banner864

Aziz Yıldırım’dan çok sert sözler 06 Eylül 2014, 14:45

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Habertürk'ten Meriç Müldür'e konuştu.

Söyleşide Melo'nun Süper Kupa Finali’nde Federasyon Başkanı'na sergilediği davranışlara değinen Yıldırım, "Melo’nun bu tavrı Türkiye Cumhuriyeti’ne hakarettir." dedi.

Melo'nun Türklere hakaret ettiğini söyleyen Aziz Yıldırım, Bursa maçından örnek verdi. Yıldırım, "Bu adam Türk insanına karşı her türlü ırkçılığı yapıyor kimse sesini çıkarmıyor. Son Bursa maçında rakibine bir hareketi var. Yaptığı yine ırkçılık." diye konuştu.

Öte yandan 3 Temmuz süreci ve Passolig ile ilgili açıklamalarda bulunan Yıldırım, Abdullah Kiğılı'nın Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanvekilliği görevinden istifasını da değerlendirdi.

İşte Aziz Yıldırm'ın o röportajı:


- Fenerbahçeli oyuncuların Melo ile yıldızı pek barışmıyor. Geçen sezon Emre’yi attırdı, bu kez Volkan ile kapıştı.

“Selçuk geldi penaltı attı, Volkan ile arasında hiçbir diyalog var mı? Hiçbir şey yok. Ama Melo ile var. Çünkü Melo devamlı hakaret ediyor. Fenerbahçe maçlarında her türlü pisliği yapıyor. Geçen sene Emre’ye yaptı, Emre atıldı.

Kendisine belli vasıfları kendi kendine veren bir oyuncu. Her maçta oyuncularımıza tekme atıyor, dil çıkartıyor. Ve o oyuncu soyunma odasının kapısını kapatıyor, kendi takım arkadaşını dövüyor. Öldüresiye dövüyor. Bununla ilgili ne kendi camiası ne federasyon bir şey yapıyor. Kendi milli takımına almıyorlar, neden almıyorlar?

Türkiye Cumhuriyeti’nin federasyon başkanının elini sıkmıyor ve o federasyon başkanının kendi gazeteleri ile başkanın kendisi bu konuda yorum yapmıyor. Melo’nun bu tavrı Türkiye Cumhuriyeti’ne hakarettir. Bizim oyunculardan bir tanesi yapsa siz medya olarak neler yazarsınız, ne hakaretlerde bulunursunuz. Adam kendisini bir hayvanın yerine koyuyor ve kendisini zaten öyle gösteren bir insana mecazi anlamda söylenen bir sözü herkes eleştiriyor. Ne kadar yabancısever olduk ya!

‘TÜRK İNSANINA IRKÇILIK YAPIYOR’


“Acaba sporcularımız yurt dışında oynadıkları takımlarda bu davranışları yapsalar, o ülkede basın ve kamuoyu ne tür tepki gösterir? Muz göstermeye ırkçılık diyoruz. O hareketi yapan insana herkes saldırıyor. Bu adam Türk insanına karşı her türlü ırkçılığı yapıyor kimse sesini çıkarmıyor. Son Bursa maçında rakibine bir hareketi var. Yaptığı yine ırkçılık.

Peki niye basın üzerine gitmez? Irkçılık değil mi bu? Hep Türk çocukları hedef yapılıyor. Bu ne biçim iş. Adamın dokunulmazlığı var. Bunu yarattılar. Federasyon başkanının elini sıkmadığı anda ceza kuruluna sevk etmen ve ceza vermen lazım. TFF kendisine saygılı olunmasını istiyorsa bu konuyu çözmelidir.

HER İLE F.BAHÇE EVİ

Aziz Yıldırım’ın en önemli hedeflerinden biri de 1 milyon üye. Bu proje doğrultusunda aylardır hummalı bir çalışma var. sürdürülüyor. Yönetim Kurulu Üyesi Ender Alkaya koordinatörlüğünde ciddi adımlar atılmış durumda. Projenin lansmanı önümüzdeki ay içinde gerçekleştirilecek. Sistem hayata geçtiğinde Türkiye’nin her yerindeki her F.Bahçeli kongrede oy kullanabilecek. Tüm illerde şubeler açılacak. Mevcut dernekler şubelere dönüştürülecek. İlk adım dün Antalya’da atıldı. Şube kuruluşu tamamlanan Antalya Derneği’nin düzenlediği gecede 300 F.Bahçeli kulübe üye yapıldı.

TÜM İLLERDE TESİS

Bu yönde derneklerin de kulübe ciddi başvurusu var. Şimdiden 15 derneğin işlemleri tamamlandı, şube olarak tescil edildi. 15’inin de tamamlanmak üzere. Her ilde F.Bahçe evleri yapılacak. Konseptte spor sahaları, salonları, sosyal tesisler, havuzlar yer alacak. Spor okulları kurulacak. F.Bahçe üyeleri, nasıl ki İstanbul’daki, Ankara’daki sosyal tesislerden yararlanabiliyor, aynı tesisler artık tüm illerde olacak. Kulübe üyelik konusunda da tüm F.Bahçeliler’e cazip seçenekler sunulacak.

"NE CHELSEA’DE NE R.MADRİD’DE VAR"

“Bir milyon üye projesi, benim cezaevinden beri üzerinde çalıştığım bir proje. Tüm Türkiye ve dünyadaki Fenerbahçelileri; birleşmeye, yetki ve sorumluluk almaya davet eden bir proje bu. Dünyada başka hiçbir kulüpte benzeri olmayan bir proje. Ne Chelsea’nin Team Card programı ne Real Madrid’in Madridista programları bu boyutta ve hacimde değildir.

Ve bu proje her şeyden önce Aziz Yıldırım’ın antidemokratik yönetim sevdalısı olduğuna dair kelamlar düzenlere verilen en güzel cevap olacaktır. Lafa gelince 'AB’ye uyalım' diyen zihniyet sporda bunun tam tersini yapmaya başladı. Şimdi biz de bu operasyonu yaparak tamamen Türk çocuklarına uygun sistemi kurmaya çalışacağız.”

ASBAŞKAN ENDER ALKAYA: KİŞİLER DEĞİL KİTLELER YÖNETECEK


“Türkiye’nin her tarafında Fenerbahçeliler’in bulunduğu her yerde bir şube açmayı planladık. Her ilde Fenerbahçe evi olacak. Bankalarla yaptığımız anlaşma var. Denizbank’tan çok cazip kredi faizleri aldık, ortak bir kart yarattık. 36 ay vade ile temsilci üye olabilecekler. Sisteme göre her şubede 200 kişi tamamlandığında bir delege seçebiliyorlar. 5 kişilik yönetim kurulları da genel kurullara katılabiliyor. Dolayısıyla her Fenerbahçeli kongrede temsil edilmiş oluyor.”

CEO HASAN HAKKI YILMAZ: TAM DEMOKRASİ

“1 milyon üyeden bahsediyorsanız tam demokrasinden bahsediyorsunuz demektir. Türkiye’nin her yerinden gelen Fenerbahçeli’nin oy verdiği bir sistem. Müthiş bir demokrasi uygulaması. İki üç sponsor, zengin iş adamının parası ile bu işler sürdürülemez. Çözüm bulunamazsa Türk sporu duvara toslamak üzere. 500-600 milyon Euro bütçeli takımlarla 100 milyon Euro’luk bütçeyle yarışamazsınız. Bir kere şampiyon olsan ne olur sonrasında 15 sene bir şey olamıyorsan.”

'VOLKAN YÖNETİCİ OLACAK KALİTEDE’

Volkan bu kulüpte ileriki dönemlerde yönetici olacak kalitede bir insandır. Gerekirse de antrenör, idari menajer olacaktır. Her konuda iyi bir Fenerlidir. Milli Takım’a alınmaması oradaki teknik heyetin sorumluluğundadır ama alınması gerektiğini de ben buradan söylüyorum. Alınsaydı bazı yerlere mesaj olurdu.”

-Abdullah Kiğılı istifa etti ve sizi de suçlayıcı açıklamalar yaptı. İstifadan döndürmeye çalıştınız mı? Abdullah beyin dediği gibi gerçekten de değiştiniz mi?


"Ben Fenerbahçe’nin aleyhine olacak hiçbir şeye müsaade etmem. Fenerbahçe’de tek başına imza atma yetkisi başkanda bile yoktur. Aziz Yıldırım’ın imza attığı yerde muhakkak bir yönetici daha imza atacaktır. Tüzükte de böyledir ve ben bunu 16 senedir uyguladım. Ama bizim Fenerium müdürünün tek başına 150 milyon TL’ye imza atma yetkisi vardı. Bu olaydan önce ben kendilerini uyardım. Abdullah Kığılı’ya da söyledim. ‘Bu kulüpte benim bile böyle yetkim yok, bunun sorumluluğu ağırdır’ dedim. Ama o bunları anlamadı. En sonunda formalar satışa çıktı, ben de Mahmut bey ile tanıttım."

‘SEVKİYATI BEN YAPTIM’
“Ertesi gün geldim buraya hiçbir Fenerium yetkilisi yoktu. Ben 30 tane forma aldım, pazar günü evimden kalktım yine buraya geldim. Mağazada forma bulamayan taraftarlarımıza versinler diye formaları iade ettim, yine Fenerium’da kimse yoktu. Depolara ben gittim, yığılmış, bekleyen malzemelerin sevkiyatını ben yaptırdım... Kargo şirketi ile anlaşma yapmışlar, buradan Suadiye’deki, Akasya’daki, Akmerkez’deki mağazaya bile kargo ile mal gidiyor İstanbul’un tüm semtlerine... Haliyle geç gidiyor. Müdahale ettim, her sevkiyatı kulübün araçlarıyla yaptırdım.”

‘BİRİ YANLIŞ SÖYLÜYOR’

“Birkaç gün sonra müdürü çağırdım. Bir gün önce yardımcısına ‘Adidas’tan kaç tane forma geldi?’ diye sordum. ‘29 bin geldi, bin 500 tane de bugün geliyor 30 binin üzerine çıktık’ dedi. O gün müdüre aynı soruyu sordum. ‘18 bin tane geldi’ dedi. ‘Bir yanlışlık olmasın’ dedim, ‘Bu listeleri ben hazırladım’ karşılığını verdi. Ben de ‘Yardımcısını çağırın biri yanlış söylüyor’ dedim. Yardımcı yine 30 bin 500 rakamını verdi, ‘Benim size söylediğim gibi’ dedi. Müdüre ‘Hani 18 bindi’ dedim. Cevap veremedi işine son verdim. Çünkü Fenerium ile müdürün ilgisi yoktu. Kendisine başkanda olmayan yetkiler verirseniz böyle olur.”

150 MİLYON TL’LİK BÜTÇEYE ULAŞMASI GEREKİR’

“Abdullah Kiğılı diyor ki; ‘Aziz Yıldırım değişti.’ Evet doğru! 2011 yılındaki Aziz Yıldırım neyse yeniden yargılama çıktıktan sonra da öyleyim. Çünkü o arada hiçbir şeye karışmıyordum. Karışmadığım için de anlattıklarım ortada. Fenerium olması gereken yerin gerisinde. Türkiye’de şu anda 150 milyon TL’lik bütçelere ulaşması lazım. Çünkü Fenerium’u Fenerbahçeliler büyütüyor, biz değil. Bizim orada çalışmamız, onlara hizmet, ürün götürmemiz lazım. Biz bunları yaparsak Fenerium kendisi büyür. Fenerium’la ilgili kısa bir bilgi vermek isterim. Fenerium 2007 yılında mağazacılık faaliyetlerinden 35.7 milyon dolar ciro, 12.9 milyon dolar kar elde etmişti. Geçen yıl ise 42.8 milyon dolar ciro elde edilmiş. Kar ise 10.6 milyon dolar olmuştur.”

‘ABDULLAH BEY BASINLA KONUŞMAYI ÇOK SEVER’

“Abdullah Kiğılı seçime 8 ay kala aday olmayacağını basına söyler, çünkü basınla konuşmayı çok sever. Bu sene, bu konuda neyseki rahatız! Abdullah Bey ile aramızda geçtiği iddia edilen yalan ve çirkin bir haber yayınlandı. Bunu yazan kişi Engin Verel ve gazetesi hakkında dava açtık. Verel’i de Disiplin Kurulu’na şikayet ettim.”

ERSUN YANAL VE SES KAYDI

- Soyunma odasındaki konuşmaların sızdırılmasının sorumlularını bulabildiniz mi?


“Belirli bir gerçekliği ve seviyesi olamayan hiçbir iddia ve yalana cevap vermeme kararı aldık. 3 Temmuz’dan bu yana bu tür hukuka aykırı delillerden en çok mağdur olmuş bir yönetimiz. Önce futbolcularımıza suç attılar. Sonra yöneticilerimize saldırdılar. Ben ekibime ‘Sakın cevap vermeyin’ dedim. Sağolsunlar kimse muhattap olmadı. Sonra Ersun hoca zaten çıkıp ‘Tüm kayıtlar kontrolümde yapılıyordu’ dedi. Konu kapandı.”

‘SAHTE DOSTLUKLAR BANA TERS’

Biz herkesi oraya çağıracağız. İnsanların bildikleri veya bilmedikleri konuları orada gündeme getireceğiz. Orası yalnızca Fenerbahçe’nin yargılanma yeri olmayacaktır. Türk sporunun yargılandığı yer olacaktır. Ondan sonra da hepimiz kucaklaşacağız. Onun dışında ben “Dost olalım” kelimesini kabul etmiyorum. Sahte dostluklar benim anlayışıma ters geliyor. Dostluğun yerine gelebilmesi için gerçeklerle yüzleşilmesi şarttır. Eğer gerçeklerle yüzleşilemezse kulüpler arası dostluk hiçbir zaman oluşturulamaz, barış getirilemez.

YALANDAN BİR ARAYA GELME’

-Kulüpler Birliği toplantılarına katılacak mısınız?
Hayır.
-Fenerbahçe’den katılım olacak mı?
Onun şartlarına bakarız.
-Kulüpler Birliği’nin başkanları bir araya getirme çabalarından bahsediliyor.

Yalandan bir araya gelmenin önemi yok. Önemli olan isteyerek, tavırlarınızı ortaya koyarak bir araya gelmek. Yürekten bir araya gelelim. Onun da şartını söyledim. Yeniden yargılama Türk sporu için çok önemlidir. Sporun içinde dostluk olacaksa yeniden yargılamada Türk sporu geçmişinden bugüne yargılanmalıdır. Herkes gelsin korkmadan konuşsun. Devlet de desin ki ceza vermeyeceğiz. Biz suçluysak bize ceza versinler,bizim dışımızdakilere vermesinler. Ama gelsin herkes korkmadan söylesin doğruları. Herkes gelsin doğruları anlatsın ve bu iş bitsin.

TİCARİ OPERASYONA HAYIR

Süper Lig’in başlamasıyla birlikte tartışılan bir diğer konu da Passolig... Tribünlerin büyük bir kısımı buna tepkili. Özellikle Fenerbahçeli taraftarlar bu uygulamayı istemiyor. Peki başkan Aziz Yıldırım’ın bu konudaki düşünceleri ne? Önümüzdeki günlerde Fenerbahçe Passolig’e geçecek mi? İşte bu konudaki duygu ve düşüncelerini de başkan Yıldırım çok net bir şekilde dile getirdi.

‘E-BİLET’E KARŞI DEĞİLİZ’

- Sayın başkan, Passolig sistemine bir tek Fenerbahçe geçmedi. ‘Fenerbahçe’nin ayrıcalığı ne? Kanunen suç işliyorlar’ şeklinde eleştiri getirenler var. Anlaşmayı neden kabul etmiyorsunuz? Nelere karşı çıkıyorsunuz, ne istiyorsunuz?

“Biz kanuna karşı hiçbir eylemde bulunmuyoruz. Kanun iyice okunduğunda bunun yalnızca e-bilet konusu olduğu görünmektedir. Biz de e-bilet satışına karşı değiliz. Ancak ihaleyi aldıklarını söyleyenler bizim diğer bankalarla yaptığımız anlaşmalar gereği kulübümüze gelen gelirleri de yok edecek bir tutum içindeler. Onlar diğer bankalarla yapılan anlaşmaların iptal edilmesini istiyorlar. Bunun karşılığında da kulübümüze 1.8 milyon dolar teklif ediyorlar. Taraftar kartımız ve bankalardan kulübümüzün elde ettiği gelir ise 18 milyon TL’dir.”

‘BİZ ZATEN TARAFTARIMIZA BAZI HİZMETLERİ VERİYORUZ’


“Fenerbahçe’nin haklarını kimseye yedirmeyiz. Onlara teklifimiz ve tavsiyemiz yalnızca Biletix’in yaptığı gibi bilet satışını organize etmeleridir. Firma yetkilileri bizimle yaptıkları ilk görüşmede 25 milyon TL kazanacağımızı ve 5 milyon dolar da ayrıca harcama yapacaklarını beyan ettiler. Biz ise yapılacak 5 milyon dolar harcamayı kulüp olarak yapmayı taahhüt edeceğimizi söyledik. Onlara 20 milyon TL yılda bize ödemeyi taahhüt ettikleri taktirde 10 yıllık bir anlaşma yapabileceğimizi söyledik.

Bu toplantıdan sonra bize ancak 1.8 milyon dolar ödeyebileceklerini beyan ettiler. Biz ise Fenerbahçe Spor Kulübü olarak kredi kartı operasyonuna girmek istemiyoruz. Çünkü karta tüm belediye ve kuruluşlardaki hizmetleri de almak istiyorlar. Biz bugün bazı hizmetleri kendi taraftarımıza zaten veriyoruz.”

‘PASSOLİG İLE ŞİDDET ÇÖZÜLMEZ’

“Benim bir diğer tezim ise şu. Passolig’te amaç ne? Stattaki şiddet ve kötü tezahürat ile ilgili işlem yapıp cezalar vermek, o kişilerin statlara girmesini engellemek. Ben iddia ediyorum bu sistemle bu çözülemez. Spordaki şiddet ve düzensizlik yasası yalnızca Aziz Yıldırım, arkadaşları ve Fenerbahçe için çıkarılmış bir kanundur. Bu kanun içerisinde kötü tezahürat yapan kişiler için uygulanacak bir şey yoktur.

Siz bugün bir kişiyi stattan aldığınızda mahkemeye çıkarıp bir yıl ceza verseniz ve ‘Yarın maçtan önce karakola gelip imza atacaksın’ deseniz karakola gitmediği taktirde o kişiye verilecek ceza bu kanunda yok. Bu nedenle de hiç kimse birinci gidişinden sonra karakola bir daha gidip de imza atmamaktadır. Bu kişi ya tribünlere giriyor ya da dışarıdan tribünleri idare ediyor. Bunların çözülmesi lazım.”

‘OLAY ÇIKARANLAR İÇİN HAPİS CEZASI GETİRİLMELİ’


“Passolig’le bu iş çözülemez. Kanunun yeniden düzenlenmesi şart. İlgili birimler toplanmalı, meclis de kanunu yeniden düzenlemelidir. Eğer düzenlemezse şiddeti önlemek mümkün olmayacaktır. Yeni düzenlemeyle de kötü tezahürat yapanlar, olay çıkaranlar için hapis cezası getirilmeli. Bu düzenlemeler yapılmazsa Passolig sadece bilet satışından ibaret olur.

Tek neden bu olmamakla birlikte biz bunun için de karşı çıkıyoruz. Madem ki passolig ile şiddetin önleneceğini söylüyorsunuz kulüplerin alacağı tüm cezaları da siz ve federasyon ödeyecek demektir. Çünkü kulübümüzün yaptığı bir şey yok.”

‘KREDİ KARTI YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR’

-Federasyon ile görüşmeleriniz ne aşamada?


“Federasyon ile yazışmalarımız var. Bize hiçbir cevap vermiyorlar, ortada bırakıyorlar. Kameraları, turnikeleri söz verdikleri gibi yapmıyorlar. Şu anda yüzde 80 civarında kablolama işi yapılmıştır. Arıyoruz, cevap vermiyorlar. ‘Gelin sökün buradaki kabloları’ diyoruz, çünkü biz yeniden yapacağız. Yine cevap alamıyoruz. Biletix’i arayıp ‘Sakın yardım etmeyin’ diyorlar. Bir an önce karar vermeliler. Bilet satmıyorlar, kredi kartı yaratmaya çalışıyorlar. İş başka bir şey. Biz bunlara hayır diyoruz.

Biletix gibi bilet satacaksanız varız, bunun dışında yokuz. Ya yalnızca bilet operasyonu yapılacak ya da anlaşamayacağız, biz sistemi kendimiz kuracağız. Kanun bize bu yetkiyi veriyor. Bileti passolig satıyor, kendi payını aldıktan sonra para federasyona gidiyor, federasyondan da bize geliyor. Böyle şey mi olur? Futbolu artık Kulüpler Birliği’nin idare edeceği, federasyonun sadece organize edeceği söyleniyordu.

Böyle bir çalışma yapılıyordu. Böyle bir sistem mevcut durumla tam bir çelişki oluşturuyor. Kulüplerin parası federasyona gidip de oradan kulüplere gelmez. Benim paramı niye federasyona gönderiyorsun? Sonra o gider bu gider diyerek reklam payı alacaklar.”

“KULÜBÜN HAKLARINI HER ZAMAN KORURUZ”

-Son nokta ne zaman konulacak?

“Önümüzdeki hafta federasyonla son bir görüşme yapacağız ve konu noktalanacak. Söylediğimiz ve o günde söyleyeceğimiz net olarak şu: Biz diyoruz ki e-bilete varız. Kulübün haklarını her zaman koruruz. Bu budur. Kim söylüyor? Bir tek Fenerbahçe söylüyor. Diğerlerinin hepsi gitti imza attı.

1. Aktifbank veya başka bir banka ile kredi kartı satışı ile ilgili bir anlaşma yapmayacağız.

2. Biletix’in bilet satışı örneği geçmiş yıllardaki gibi bir anlaşmaya evet diyoruz.

3. Eğer anlaşamıyorsak biz kendimiz yapmaya hazırız. Bunun için de federasyonun yardımcı olması lazım. Kanunen de bu hak kulüpte var. e-bilete razıyız, kredi kartına karşıyız. Bu sistemle şiddetin önleneceğine de inanmıyoruz. Kısaca ticari operasyona hayır diyoruz.”

HASAN HAKKI YILMAZ VE ECE KÖPREK: FENERBAHÇELİYİ SÖMÜRTMEYİZ


Başkan ile sohbetimize Fenerbahçeli yöneticilerin yanısıra CEO Hasan Hakkı Yılmaz ile Taraftar Kart ve Hedef 1 milyon Projesi Sorumlusu Ece Köprek de katıldı. Yılmaz ve Köprek, taraftarın sömürülmesine karşı olduklarının altını çizerek şunları söylediler:

‘İKİ KERE DİKKAT EDİYORUZ’

Bizim duruşumuz çok basit. Bizim Fenerbahçeliler’le ilgili hassasiyetimiz var. Fenerbahçeliler’i sömürtmemek için özen gösteriyoruz. 25 milyon Fenerbahçeli var, her birine bir kart satsam düşüncesindeler. Bu tip ticari girişimlerde iki kere dikkatli oluyoruz. Eskiden Biletix nasıl yapıyorsa siz yapın dedik. İşlerine gelmedi. Federasyon ille de banka ile anlaşma yapmak zorunda değil. Onun için federasyon bütün kulüplerden muaffakatname istedi. Biz bunu imzalamadık. Galiba tek imzalamayan da biziz. Bizim adımıza başkasının iş yapması bizim tarzımız değil.

ulusalkanal.com.tr


Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar