banner864

Davutoğlu'nu 'IŞİD'tiniz mi? 09 Ağustos 2014, 17:36

Kaos Coğrafyası
Dışişleri bakanı Davutoğlu 8 Ağustos’ta NTV’ye Irak’taki gelişmelere ilişkin bir röportaj verdi. Aslında röportaj, AKP’nin 12 yıllık dış politikasının nelere mal olduğunun da bir özetiydi. Tabi Davutoğlu her zamanki pişkinliğiyle kendilerini ‘akladı ve yüceltti’. Aynı gün ABD, Erbil’e ilerleyen IŞİD’in mevzilerini vurdu. Yine aynı gün İsrail’le Filistin arasındaki 72 saatlik ‘ateşkes’ sona erdi, İsrail saldırılarını kaldığı yerden sürdürdü. Saydığımız bu gelişmelerin hepsi aynı gün içerisinde oldu. Zamanlamayı manidar bulmuyoruz. Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin, büyük karları ve çıkarları uğruna bölgemizi nasıl bir kaosa sürüklediklerini dikkatinize sunuyoruz.

Stratejik Derinlik(!)

Davutoğlu söz konusu röportajında şunları dile getirdi: “Maalesef muhalefet partilerimiz bunun hala idrakinde değiller ama Türkiye'nin çevresinde şu anda 8 ülke bir şekilde idare krizi yaşıyor. Bir kısmı yoğun yaşıyor artık merkezi hükümetler toraklarını kontrol edemez haldeler. Etrafımızda bir yangın çemberi var. Etrafta bu kadar kritik bütün devlet çözülürken Türk devleti kendi içinde bir güç biriktiriyor. Biz bunu riske edemeyiz. Birçok çevreler Türkiye'yi de kaosa sokmak isteyebilirler ama iç refleksimiz çok kuvvetli. Böyle kritik bir aşamada kamuoyumuzun provakatif haberlerden mesela Türkiye ile IŞİD ilişkisi gibi son derece mantık dışı hiçbir gerçek veriye dayanmayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni problemin parçası haline getirmeye çalışan yaklaşımlara karşı uyanık ve diri olmamız lazım.”

“IŞİD”diniz mi dediklerini?
Sanki; ABD’nin 2003’te Irak’a yaptığı işgale destek vermemiş gibi ve Mehmetçiğimizi Coni’ye kalkan yapacak olan teskereyi TBMM ‘den çıkarmak için yırtınmamış gibi.

Sanki; Suriye devletine karşı her türlü savaş kışkırtıcılığını AKP hükümeti yapmadı. El Kaide, El Nusra ve ÖSO gibi envai çeşit katil sürülerine her türü desteği vererek, komşu Suriye’nin kaosa sürüklenmesinde belirleyici rol oynamamış gibi.
Sanki; bölgemizdeki 24 Müslüman ülkenin haritasını değiştirecek olan, ABD’nin BOP projesinin ‘eşbaşkan’ı olduklarını onlarca kez ilan etmemişler gibi.

Kaldı ki AKP hükümeti Irak’ın parçalanmasında, Suriye’nin bölünme girişimlerinde öncü roller oynadı. Bunun yanında açılım siyasetiyle PKK ile ortaklık kurdu ve PKK’yi meşrulaştırdı. Irak’ın kuzeyinde kurulan Barzanistan ‘devleti’nin baş tanıyıcısı ve hamisi oldu.
NTV’ye verdiği röportaj ekseninde, Davutoğlu’nun IŞİD’e yönelik bakış açısını da birkaç maddede özetleyelim: İŞİD Irak’ta Sünnilere yönelik ayrımcılığa karşı bir öfke hareketi… IŞİD bir reaksiyon hareketi…IŞİD bir tepki çıkışı…
Zat-ı muhterem şöyle devam ediyor sözlerine: “Maalesef Sünni Türkmenlerle Şii Türkmenler arasında fitne tohumları ki bunda Maliki hükümetinin Şii Türkmenler üzerinden Sünni Türkmenleri baskı altına alması çabası da var, Şii Türkmenlerin radikalleşmesi çabası da var.”

AKP Türkiyesi’nin Rolü
Yukarıda belirttiğimiz, Davutoğlu’nun IŞİD’e olan yaklaşımı ile Türkmenlerle ilgili açıklamalarını beraber değerlendirmenizi istiyoruz. Çünkü iki değerlendirmede de AKP’nin kimlik beyanı var. Daha doğrusu, ikinci körfez savaşı öncesi AKP’yi iktidar yapan ABD emperyalizminin, AKP’ye bölgede biçtiği rol var. AKP’nin; Filistin meselesinden Suriye’ye, Suriye’den Mısır’a- Münafık Kardeşler-, Mısır’dan İran’a kadar politik hattını belirleyen ve hatta iç politikasında da esası oluşturan bu kimliktir. Kimliğini açıklıyoruz: Sünni İslamcılık! Evet… ABD görevlisi, İsrail’le askeri ve ticari ilişkileri yoğun bir Sünni İslamcılık…
AKP’nin 12 yıllık iç, dış, kültürel ve ekonomik politikalarının ortak kimliği emperyalizm güdümlü Sünni İslamcılık…
AKP’nin içerde “%50’yi zor tutuyoruz” diyerek toplumu kutuplaştırması da ve Alevi yurttaşlarımıza her fırsatta kin kusması da bu kimlik üzerindendir. Kısacası AKP iç politikada mezhepçilik yaparak, Türk devrimiyle yarattığımız Türk milletinin ortaçağ kimlikleri üzerinden çözülmesini sağlıyor ve ülkemizi gericileştiriyor.

Ortadoğu’da da AKP’nin rolü Sünni İslamcılık kimliği üzerinden yükseliyor. Bunu, kah yurdunu savunan Esad’a “Cuma namazını Şam’daki Emevi Cami’nde kılacağım.” sözlerini etmesinden, kah emperyalizme karşı direnen İran, Lübnan Hizbullahı, Suriye ve Maliki Irak’ına ‘Şia Hilali’ deyip meseleyi mezhepsel olarak göstermesinden anlıyoruz. RTE’nin ‘Rabia’ ve Filistin seviciliği, Irak’taki Şii Türkmenlerin çığlıklarına günlerdir kulak tıkaması da bundandır.

IŞİD: FRENKEŞTAYN
Başta ABD olmak üzere Batı emperyalizmi, işbirlikçileri AKP ve Körfez ülkeleri üzerinden bölgemizde yeni bir Frenkeştayn yarattı. Emperyalist planlar uğruna bölgemizde açıkça mezhep ve etnik kışkırtmalar sonucu savaşlar hazırlandı. ABD dün nasıl Taliban’ı yarattıysa, IŞİD de benzer bir şekilde peydahlandı. ABD’nin planı şuydu: “Önce Maliki gitsin. Yerine Sünnileri ve Kürtleri kucaklayacak yeni hükümet gelsin. Sünniler söz sahibi olunca, IŞİD’e verdikleri desteği çekerler. O zaman da örgüt zayıflar. Ve ABD havadan insansız hava uçaklarıyla IŞİD mevzilerini vurur.”

ABD, bölgedeki baş işbirlikçisi AKP hükümeti aracılığıyla IŞİD’ın Irak’ta ‘Sünni’ bölge yaratmasına onayladı. Şimdi ise yarattıkları canavar ‘kontrolden’ çıktı. Amerikan emperyalizmi ve AKP hükümeti bölgemizde bir kaos örgütlediler. Bu kaostan bütün Ortadoğu halkları gibi Türkiye halkı da maalesef etkilenecektir. AKP artık ciddi bir güvenlik sorunu haline gelmiştir.

Kerem Yıldırım

ulusalkanal.com.tr


Etiketler

Yorumlar

Bahattin Nazlı :

Yazıda eksik bulduğum bir konuyu belirteyim. Sanki ABD ve AKPnin Sunnilerin çıkarlarını savundukları anlamı çıkıyor. Yazarın böyle kastı olsuğunu sanmıyorum. Ancak başta belirttiğim gibi eksik kalmış. 1-ABD ve AKPnin Sunnici gibi görünmesi tamamen böl-yönet politikası gereği. 2- IŞİD siyaset ve kadro açısından yerel değil. 3- Yapısı tam bir gladyo yapılanması. 4- Bu örgüte muhtaç kalması ABD ve AKP nin zavallığıdır. 5- Bölge halklarının böyle ilkel düzeyde vahşi bir örgüte itibar etmediği görülmüştür. SONUÇ: Yazardan az da olsa farklı düşüncem. 1- Bölücülük son olarak Suriye' de yenilmiştir. Bu bütün bölgeye yayılıp bütün bölücü örgütler yok olacaktır. 2- Emperyalizm ve bölücülük yenilgiyi Suriye'de tatmıştır. Burdan geri dönüş yoktur. Bu devam edecektir.

lale akcan :

burada, abd'nin haarp projesini anımsatmak istiyorum. çünkü olan olay aynen haarp uygulaması.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar