banner864

Amerikalı subaya Pentagon'da soğuk duş 22 Kasım 2013, 11:40

'Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçirerek düşmanca davranan bir müttefikten madalya istemiyorum. Türk halkı bunu asla unutmayacaktır. İleride Türk milletine, aileme ve arkadaşlarıma bunu izah edememem'
 Balyoz davası hükümlüsü emekli Tümgeneral Beyazıt Karataş, 2003'te ABD'de göreve başladıktan üç ay sonra Türkiye'den sorumlu Amerikalı proje subayıyla bir toplantı yaptı. Pentagon'da yapılan görüşmede kameranın kayıtta olduğunu fark eden Karataş, ABD'li subaya şu iki mesajı verdi: "Süleymaniye olayını Türk halkı asla unutmayacak...Sizden madalya istemiyorum, bunu ileride Türk milleti ve aileme izah edemem".
Emekli Tümgeneral Beyazıt Karataş, tutuklu olduğu Silivri Cezaevi'nden Aydınlık'a gönderdiği mektupta ABD'de Silahlı Kuvvetler ve Hava Ataşeliği görevi sırasında tanık olduğu olayları anlattı.

'TSK'nın sorumlu tutulduğu dönemde ABD'de çalıştım'

"2003-2005 yılları arasında, önemli olaylar ve gelişmeler sonrası, Tuğgeneral rütbesiyle ABD’de Silahlı Kuvvetler Ataşeliği ve Hava Ataşeliği görevi yaptım.

-1 Mart 2003: Irak Tezkeresinin reddedilmesi,
-21 Mart 2003: ABD’nin Irak’a saldırısı,
-6 Nisan 2003: Irak’ın ABD tarafından işgali,
-4 Temmuz 2003: Süleymaniye olayı.
Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin sıkıntılı bir süreçten geçtiği, tezkerenin kabul edilmemesinden TSK’nın sorumlu tutulduğu bu dönemde Washington DC’deki görevime başladım.

ABD'li subayla görüşme

Göreve başladığım Ağustos 2003'ten yaklaşık üç ay sonra, Kasım 2003'te, Pentagon’da ABD Genelkurmay Başkanlığı’nın Türkiye’den sorumlu proje subayıyla bir araya geldik.

'Hazır kamera kayıttayken...'

Bilgilendirme odasındaki masada karşılıklı oturup görüşmeye başlamadan önce, içeriye girerken video kameranın kayıtta olduğu dikkatimi çekmişti. Hazır kamera kayıttayken şahsi düşüncem olan birkaç konuyu görevimin başlangıcında belirtmek istediğimi proje subayına söyledim.
*4 Temmuz 2003 Süleymaniye olayının (Türk askerlerinin başına çuval geçirilmesi) üzerinden yaklaşık beş ay geçmiş olduğunu, ABD tarafından yapılan bu davranışın çirkin ve müttefik ülkelerden birinin diğerine düşmanca yaklaşımı olduğunu, olayın üzerimizde derin bir iz bıraktığını, başta ben olmak üzere 'Türk halkının bunu asla unutmayacağını' ifade ettim.
*Diğer bir konu ise ABD’deki Kıdemli Askeri Ataşelik görevinden Türkiye’ye dönen Türk Askeri Ataşesine, yaklaşık bir yıl sonra, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yaptığı katkıdan dolayı, Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nde düzenlenen bir törenle 'Liyakat Madalyası' diyebileceğimiz bir madalya ve şerit rozeti verilmektedir. ABD’li subaya, 'Süleymaniye’de düşmanca davranan bir müttefikten böyle bir madalyayı istemediğimi şimdiden belirttiğimi, benim için planlama yapmalarına gerek olmadığını, ileride Türk milletine, aileme ve arkadaşlarıma bunu izah edemeyeceğimi' söyledim. Türkiye’ye döndükten sonra beklediğim gibi ABD tarafından bana herhangi bir madalya teklifi yapılmadı".


İlker Başbuğ'la olan fotoğraf): 20 Kasım 2003. Dönemin ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz (solda), Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Savunma Ataşesi Tuğgeneral Beyazıt Karataş (ortada) ve Türk Büyükelçisi Faruk Loğoğlu (sırtı dönük) gazetecilerle yapacakları müşterek basın toplantısından önce...

Bitlis'in şikayet ettiği ABD'li generale madalya

"2004'te ABD’de görevli olduğum dönemde kendisi o zaman korgeneral olan ve son olarak ABD Hava Kuvvetleri Komutanı olarak Türkiye’den madalya alan generalle yaptığım konuşmayı çok iyi hatırlıyorum. ABD’li general, 1991 yılında yapılan Irak Harekâtı sonrası oluşturulan Çekiç Güç kapsamında helikopter pilotu olarak görev yaptığını, Türkiye’nin o zaman kendilerine çok ağır suçlamalar yönelterek, PKK terör örgütüne havadan yardım malzemeleri atmakla suçladığını' söylemişti.
Bilindiği gibi o dönem bu iddialar çok sık gündeme gelmiş, Orgeneral Eşref Bitlis ABD’lilerin bu faaliyetlerini tespit etmiş ve gerekli tedbirlerin alınması için yetkililerin uyarılmasını sağlamıştı. ABD’li generale havadan attıkları malzemelerin kimlerin eline geçtiği hakkında bir fikri olup olmadığını sorduğumda 'sadece insani yardım malzemesi olarak attıklarını' söylemiş, terör örgütünün eline geçip geçmediği konusuna cevap verememişti.
2004 yılında Korgeneral rütbesiyle ABD Genelkurmay Başkanlığı’nda Harekât Başkanı olan general, 2010 yılında Orgeneral rütbesiyle, ABD Hava Kuvvetleri Komutanı olarak Türkiye tarafından madalyayla ödüllendirildi.

'ABD nişanlarını geri vermenin tam zamanı'

ABD veya başka ülkelerden aldıkları madalyaları veya nişanları TSK’ya yapılan saldırılardan sonra ne yapacağına karar vermekte sıkıntı çekenlere, bunu yapmak için en uygun zaman olduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum."

Belgeyi imzalamakla suçlandığı tarihte Washington'da Silahlı Kuvvetler Ataşesiydi

Emekli Tümgeneral Karataş, Balyoz davasında sözde ‘Oraj Hava Harekat Planı’na ilişkin belge içeriğindeki “İhtimalat” planını, Kasım 2003’te, aynı davadan yargılanan Tümgeneral Nedim Güngör Kurubaş’a teslim etmekle suçlandı. İddiaya göre, plan kapsamında Ege'de Yunan hava sahasında bir Türk jeti düşürülecek ve böylelikle Yunanistan'la ilişkilere darbe vurulacaktı. Öte yandan cüppeli ve sarıklı kişilerin hava müzesini basması ve karmaşa yaratılması gibi birçok eylemin de plan kapsamında olduğu öne sürüldü. Ancak Beyazıt Karataş, söz konusu belgeyi imzalamakla suçlandığı Kasım 2003'te Washington'da Silahlı Kuvvetler Ataşesi olarak görev yapıyordu. Karataş'ın, 25 Ağustos 2003 ile 4 Eylül 2005 tarihleri arasında, ABD'de görevdeyken, belgeyi teslim ettiği ileri sürülen Tümgeneral Kurubaş da 2001-2003 yılları arasında İtalya’da görevliydi.
Karataş, duruşmalarda ABD'de görev yaptığına dair her belgeyi mahkemeye sundu. Bunların arasında, ABD'li yetkililerle çekilmiş fotoğraflar, pasaport, Pentagon'a giriş kartı ve Milli Savunma Bakanlığı'nın kendisine o tarihler için verdiği takdir belgelerinin de bulunduğu yaklaşık 40 özgün belge bulunuyordu. Suçlamalar çökertildiyse de, Balyoz mahkemesi emekli Tümgeneral Karataş'ı 16 yıl hapis cezasına çarptırdı. Karar Yargıtay tarafından da onandı.

'21 Eylül'de paraşütle atladım'

Beyazıt Karataş, mektubunda Balyoz kararının açıklandığı '21 Eylül' gününün kendisi için ne anlama geldiğini, 34 yıl önce aynı tarihte yaşadığı bir olayı anlatarak ifade etti.
“21 Eylül 1978'de teğmenken, Konya’da eğitim uçuşu sırasında, uçağımızda meydana gelen bir arıza nedeniyle F-100F tipi savaş uçağından, son anda uçuş öğretmenimle birlikte paraşütle atlayarak kurtuldum. 21 Eylül 2012 tarihinde, yani paraşütle atladığım tarihten 34 yıl sonra Silivri mahkemesinde 'Balyoz Tertibi' kararı açıklandı. Karar okunurken aklıma yıllar önce geçirdiğim uçak kazası geliyor, ama bu kez uçağımla Silivri üzerinde uçuyorum, uçağım yerden açılan uçaksavar ateşiyle vuruluyor. İkinci kez paraşütle atlamak zorunda kalıyorum ve bu kez düşman eline yaralı olarak esir düşüyorum. Benden adımı, soyadımı ve rütbemi söylememi istiyorlar. Tek bir cümleyle cevap veriyorum 'Mustafa Kemal’in askeriyim'. O anda mahkeme heyeti 16 yıl hapis cezasına çarptırıldığımı okuyor”.



Karataş, ABD'deki görevi sırasında kullandığı Pentagon'a giriş kartını da mahkemeye delil olarak sunmuştu
Beyazıt Karataş kimdir?

Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, Hava Kuvvetleri'nde 6 yıl öğrencilik, 36 yıl pilot subay olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri'nde toplam 42 yıl görev yaptı. 1996-1999 yılları arasında Atina-Yunanistan'da yarbay ve albay rütbelerinde Hava Ataşesi, 2003-2005 yıllarında Tuğgeneral rütbesi ile Washington DC-ABD'de Silahlı Kuvvetler Ataşesi ve Hava Ataşesi olarak Türkiye'yi toplam 5 yıl temsil etti. Karataş, 16 Ağustos 2010 tarihinde Diyarbakır 2’nci Hava Kuvvet Komutan Yardımcısı olarak atandı. 3 Ekim 2011'de Balyoz davası kapsamında tutuklanan Karataş, 3 Ağustos 2012 Askeri Şura kararları ile 30 Ağustos 2012 tarihinde bu görevinden emekli oldu.

YARIN: Pentagon'da PKK tartışmaları.. 2004 yılında Türk Askeri Heyetiyle birlikte öğle yemeği yiyen dönemin ABD Savunma Bakanı Yardımcısı Paul Wolfowitz, PKK hakkında ne söyledi? Türk heyeti ABD'de hangi kitapla karşılandı?


Gamze Çınlar
Aydınlık

Yorumlar

Zeki Hakkı :

Beyazıt Karataş'ın hakiki bir vatansever olduğunu Türk milleti çok iyi biliyor ve Karataş gibi bir kişiye sahip olduğumuz için her Türk insanının Beyazıt Karataş'la iftihar ve ayni zamanda minnet borcumuz olduğunu arz ederim,ne mutlu Beyazıt Karataş gibi düşünenlere,ne mutlu Türk'üm diyene.

HüseyinÇınar :

işte Türk subayı.Bugünde doğru yerde görev yapmaktadır

Şekerci :

1985 yılından beri tanıdığım, dürüst, vatansever ve çalışkan, pırıl pırıl bir subay/general olan KARATAŞ'a yapılan bu asılsız, mesnetsiz ve haksız suçlamaları red ederek, asıl suçluların bir an önce cezalandırılmalarını yürekten diliyorum.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder