banner864

Cemaat mi AKP mi? Paralel yargı nasıl kuruldu? 12 Temmuz 2014, 14:58

Hukuk sorunsalının Ergenekon, Balyoz,KCK ve en son da 17 Aralık operasyonuile zirveye tırmandığı günümüzde yargınıniktidar ve cemaat ayaklarınca nasılbağımlı hale geldiği artık herkesin gözlerininönüne serildi.
Hukuk sorunsalının Ergenekon, Balyoz,KCK ve en son da 17 Aralık operasyonuile zirveye tırmandığı günümüzde yargınıniktidar ve cemaat ayaklarınca nasılbağımlı hale geldiği artık herkesin gözlerininönüne serildi. Gazeteci Can Özçelik yargının nasıldönüştürüldüğünü “Hüküm Giyen Adalet”kitabında belgeleriyle sunuyor. Destek Yayınları'nın okura sunduğu kitap akıcı bir üslupla, konuyadair oldukça çarpıcı bilgiler barındırıyor. AydınlıkKitap olarak Can Özçelik'le yargı yapılanmasını konuştuk.

- Yargıda bağımlılık bugün bütün çıplaklığıyla ortaya döküldü. Bu kitap bu bağımlılığa dair nasıl belgeler barındırıyor?


Aslında bu çarpıklığı iktidarda biliyordu. Benkitabın başında bunu vurguladım, bu yapı iktidareliyle kuruldu. Emniyet içindeki yapı hep söylenirdi,yargı içindeki ise esas olarak Ergenekon soruşturmalarıylakonuşulmaya başlandı. Yargıiçindeki yapılanmanın 12 Eylül 2010’daki AnayasaReferandumu süreciyle başladığı söylenir. Ancakbunun öncesi de var.

Mesela bu yapının nasıl oluşturulduğunun altınıçizmek için kitaba aldığım bir olay var. Şemdinli’dekiUmut Kitabevi’nin bombalanmasının ardındanaçılan davaya bakan hâkimlerin görev yerlerikendi istekleri doğrultusunda değiştirilmişti.Bu olay o dönem sürgün olarak aktarılmıştı. Tabio anda pek anlaşılamamıştı yapılmak istenen.Daha sonra Ergenekon operasyonuyla bir baktıkki o gün Şemdinli hâkimlerinin tırnak içindesöylüyorum bunu sürgün edildiği kararnameyleİstanbul’a yeni bir ekip kurulmuş. Hiç dikkatimiziçekmeyen isimler İstanbul’da görevlendirilmişti.İşte o isimlerden bazıları daha sonra Ergenekon,
Balyoz, Şike gibi kumpas diye tabir edilen davalardagörevlendirildi.

O dönem iktidar sahipleri hukuksuzluğa karşıçıkan yargı mensuplarına adeta savaş açmıştı.İktidar “Bağımsız yargı bir gün herkese lazımolur” diyenlere kulak asmamış şimdi paralel diyenitelendirdiği kişilere kol kanat germişti. Hukuksuzlukyapanlar hakkındaki suç duyuruları hiç işlemekonulmamıştı. Peki, şimdi ne değişti? Nedençok basit; rant ve güç paylaşımı.

İktidar yargıyı şekillendirirken kendine destekveren hâkim ve savcıları bile bu süreçte sürgünetti. Yani kendine bağımlı bir yargı yaratmak istediama başaramadı.
Kitapta yargının nasıl yönetildiğini daha iyi anlatmakiçin Fethullah Gülen’in avukat yeğenininbir hâkimi tehdit etmesi ve o hâkimin başına gelenolayları anlattık. Kitabı okuyanlar sadece buolaya bakarak bile paralel diye tabir edilen yapınınnasıl çalıştığını net bir şekilde anlayacak.

-Adaletin paralel yapısında şu an AKP topu cemaate, cemaat de AKP'ye atıyor. Peki
adaletin paralel yapısının başında kim var?


