banner864

Çiğnenen kızıl darı tarlaları 05 Aralık 2013, 10:47

Çinlilerin bu sinema şaheserini Ulusal Kanal bin kez daha göstermeli. Mo Yan’un romanından yazılmış senaryosu. Yönetmen Yimou Zhang Berlin’de Altın Ayı ödülü almış.
Çiğnenen kızıl darıların ayak altındaki çığlığı…
Yanan kızıl darı başaklarının alevler içinden gelen çığlığı…
Hiçbir çığlık, yüreğinizi böyle yakmamıştır.
O yangını çocukluğumda, kaçırılan bir kadının karanlıktan gelen çığlığında yaşamıştım.
O sesi pazartesi gecesi bir kez daha Kızıl Darı Tarlaları’nı izlerken duydum.
Çinlilerin bu sinema şaheserini Ulusal Kanal bin kez daha göstermeli. Mo Yan’un romanından yazılmış senaryosu. Yönetmen Yimou Zhang Berlin’de Altın Ayı ödülü almış.


Sürülen tarla
Tevrat’tan beri kadın “sürülecek tarla”dır. Binlerce yıldır sürülüyor.
Çinli yönetmen, o tarlanın nasıl çiğnendiğini anlatıyor.
Film aslında tek bir sahnedir: Çiğnenen kızıl darı tarlaları.
Sürülen tarla, artık çiğnenen tarladır.

Çiğnenen tarla
Gelin götürülürken tahteravanın içinde bile çiğnenen…
Tahteravandan indirilip tarlada çiğnenen…
Gerdekte çiğnenen…
Dağa kaldırılıp dağda çiğnenen…
Dağdan indirilip ovada çiğnenen…
Evinde çiğnenen…
Patronken bile çiğnenen…
Vatanında çiğnenen…
Vatan işgal edilince, bu kez işgalciler tarafından çiğnenen…
Kadın, darı tarlalarının başakları gibi yatırılmakta ve çiğnenmektedir.

Alev alev yanan

Çiğnenen kadın film boyunca ateş rengindedir, kızıldır.
Kızıllar içinde alımlıdır. Sonsuz güzeldir. Sımsıcaktır. Sevgi doludur. Başı diktir. İsyankârdır. Onurludur.
Ama hep tarladaki ekin gibi çiğnenmektedir.
Üzerine basan basanadır kızıl darı başağının.
Filmin her sahnesi kızıl bir yangındır.
Kızıl darı tarlalarında çiğnenen kadın alevler içinde yanmaktadır.
Yer gök kıpkızıldır.
Yer gök çiğnenen kadına yanmaktadır.
İnsanlık tarihinin en büyük yangınıdır bu.
Ve o yangının içinde o çocuk, çiğnenen annesine, çığlık çığlığa yanmaktadır.
Yangının ağıtıyla çocuğun ağıtı birbirine karışır.

Yüreğinizdeki ateş topu
Son sahnede kadının üzerine son kez değil, bir kez daha basılmıştır.
Film, “kadını alevlerin arasından kurtaracak yok mu” feryadıyla biter.
Siz o feryadı yüreğinizdeki alevlerin içinde duyarsınız.
Tarladaki darının kızılı,
Çiğnenen kadının yanan yüreğindeki kızıl,
İnsanlığın kanayan yarasındaki kızıl,
hepsi bir ateş topudur ve alevlerin içinde yanmaktadır.
Kırmızı darı tarlalarında üzerine basılan kadın, bugün “5 Aralık Kadın Hakları Günü”nü, yangınların içinde, başına geçirilen türban ve pantolonla kutlamaktadır.

Kayıhan Keskinok’un acılar içindeki kadını

(Görseli büyütmek için üzerine tıklayınız)


“Arka sokakta, iki odalı, tek katlı bir evde ince uzun boylu genç bir kadın yaşardı yapayalnız. Ne yerdi ne içerdi? Sanırım konu komşu yardım ederdi kadıncağıza. Bunalım anlarında saçını başını yolar, kafasını duvarlara çarpardı. Onun acısı daha da beterdi. Süngüleyerek öldürdükleri kocasıyla dokuz yaşındaki oğlunun cesetleri yanında tecavüz etmişlerdi bu genç anneye.” (Kayıhan Keskinok, Yunan işgalinde Uşak’ta yaşanmış bir olayı anlatıyor, Acılardan Umut ve Güvene)

Doğu Perinçek
Aydınlık/Rota

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar