banner864

Bütün sırlar o bankada!.. 09 Mayıs 2014, 14:57

Kara para aklama, uyuşturucu, iktidarın para transferleri arşivde
F tipi örgüt yaklaşık bir yıl öncesine kadar bütün yasa dışı işlerlerinde kendi kontrolündeki bankayı kullandı. Bütün kara para transferleri bu sır banka üzerinden gerçekleşti

Türkiye’nin son 12 yıllık suç delillerinin F tipi örgütü yakın bir bankanın kayıtlarında bulunduğu bildirildi. Banka arşivlerinin incelenmesi halinde son 12 yıla ait birçok suç kanıtına ulaşılabileceği ifade edildi.

Aydınlık’ın edindiği bilgilere göre, son dönemlerde büyük sıkıntı içinde olan F tipi örgüte ait olduğu iddia edilen bir bankanın arşivi Türkiye’nin 12 yıllık sırlarını kapsıyor. Emniyette üst düzeyde görev yapmış müdürler de aynı görüşte. Banka arşivinde birçok suçun deliline ulaşılabileceği düşünüyorlar.

F tipi örgütle ilgili tüm kanıtlar mevcut

Edinilen bilgilere göre F tipi örgüt yakın zamana kadar bütün para transferlerini bu bankadan yaptı. AKP ile iktidara ortak olduğu için güvenlik zafiyeti gösterdi. Yurtiçi, yurtdışı bütün para akışı kayda girdi. Gelen paralar ve yapılan ödemeler örgütü açığa çıkaracak boyutlarda. CIA’nın bazı para transferlerinin de aynı banka üzerinden yapıldığı konuşuluyor. Cemaati yakından tanıyan emniyetçiler, “Banka arşivine girilirse ek delile gerek kalmaz. Örgüt bütün hatlarıyla ortaya çıkar” ifadesini kullanıyorlar.

Kara para aklama ve uyuşturucu paraları

17.12.1996 tarihinde MİT, Müsteşar Köksal Sönmez imzasıyla Başbakan Erbakan’a “kişiye özel” ve “çok gizli” damgalı bir Susurluk raporu gönderdi. Devletin arşivine de giren bu raporda “Fethullah Hoca’nın Çiller’in kara para aklama işinde gizli ortağı” olduğu belirtiliyor.

Geçmişte kara para aklama işinin mafya tarafından yürütüldüğünü, daha sonra bu işte F tipi örgütün devreye girdiğini, kara para aklama işinde en büyük payın F tipi örgüte geçtiğini vurgulayan emniyet kaynakları, “Bunlar kara para aklama işinde de bu bankayı kullandılar. Bu işler için de kayıt sistemi oturmamış Afrika ülkelerini ve Türk Cumhuriyetlerini kullandılar. Arşivlere girilirse her şey görünür. Bazı para transferleri de uyuşturucu parası. Emniyet arşivlerinde bu konuda bilgiler var. Arşivler uyuşturucu kaçakçılığını, kimlerin yaptığını da açığa çıkarır. Bu işte alınan komisyon yüksektir. İşin üzerine gidilirse arkası çorap söküğü gibi gelir” yorumunda bulundular.

Erdoğan’ın yurt dışındaki paraları

Bir başka iddia da Wikileaks belgelerinde ve Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitiren Kaşif Kozinoğlu’nun Aydınlık’a ulaştırdığı el yazısı notlarındaki Erdoğan’a ait olduğu iddia edilen yurt dışındaki paralarla ilgili. Bu paraların transferinde de bu bankanın kullanıldığı öne sürülüyor.

17 Aralık olayı ile Erdoğan’la kavganın büyümesinden sonra bu konu ile ilgili olarak F tipi örgütten gelen mesajlar da dikkat çekiciydi. Seçim öncesi açıklanacağı söylenen belgeler arasında bu konu da yer almıştı.

Ergenekon tertibindeki rolü

Ergenekon tertibi sürecinde faaliyet yürüten yasadışı dinleme, izleme ekibi de bu banka ile bağlantılı. Tertipte görev alan kişilere bu bankadan bankamatik kartı verilerek maaş ödendiği ortaya çıktı. Bu ekipte görev alan bir eleman bir MHP milletvekiline,”Bizim bu bankayla hiçbir ilişkimiz yok. Ama paraları bu bankadan alıyoruz. Bize verilen bankamatikle her ay yatırılan parayı çekiyoruz” demesi dikkat çekti.

Bankaya el konulmasından neden vazgeçildi

Kayıtlarına girildiğinde yasadışı dinleme ve izleme ekibinin de ortaya çıkacağı ifade ediliyor.Bankanın durumu iyi değil. Hükümetle kavga öncesinde bankanın durumu ele alınmış ve bu bankaya el konulması gündeme gelmişti. Ancak bankayı sıkıntıya sokan büyük ölçekli kredileri ödemeyenlerin çoğunun Erdoğan’ın yakın çevresinden olduğu görülünce vazgeçilmişti. Ekonomi yönetimi “Türk bankacılık sistemine güvensizlik oluşsun, zarar görsün istemedik” dese de asıl nedeninin başka olduğu kaydediliyor.

Türkiye’yi kara para aklama cenneti yaptılar

Organize suç örgütleriyle uluslararası düzeyde mücadele eden kurum ve kuruluşlardan Türkiye’ye yönelik suçlamalar hiç eksilmedi. Son yıllarda ise daha da arttı. Türkiye’ye “Kara para mücadelesinde eksiksiniz” uyarısı sıkça yapıldı. Bir süre önce ABD’den de, kara para aklama listesinde yer alan Türkiye’nin gerekli reformları yapmadığı açıklaması geldi.

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Finansal Suçlar Uygulama Ağı (FinCen)’in yayınladığı bildiride, “Para aklamada yasal düzenlemeleri tamamlamayan Türkiye, uluslararası finansal sistem için risk taşıyor” açıklaması yaptı.

FATF, geçen yıllarda da Türkiye’yi terörizmin finansmanının engellenmesi konusunda hazırlanan anlaşmayı imzalamadığı için kara para aklama cenneti olarak suçlamıştı.

İki taraf da kara paracı

Başbakan Erdoğan ile F tipi örgüt arasında yaşanan gerilimde iki taraf da birbirini kara para aklamakla suçlaması dikkat çekti.

Geçmişte birbirlerinin bilgisi dahilinde yapılan işlerin ortaya çıkması gündeme gelince iki tarafın da suçu diğerinin üzerine atmak istemesi beraberinde bazı sırların da açığa çıkmasına yol açtı.

Taraf’tan Hüseyin Özay’ın “17 Aralık’tan ‘eroin ve silah kaçakçılığı’ paraları çıktı” başlıklı haberinde, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) Reza Zerrab’a ait olduğu iddia edilen Royal Hoding A.Ş.’nin alt firmaları olan Durak Döviz A.Ş., Tural Ltd., ve Pırlanta Ltd., şirketlerinin İran ve Dubai’ye külçe altın ihraç ederek, kara para aklama işini gerçekleştirdiği öne sürüldü. Haberde “Yani altın ticaretinin arkasından da, suç gelirlerinin aklanması çıktı... Irak’tan ve İran’dan elde edilen, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gelirlerinin, Kapalıçarşı’daki bazı döviz büfeleri aracılığı ile aklandığı belirlendi... İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne 7 Mayıs 2010 tarihinde gönderilen bir ihbar mektubunda, Reza Zarrab’ın İstanbul Beyazıt’taki döviz bürolarını kullanarak, milyarlarca dolarlık kara parayı akladığı vurgulandı” denildi.

Aydınlık

Yorum Gönder