani apoletlerimizi sökeceğiz. Mustafa Kemal’in yaptığı gibi. Tayyip gidecek. AKP gidecek. Halkın iktidarı kurulacak. O iktidar buralarda başlayacak. AKP’siz bir Türkiye’yi kurmaya buralarda başlayacağız. Örneğin, Köy Enstitülerini anmanın ötesine geçip, Köy Enstitülerini inşa edeceğiz. Gençlik, bu bilinç sıçramasını daha net yaşıyor. Yapacağız” dedi ve konuşmasının son bölümünde, TGB’nin 1 Mayıs ve 19 Mayıs gündemine ilişkin şu bilgileri verdi.

Yatağan’da, işçilere ‘emriniz nedir’ diye soracağız
“1 Mayıs’ta meydanlarda olacağız ama en çok Yatağan’da olacağız. Yatağan’da, işçilere ‘emriniz nedir’ diye soracağız. Onlar bizim öğretmenlerimiz çünkü. En az sınıf öğretmenlerimiz kadar öğretmenimiz onlar. 1 Mayıs’ta Yatağan’da, iktidara ‘haddini bil’ diyeceğiz.

‘İnan Deniz Aslan gibi’
17 Mayıs’ta Samsun’dan başlatacağımız yürüyüşü, 19 Mayıs’ta Ankara’da büyük bir kitle gösterisiyle tamamlayacağız. ‘İnan Deniz Aslan gibi’. Çankaya’ya Samsun’dan çıkılır diyeceğiz. Türkiye’yi çıkışa götürecek olan hat, Samsun-Ankara hattıdır. Biz de rotamızı, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan gibi bu hat üzerinde belirledik.
24 Mayıs’ta da Almanya’da, yine kitlesel bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. 100’ün üzerinde örgüt tarafından desteklenen, Almanya tarihinin en büyük gençlik etkinliğini gerçekleştireceğiz.
Biliyorsunuz biz, Çankaya’da koltuk boş duruyor, diyoruz. Yüce Divan koltuğunu dolduracak olanlar Çankaya’daki koltuğu dolduramaz. Tartışma konusu olan, ‘o koltuğu doldurabilecek miyiz, dolduramayacak mıyız’dır. Türkiye’ye yanlış seçenekler sunanlara, artık daha sert karşı çıkacağız. Halk hareketi, yeniden belirleyici konuma yüksel(til)melidir. CHP bir aday bulsun, onun etrafında buluşalım denirse, sonuç yine 30 Mart’taki gibi olur. Bunun için, örgütlü ve doğru önderlik yaparak doğru seçeneği bulacağız.”

“Şaşırtıcı bir büyüme süreci yaşıyoruz”
Panel’de daha sonra sözü, Türkiye Liseliler Birliği Genel Başkanı Bora Öztürk aldı.
TLB’nin 19 Ekim’de kurulmuş olmasına rağmen kısa sürede birçok çalışmayı başarıyla gerçekleştirdiklerini dile getiren Çelik, “Şaşırtıcı bir büyüme süreci yaşıyoruz” dedi.
17 Aralık operasyonuyla ülkemiz gündemine giren ‘ayakkabı kutuları’ndan sadece paraların değil, çalınmış emeklerin, alınmış canların çıktığını belirten Bora Çelik, “Çocukluk günlerimden bir örnek vereyim. Yokuşta futbol maçı yapardık. 5’te devre 10’da biten maçlardan söz ediyorum. İkinci yarı yukardaki kaleye geçen hep kazanırdı. Şimdi biz yukardaki kaleye geçtik. Biat kültürünün ürünü insanlar halı saha maçı bile yapamazlar, inanın. Liseliler, ülkemizin hep en zor dönemlerinde tarih sahnesine çıkmışlardır. Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında cephede, Haziran’da direnişte yoklama verdi liseliler” dedi ve sözlerini, Köy Enstitülerinin yeniden inşa edilmesiyle ilgili olarak bir çalışma yaptıklarını dile getirerek, “1 Mayıs’ta alanlarda olacağız. 6 Mayıs’ta “Deniz olsa ne yapardı?” sorusunun yanıtlarına dikkat çekeceğiz. Deniz de Yatağan’daki işçilerin yanında olurdu. HES’lere karşı mücadelenin yanında olurdu. 19 Mayıs’ta da TGB’nin Samsun-Ankara yürüyüşüne katılacağız. Böylece, Cumhuriyet tarihimizin ilk liseli yürüyüşünü gerçekleştirmiş olacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
Panel, daha sonra soru-yanıt bölümüyle sürdü.
Panelin sonunda, Emekli Subay-Heykeltraş Kemal Arıkan, TGB ve TLB için günün anısına yaptığı iki özel plaketi Cengiz ve Çelik’e verdi.


Coşkun Doğan
ulusalkanal.com.tr


Etiketler

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar