banner864

Bayat 'ekmek' satar mı? Bu 'göl' boykot tutar mı? 28 Temmuz 2014, 19:52

Öncelikle tespit etmemiz gereken önemli bir gerçek var. Tayyip Erdoğan önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde 1. turda büyük bir ihtimalle ve son tahlilde seçilecek, Türkiye’nin yeni Cumhurbaşkanı olacaktır.
Öncelikle tespit etmemiz gereken önemli bir gerçek var. Tayyip Erdoğan önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde 1. turda büyük bir ihtimalle ve son tahlilde seçilecek, Türkiye’nin yeni Cumhurbaşkanı olacaktır.

Bunu tespit etmek bir teslimiyet değil, önümüzdeki mücadelenin eksenini ortaya koyan bir durum değerlendirmesidir. Bu tespiti yapmakta korkacak bir şey yoktur. Bu seçim galibiyeti ne Tayyip Erdoğan’ın meşruluğuna işaret eder ne de onu yıkılmaktan kurtarır. Umutsuzluğa kapılarımız kapalı. Türkiye bu senenin sonunda kaçınılmaz bir krize sürükleniyor. Tayyip Erdoğanların ve bu Sıcak Para Diktatörlüğü’nün aktörlerinin “köşk”lere de çıksa “saray”lara da kaçsa kurtulma şansı yoktur. Sistemleri çıkmazdadır. Tabii ki bu süreç kendiliğinden gelişmeyecek. Atatürk devrimcilerine iktidarın anahtarı altın tepside sunulmayacak. Dolayısıyla buradan bir cümle çıkartalım: 11 Ağustos’tan itibaren Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarıyla savaşacağız!

Çıkardığımız cümleyle bağlantılı olarak bir şeyi daha görmeliyiz. 10 Ağustos Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Türkiye siyasetindeki isminin ve cisminin silindiği gün olacaktır. Ekmeleddin İhsanoğlu dış güçlerin veya Cemaat gibi iç odakların yeni bir projesi, Tayyip Erdoğan’ın yerine düşündüğü bir alternatif değildir. Bunu Ekmeleddin İhsanoğlu isminin hiç kimseye sorulmadan belirlenmesi, hiç kimse tarafından tanınmamasından anlamak mümkündür. Aynı zamanda birçok açığı bulunan Tayyip Erdoğan’a yönelik ABD’nin olumsuz bir tutum almaması da Tayyip Erdoğan’dan vazgeçilmediğini göstermektedir. ABD veya Cemaat büyücü değildir. Halk arasında bir karşılığı olmayan bir adamı 12 yıl boyunca ciddi bir halk desteğiyle seçilmiş bir iktidar sahibinin yerine getirecek kadar kudret belki bir büyücüde bile olamaz. Tayyip Erdoğan hali hazırda sandığa giden seçmenlerin yüzde 50’sinden fazlasının oyunu alacak kadar halk desteğine sahiptir. Hiçbir güç odağının kendi kontrolündeki böyle bir isimden vazgeçmesi son tahlilde mantıklı değildir. Ayrıca iktidar savaşını Ekmeleddin İhsanoğlu gibi siyaset geleneği içinde yer almayan, savunucularının bile utanarak savunduğu, bir figür olmaktan bile yoksun biriyle vermeyeceğiz. Buradan da şu çıkmaktadır: “Ekmeleddin İhsanoğlu yeni bir Tayyip Erdoğan değildir. Aksine CHP ve MHP’nin kulağına fısıldanarak aday çıkarılmış, Tayyip Erdoğan için Çankaya Köşkü’ne serilen kırmızı bir halıdır.”

Tespit etmemiz gereken bir diğer gerçek ise Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğu ancak kapısındaki tabeladan anlaşılan, içinde ellerini indirip kaldıran 550’ye yakın insanın olduğu Jimnastik Cemiyeti’nin içinden ancak 6 adet milletvekili Atatürkçü bir adayın çıkması için adım atabilmiştir. Cumhurbaşkanı adayı çıkarabilmek için 20 milletvekili şartı olduğundan Cumhurbaşkanlığı seçimleri Cumhuriyetçi ve Atatürkçü bir aday olmadan yapılacaktır. Türkiye seçeneksizliğe bir kez daha mahkum edilmiştir. 3 Temmuz’da bu belli olmuştur. Artık fikirlerimizi söylerken duvardaki takvimden 3 Temmuz yaprağını koparmalıyız. Cumhuriyetçi bir aday belirlemek, Ekmeleddin İhsanoğlu gibi gericiliği tescilli bir adaydan vazgeçilmesi için verdiğimiz mücadeleyi veya fikirlerimizi 3 Temmuz sonrasındaki tabloya göre değiştirmeli veya uygunsa gözden geçirmeliyiz. Bunun anlamı ilkelerimizden vazgeçmek değildir. Yeni koşullara fikirlerimizi ve/veya mücadelemizi uydurmazsak o zaman ilkelerimizden kopmuş oluruz. Bu aynı zamanda 11 Ağustos sonrasında Tayyip Erdoğan iktidarıyla savaşacağımız gerçeğiyle de bağlantılıdır. Eğer Cumhuriyetçi bir aday çıksaydı birçok kesimi sandığa götürerek seçimi ikinci tura taşıyabilir, Tayyip Erdoğan’a ağır bir darbe vurabilirdi. Bunu da ekleyelim.

Bugün boykot fikrinin sınırlı kitleler tarafından benimsendiğini söylemek çok zor değil. Boykot ilerici – öncü aydın kesimlerinde karşılık bulsa da sıradan vatandaş, emekçi, köylü ve genel anlamda yığınlar arasında karşılık bulmamaktadır. Halkla iç içe olan emekçi, köylü ve kitle önderleri de bu kanıyı paylaşmaktadır. Halkın nabzını yakından tutan farklı kesimlerden önderlerin boykot fikrinin karşılık bulmayacağını söylemesi önemlidir. Bu önderlere Cumhuriyetçi bir adayın çıkması için kendini öne çıkaran 6 milletvekilimiz de dahildir.

Katılımın yüksek olması halinde boykot çağrısı Atatürkçü kuvvetlere büyük zarar verecek, yığınlardan koparacaktır. Başarısız bir boykot olası birçok sonuçtan daha zararlı bir sonuç. Aynı zamanda Tayyip Erdoğan’ın seçimi kazanmasına yağ sürdüğü suçlamaları da bu zararı katmerleyecektir. Kaldı ki bu suçlamanın doğru olduğu da matematiksel anlamda kolayca görülmektedir. Boş oy verilse bile sandığa gitmemek Tayyip Erdoğan’ın oy oranını artırır. Baktığımızda Tayyip Erdoğan yüzde 50’yi geçince toplam seçmen sayısının yüzde 50’sini almamasına rağmen, büyük bir zafer kazanacaktır. Bu Atatürkçü kuvvetler açısında ağır bir yük olur. Kaldı ki katılımın bir nebze düşük olması olası bir boykot kampanyasından değil seçimlerin yaza denk gelmesi gibi sebeplerden kaynaklanacağı düşünülmektedir. Dolayısıyla verilerin aldatıcı olabileceği gerçeği de görülmelidir.

Aldatıcı bir diğer nokta ise CHP tabanındaki büyük tepkidir. Aday belirlendiğinde veya devamındaki süreçte sandığa gitmeyeceğini belirtse de 3 Temmuz sonrasında, hatta ve hatta oy vereceği sınıftaki paravanın arkasında kararını değiştirecek birçok insan vardır. Diğer seçimlere göre daha az olsa da “lanet olsun ama…” “gözümü kapadım bastım geçtim” cümlelerini bu seçimde de sıkça duyacağız. Bu anlamda, katılım oranının geçtiğimiz yerel seçimdeki kadar olmasa da -düşmesinde yaz mevsiminin de etkisi var- MHP’de ve özellikle CHP’de beklenenden yüksek olacağını düşünüyorum.

Bunlarla beraber Türkiye’de bir halk hareketi oluşturacak veya boykot gibi radikal bir fikre itibar edilecek koşullar yoktur. Eğer Haziran Ayaklanmasındaki gibi veya ekonomik kriz koşullarında bir Türkiye olsaydı, boykot fikri oldukça etkili olurdu. Halk hareketinin ivmesine uygun olur, o ivmeyi oldukça artırırdı.

İlerici, örgütlü, aydın kesimlerin seçimi boykot edeceği veya boş oy atacağı ortada. Bu kesimde bile fireler var, burası da önemli. Fakat kendi takınacağımız tutumla Atatürkçü parti ve örgütlerin yapacağı çağrı arasına bir çizgi çekmekte fayda var. Halka önderlik etmek kendi fikirlerimizi halka aktarmak kadar basit denkleme sahip bir eylem değil, bu da önemli bir noktadır.

Boykot ne kadar heyecanlandırıcı bir fikir de olsa, Türkiye’nin seçeneksizliğe mahkum edilmesi bizler için bu seçeneği daha cazip hale getirse de oturup naçizane fikrimi söylediğim konular üzerinde düşünmemiz gerektiği kanısındayım. Doğru bildiğimizi okumak, radikal tutumlar almak veya öncü olmayı 5 adım önde olarak görmek bizi yanlış siyasetlere itebilir. Bu konular ışığında almamız gereken tutum hakkındaki önerim şu şekildedir:

Son cümlede söyleyeceğimi baştan söylüyorum: “Cumhuriyet yıkıcılarına ve bölücülere oy yok!” Önümüzdeki seçimlerdeki düşüncemi bu sloganla özetlemek mümkün. Atatürkçü parti ve örgütlerin yapacağı böyle bir çağrının boykottan daha başarılı olacağını düşünüyorum. Bu sloganla Ekmeleddin İhsanoğlu’yu Cumhuriyet yıkıcısı bir aday olarak görenler oy vermeyecek, zaten oy vermeye karar vermiş insanlar da oy vererek bu adayın Cumhuriyet yıkıcısı olmadığına “evet” kaşesini basmış olacaktır. Bu çağrı hem boykot eden hem de sandığa giden toplamda en geniş kitleyle Atatürkçü parti ve örgütleri birleştirecektir. Biz Atatürkçü ve devrimci gençlerin bu parti ve örgütleri aramızda belirleyeceğimiz bir tutumla yönlendirmesi, onlara sesini duyurması oldukça önemlidir. Atatürk Devrimcisi gençler bugün Türkiye siyasetinin en belirleyici kesimlerinden biridir. Önümüzdeki iktidar savaşında belirleyici bir kuvvet olmaya, “birinci vazife”mizi yapmaya devam edeceğiz. Ve galip geleceğiz.

Sadık Can PERİNÇEK

Yorumlar

İLKER BAYKUTER :

3 Aday da aynı siyaseti savunuyor.Kimsenin kişisel ihtirasları ve intikam duygularına alet olmayın OY kullanmayın BOPa HAYIR DE

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar