banner864

Basılmamış kitaba toplatma kararı veren hakim basın özgürlüğünü savundu 12 Aralık 2014, 12:17

24 Mart 2011'de basılmamış kitap hakkında toplatılma kararı vererek Türkiye basını sansür tarihinde bir ilke imza atan 12. Ağır Ceza Mahkemesi eski üye hakimi Mehmet Karababa, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla görenleri şaşkına çevirdi.
 24 Mart 2011'de basılmamış kitap hakkında toplatılma kararı vererek Türkiye basını sansür tarihinde bir ilke imza atan 12. Ağır Ceza Mahkemesi eski üye hakimi Mehmet Karababa, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla görenleri şaşkına çevirdi.

Fuat Avni isimli Twitter kullanıcısının dün öğlen saatlerinde yaptığı "Cemaat geneline yargı ayağı, medya ayağı, emniyet ayağı gibi geniş çaplı operasyon yapılacak." iddiasının ardından, gerek Zaman ve Bugün gazetelerinin önünde gerekse de Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde F tipi cemaat üyeleri nöbet tutmaya başladı. Ardından "operasyon ayrıntılarının deşifre olduğu" iddiasıyla operasyondan vazgeçildiğini belirten Fuat Avni, en çok Zaman gazetesi önünden toplanan yurttaşlar, tiran ve avenelerini kudurttuklarını belirtti

Fuat Avni'nin Twitter iletisiyle yalnızca cemaat mensuplarını değil, F Tipinin yargı ayağındaki kişileri de harekete geçirdi. Bunlardan en dikkat çekeni İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi eski üye hakimi Mehmet Karababa. Kamuoyu Karababa'yı, Ahmet Şık'ın 24 Mart 2011 tarihinde taslak olan "İmamın Ordusu" isimli kitabını toplatma kararı veren hakim olarak biliyor. Türk basın tarihinde ilk defa basılmamış kitap hakkında toplatılma kararı veren Mehmet Karababa dün resmi twitter hesabından yaptığı paylaşımlarda basın ve ifade özgürlüğünü savundu.

Daha önce Türkiye Cumhuriyeti 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Balyoz kumpası ile tutuklu olduğu zamanda, tutukluluğa itiraza ret kararı veren heyetin içinde yer alan hakim Mehmet Karababa twitter üzerinden şu iletileri paylaştı:

"Basın özgürlüğüne yönelecek tehdit,tüm özgürlükleri domino etkisiyle kısıtlayacak sonuçlar doğurur."

"İfade özgürlüğü,tüm özgürlüklerin merkezinde bir anlamda onların teminatıdır.İfade özgürlüğünün en önemli aracıysa basın hürriyetidir."

"İfade özgürlüğü,çoğunluğun ve yönetenlerin hoşuna gitmeyen,duyunca rahatsız oldukları,kışkırtıcı kanaat ve bilginin paylaşılabilmesidir"

"Çoğunluğun ve yönetenlerin hoşuna giden,kabul edip desteklediği kanaat ve bilgilerin paylaşılması ifade özgürlüğü değildir"

"Basın mensuplarına operasyon yapılma ihtimali bile AİHM bakış açısına göre ifade özgürlüğüne müdahale olarak değerlendirilebilir."






Gökhan Çelik 
ulusalkanal.com.tr


Yorum Gönder