Hükümete yakın gazete ve televizyonlar her günyeni bir kişiyi imam olarak sunuyor. Fakat işleyiş sanıldığıgibi değil. Yargının her alanına o kadar nüfuzetmiş ki bu yapı Hükümet “bu cemaatçi” diyegörevden alıyor. Fakat yerine getirdiği kişiyi de tanımıyor.
Mesela şimdi “kanlı bıçaklı” olduğu YARSAV’ateklif götürüyor, “cemaati beraber temizleyelim”diyor. Bunu sebebi kendi yarattığı canavar.Artık yanında olduğunu söyleyenlere güvenemiyor.17 Aralık bize bu çarpık yapının artık dağılmaya başladığını
gösterdi. Ama bu hemen olmayacak tabiiki tarafta kolay kolay pes etmeyecek. İktidar şimdilikparalel diye nitelediği isimlerin görev yerlerinideğiştirmekle yetiniyor. Ama seçimlerden sonrabüyük olaylar olacak. Bunu zaten Başbakan dasöylüyor. Yani seçimlerden sonra yargıya yeni biroperasyon daha yapılacak.

- Adalet kurumlarında tasfiyeler ve atanmalarparalel yapı bağlamında nasıl yapılıyor? Yasadışı bir işleyiş mi var yoksa yasayı kılıfına uydurma mı söz konusu?

Yargıçlar ve savcıların tasfiyesi meslekten atarakdeğil de soruşturmalar, davalar, dinlemeler vesürgünlerle yani sindirilerek yapıldı. Mesleğeyeni başlamaya hazırlananlar da baskıyla saf dışıedildi. Bunu Didem Yaylalı olayıyla yaşadı Türkiye.Genç bir hâkim adayı, önce hakkında asılsıziddialar ortaya atılıyor ve mesleğe kabul edilmiyor.Sonrasını herkes biliyor zaten…
Ben bu kitapta, hâkim ve savcı adaylarına yapılanbaskıya da mercek tutmak istedim. Mesela
hâkim ve savcı adaylarına yapılan mülakatları inceledim.Bunları yaşayan kişilerle görüştüm veortaya çok şaşıracağınız olaylar çıktı. Mesela mülakatıyapan heyet bir adaya Osmanlı’da kullanılankâğıt çeşitlerini soruyor. Başka bir adaya daAğrı Dağı’nın yüksekliğini yani anlayacağınız bumülakatlar hâkim-savcı almak için değil istenmeyenkişileri elemek için yapılıyor. Kitapta da “paralel” diye tabir edilen yapının nasıl işlediğini yaşanmışolayları inceleyerek anlattım.

-Çok büyük atamalarla hukukta bir dizayn yapıldı. Bugün de AKP ve cemaat çarpışması ile başka hamleler uygulanıyor. Buradan yola çıkarsak bugün hukuk kimin elinde? Önümüzdeki süreç için hukuk alanında neler öngörüyorsunuz?


Sizin de dediğiniz gibi güç gösterisi yapılıyor.Tabi ki hükümet burada belirleyici olan taraf ancakcemaatten de çekiniyor. Ama her dönem yargıiktidarın kontrolünde olmuştur. Ben kitapta bukonuya da değindim ve farklı bakış açılarına yerverdim. Yaptığım görüşmeler bundan sonra neyapılması gerektiğini de anlatıyor. Çünkü konuyuen iyi anlatacak isimlerle görüştüm.

AKP yargının yapısını değiştirirken destekleyenDemokrat Yargı Derneği’nin eşbaşkanı OrhanGazi Ertekin, hükümetin uygulamalarını“bağımsız yargı yok ediliyor” diyerek eleştiren YargıçlarSendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğluve 12 Eylül’ü yaşamış savcı Zekeriya Sevimliile konuştum.

Özellikle iki zıt kutup gibi gözüken Ertekin veEminağaoğlu’nun görüşlerini okuduğumuzda
ortak vurgu: “Yargı bağımsız değil” oldu. Bu ikiönemli isim bize nasıl bir yargı olması gerektiğinianlattı. Zekeriya Sevimli de 12 Eylül ve AKPdönemini karşılaştırdı. Sevimli ismi burada çokönemli çünkü kendisi AKP kapatma davası sürecindeYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındagörev yapıyordu. Sevimli’nin ilginç anıları da yeralıyor kitapta.




http://www.dr.com.tr/kitap/hukum-giyen-adalet/can-ozcelik/arastirma-tarih/politika-arastirma/politika/urunno=0000000587997

ulusalkanal.com.tr



Yorum Gönder