banner864

Amerikan Gladyosu'nun planlı işi 02 Temmuz 2014, 09:18

Kapkara bir duman Sivas'ın üzerini kapladığında, onların da aklına ilkin ölüm gelmemişti. Merdiven aralığında toplandıklarında, birbirlerine anı anlatıp, şakalaşıyorlardı. Ama dışarıdakilerin hiç şakası yoktu. 2 Temmuz günü, Cuma namazından sonra Madımak Oteli'nde her şey sekiz saat içinde olup bitti. 35 aydınımız şehit oldu. Kurtulanların ise aklından bu olay hiç çıkmadı. Türkiye tarihinin en vahşi ve en insanlık dışı katliamının üzerinden tam 21 yıl geçti, ancak içimizdeki yangın hala sönmedi. Sönmedi; çünkü Türkiye hala Amerikan Gladyosu'nun pençesinde...
90'lı yılların başında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Amerika, dünyanın tek efendisi olma hedefiyle Körfez'e saldırdı. O aşamada Bağdat'ı işgale yönelmedi, ancak Irak'ı parçaladı.

Irak'ın toprak bütünlüğünü yitirmesiyle Türkiye de tehdit altına girdi. Türkiye'nin toprak bütünlüğünün tehlike altında olduğunu tespit eden Türk Ordusu, yüzünü Amerikan emperyalizmine döndü. Halk hareketi de Türk Ordusu ile aynı cephede buluştu. Böylece Türkiye'nin Amerika'nın buyruklarıyla Irak'a müdahele etmesi engellendi. İşte bu olay, yeni bir dönemin de işaretiydi...

K. IRAK'TAKİ CEPHELEŞME ŞİDDET EYLEMLERİNE DÖNÜŞTÜ


"Türk Silahlı Kuvvetleri hizadan çıktı... " Bu ifade Amerikalı yetkililere ait. Türkiye üzerinden Irak'ı bölmeyi hedefleyen Amerikan Emperyalizmi, cepheleşmeyi işte bu sözlerle açıkladı. Amerika tertiplerini, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in uçağının düşürülmesine kadar vardırdı. Çünkü Orgeneral Bitlis, Amerika'nın Kuzey Irak'taki kukla devleti pekiştirme planlarını bozan bir milli planı hayata geçirmekteydi.

İşte 2 Temmuz 1993 günü Sivas'ta Madımak Oteli'nin yakılarak 35 aydınımızın şehit edilmesi de bu cepheleşmenin bir sonucuydu. Çünkü Türkiye'deki rejimin Irak'ın bölünmesiyle uyumlu hale getirilmesi şarttı. Mezhep kavgaları; Kemalist Devrim'in tasfiye edilmesi ve yerine Amerikan güdümlü "Ilımlı İslam" iktiadarının kurulması için gerekliydi. Vahim olan, Türkiye'ye dayatılan bu bölücü programın, Turgut Özal, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller gibi iktidarlar eliyle ve MİT işbirliğiyle uygulanmasıydı.

Mafya-Gladyo-Tarikat rejiminin kurulması için Atatürkçü aydınlar da sindirilmeliydi. Sivas'ta 35 aydınımız şehit olurken Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Turan Dursun, Bahriye Üçok gibi Atatürkçüler de suikastlare kurban gitti. Tüm bu katliamlar, aynı planın parçasıydı.

2 TEMMUZ 1993

Tarih: 2 Temmuz 1993... Çok sayıda aydın 1 Temmuz'da başlayan Pir Sultan Abdal etkinlikleri için Sivas'taydı. İlk saldırı, etkinliğin ikinci gününde saat 13.30'da başlatıldı. Şehrin farklı camilerinde kışkırtılan saldırganlar, taş ve sopalarla önce Kültür Merkezine ardından da Valiliğe yürüdü. Kültür Merkezi gibi Valilik binası da taşa tutuldu.

MADIMAK OTELİ'NE YÖNELDİLER

Saldırganların bir sonraki durağı yazar, ozan ve sanatçıların bulunduğu Madımak Oteli oldu. Pir Sultan Abdal etkinlikleri için Sivas'ta bulunan aydınlarımız, saldırı üzerine, güvenliğin daha kolay sağlanacağı düşüncesiyle otele gelmişti. Ancak otelin önünde çok az polis vardı ve "Dağılın, yapmayın" demekten öte bir müdahalede bulunacak gibi görünmüyorlardı.

ÖNLEM ALINMADI


Otelde bulunanlar, telefonla Sivas Valisi'ni, Emniyet Müdürü'nü ve diğer yetkilileri arayarak önlemlerin artırılmasını istedi. Bununla da yetinmediler, Başbakan'ı, Başbakan Yardımcısı'nı, İçişleri Bakanı'nı, parti liderlerini ve milletvekillerini aradılar. Ulaşılan her yetkili, "Korkmayın, her türlü önlem alınmıştır" yanıtını verdi. Ancak gerekli önlem alınmadı ve saldırganlar 150 kişinin bulunduğu Madımak Oteli'ni ateşe verdi.

Amerikan Gladyosu'nun tertibi başarıya ulaştı. 35 aydınımız Madımak yagınında yaşamını yitirdi, 51 kişi de ağır yaralandı.

Sivas başta olmak üzere pek çok aydınımız, Amerikan emperyalizmi tarafından katledildi. Amerika'nın Türkiye'ye dayattığı "Ilımlı İslam"ın uygulayacısı AKP iktidarı da bugün iş başında. Sivas Davası sanıklarının 8 avukatı da AKP'den nilletvekili oldu.

ulusalkanal.com.tr

Yorum Gönder