banner864

'Demokratikleşme Paketi' topa tutuldu 16 Ekim 2013, 15:35

Platform üyesi hukukçular tarafından 15 günlük sıkı bir çalışma ile hazırlanan eleştirel raporda demokratikleşme paketindeki 19 madde ayrı ayrı ele alındı.
Sezim Özadalı

Ulusal Basın ve internet medyasının davetli olduğu basın toplantısı 2023 Lider Ülke Türkiye Platformu Dönem Başkanı Atilla Çakar’ın açılış konuşması ve rapor hakkında kısa bir bilgi vermesi ile başladı.

Daha sonra söz alan 2023 Lider Ülke Türkiye Platformu Hukuk Komisyonu Başkanı Avukat Uğur Tarhan raporu Av.Emin Özkurt, Av.Yunus Koçal, Av.Beyza Çakar, Av. Bahar Argın, Av.Oğuzhan Aydın, Av. Aslıhan Aydın, hazırlanırken izledikleri yöntemi ve her maddeyi ayrı ayrı ele alarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını dikkate alarak sonuca bağladıklarını belirtti.

ULUSLAR ARASI HUKUKLA KARŞILATIRILMALI

Bu başlıklar hakkında, hukuk tekniği açısından ve uluslar arası hukukla karşılaştırmalı olarak yapılacak değerlendirmelerin yanı sıra uygulamaların doğuracağı etkilerin neler olacağına dair öngörülerin de kamuoyuna sunulmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz diyen Uğur Tarhan sözlerine şöyle devam etti;

Demokratik kültürün temelinde sorgulama ve eleştiri olduğu kuşku götürmez bir gerçektir. Öte yandan toplumsal meseleler hakkında alternatif çözüm önerileri sunmak da kamu yararı açısından gereklidir.

Bu düşüncelerle demokratikleşme paketi hakkında hazırladığımız raporun, demokratik kültürün gelişimine katkı sunmasını temenni ediyoruz.

ANADİLDE EĞİTİM BİR HAK DEĞİL İMTİYAZ

Demokratikleşme Paketinde yer alan Farklı Dil ve Lehçelerde Propaganda, Özel Okullarda Farklı Dil ve Lehçelerde Eğitim Hakkı, Köy İsimlerindeki Yasal Engelin Kalkması, Q-X-W Harflerinin Kullanımının Serbestisi ne dair söz alan Avukat Oğuzhan Aydın Her ne kadar, yukarıda saydığımız başlıklara ilişkin olarak, anadilin kamuda kullanımının demokratik ve temel insani haklar arasında olduğu algısı topluma empoze edilmeye çalışılsa da, gerek Türk Anayasa Tarihi ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları bunun aksini işaret etmektedir.Anayasa tarihimizi incelediğimizde, 1876 tarihli Kanuni Esasi , 1924, 1961, ve 1982 Anayasalarında devletin resmi dilinin Türkçe olduğunu görmekteyiz. Kanuni Esasi’nin yürürlüğe girdiği 1876 tarihi itibariyle, Osmanlı İmparatorluğu gibi birçok farklı etnik grubu barındıran bir yapıda dahi devletin resmi dilinin Türkçe olması son derece dikkat çekicidir.
Sözlerine AİHM kararlarını gerekçe göstererek devam eden Oğuzhan Aydın Anadilde eğitimin bir hak değil imtiyaz olduğu ve mevcut Anayasa çerçevesinde hayata geçirilmesinin hukuka açık şekilde aykırı olduğu tartışmasızdır dedi.

SEÇİM SİSTEMİ VE HAZİNE YARDIMI YAPILMALI SEÇİM BARAJI %5 ÇEKİLMELİ

Seçim Sistemi ve Hazine Yardımı başlığı hakkında 2023Türkiye Platformunun görüşlerini ortaya koyan Avukat Emin Özkurt önerilen sistemlerin temsilde adaleti sağlamayacağını varolan seçim sisteminin de darbe ürünü olduğunu söyleyerek % 10’luk seçim barajının % 5 ‘e çekilmesi gerektiğini söyledi. Pakette siyasi partilere üye olma konusunda da eşitsizlik bulunduğunu belirten Özkurt; Bu düzenlemenin sakıncaları saymakla bitmeyecektir. Zira yargı görevini yaparken tarafsız olması gereken hakim - savcılar ve yüksek yargı mensuplarının bir siyasi partiye üyelikleri, verecekleri her türlü kararda tarafsızlıklarının sorgulanmasına yol açacak olup, bu durum yargı bağımsızlığını ciddi şekilde manastır, tüm dünya Süryanileri için kutsal olan Turabdin Bölgesin içinde yer almakta olup, Mor Gabriel, Süryaniler’in din adamı yetiştiren ‘’Kudüs’’ü niteliğindedir.Manastır arazisi daha önce yargıya konu olmuştu" dedi.

HUKUKTA KARMAŞA VE BELİRSİZLİK VURGUSU

Özkurt"Bu paketle gelen düzenlemeyle; Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki 15 üyeli Vakıflar Meclisi arazinin iadesine karar verdi. Vakıf, bu kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde taşınmazı kendi vakıfları adına, Deyrulumur Süryani Manastırı Vakfı adına tescilini gerçekleştirebilecekler ve süreç bu şekilde tamamlanacaktır. Ancak burada, Yargıtayca, buranın vakfa ait olmadığına dair verilmiş bir karar var. Mor Gabriel Manastırının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne müracaatı ile yargı kararı aynı zamana denk gelmektedir.Vakfın bu kararından sonra da yargı yolu açık bulunmaktadır. Taraflar veya ilgililer bunu mahkemeye götürebilirler.Burada belirtilmesi gereken bir diğer husus ise şudur; kişisel bir hak olan ve gerek Anayasa ile gerekse Avrupa İnsan Hakları Protokolüyle düzenlenmiş ve korunmuş olan Mülkiyet Hakkı bir lütuf aracına dönüştürülmüştür ve hukukta karmaşa ve belirsizlik yaratmıştır" diye sözlerini tamamladı..

Raporun açıklanmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan 2023 Lider Ülke Türkiye Platformu Dönem Başkanı Atilla Çakar Türkiye’nin gündemini meşgul eden meselelere dair görüşlerini bundan sonra da basınla paylaşacaklarını belirterek katılan medya mensuplarına teşekkür etti.


Etiketler

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar