banner864

Doğu Perinçek, Fikret Otyam'ı anlattı 09 Ağustos 2015, 15:02

Vatan Partisi üyesi ve Aydınlık Gazetesi yazarı, değerli aydınımız ressam Fikret Otyam’ın vefatı üzerine Doğu Perinçek’in kamuoyuna yaptığı açıklama şöyledir:

Milletlerin de duyguları vardır.

Milletimizin yüreği, ciğeri, canı, dili, elidir Fikret Otyam ağabeyimiz.

Hiç kimse, Anadolu insanının aşkını, meşkini, sevinçlerini, gülüşlerini, göz yaşlarını, şakasını, cilvesini, öfkesini, isyanını, onun kadar yürekten yaşamamıştır.

Sevgisi de sövgüsü de, Anadolu toprağı kokar.

Bakışı, duruşu, seslenişi, yürüyüşü, o kadar bizdendir ki... O kadar candan ve o kadar içtendir ki...

Her mahalle ve köy kahvesinde, siz görmeseniz bile o vardır, çınarın altında bağdaş kurmuş size hikâyesini anlatmaktadır.

MASALDIR VE DESTANDIR

Fikret Otyam, binlerce yıllık bir tarihin içinde birikmiştir. Asya bozkırlarından çizmesinde tozuyla, sırtında sazıyla gelen Dede Korkutlar, Hacı Bektaşlar, Yunus Emreler, Kazak Abdallar, Evliya Çelebiler, Aşık Veyseller, Yemen ellerinde kalan şehit, İzmir’e giren süvari, Nâzım Hikmet, Orhan Kemal, Rasin, Abidin Dino, Madımak’ta yakılan gelin, Arslanlı Yol’da yürüyen devrimci; hepsi ama hepsi Fikret Otyam’ın bilincinde dernek olmuştur.

Çok görmüş, nice maceralardan geçmiş, acılarla pişmiş, yedi ateşten geçmiş, vurulmuş ve kırılmış, ama boyun eğmemiş bir halkın tarihin içinden ve dışından getirdiği her şey, O’nun varlığında toplanmıştır. Masaldır, efsanedir, destandır, Bekri Mustafa’nın hicvidir, Nasrettin Hoca şakasıdır, bilmecedir ve şiirdir bütün hayatı.

AĞABEYİMİZDİR VE KİRVEMİZDİR

Hepimizin ailesindedir, babamızdır, anamızdır, dayımızdır, ağabeyimizdir ve kirvemizdir.

Onun kadar sohbeti tatlı bir Adem oğluna kimse rastlamamıştır.

Doğaldır ve hâlâ doğanın içindeki insandır.

Bir ayağı Fırat suyunda serinlenir, öbür ayağı Ergene ırmağında.

Bir kucağında Urfa’nın ceylanları, öbür kucağında Ankara’nın keçileri.

Sofrasında ve yüreğinde herkese ama herkese, erdemlisine ve günahkârına, ayakta kalana ve düşküne, diriye ve yaralıya, herkese ve herkese yer vardır.

Başı pare pare dumanlıdır, bakışları Anadolu güneşi gibi sıcak. Beyni ve elleri, doğurgan ve yaratıcı.

BESMELEMİZDİR
Yazdıkları, boyadıkları, söyledikleri, geçtiği ırmak, çıktığı yokuş, koskoca bir insanlığa mirastır.

Ocağın adamıdır, örgütlüdür, partilidir, kırk yıllık Aydınlıkçıdır. Dergâha kırk yıl ateş taşımış, odunun bile eğrisini sokmamıştır.

Başına çöken Azrail, ondaki çalışma ateşini söndürememiştir. Yaşamak, iş yapmaktır Fikret Ağabey için.

Biraz önce Filiz’le konuştum, Diyaliz makinesine bağlanmış o ermiş, daha dün “Aydınlık’a yazmaya başlıyorum” diyormuş.

Her başlangıcı besmeledir. Hatırasıyla her işimizi âsan eder. Bize o besmelesini bırakmıştır.

NEFESİMİZDİR VE YÜREK ATIŞLARIMIZDIR

Son sergisine, “Ankara’ya Elvedâ” adını vermişti. Olmaz dedim, “Ankara’ya Merhaba” olsun.

O buluşmamızda dayanamadım, göz yaşlarımı sakladım.

En son Antalya’da artık vedâ görüşmemizdi. Gülüyoruz ama ikimiz de farkındayız, belli etmiyoruz, edep ve erkân öyle çünkü. Doya doya sarılamadım ağabeyime, “nereye gidiyorsun” diye soramadım kirveme.

Toprak kokan o efsane, şimdi toprağa dönüyor, Anadolu’nun bağrına...

Hangi bilinç, hangi yürek, Fikret ağabeye elvedâ diyebilir...

Hangi ciğer, onsuzluğa dayanabilir.

Binyılların erenlerinden kalan nefestir.

Nefesimizde ve yürek atışlarımızda o vardır.

ulusalkanal.com.tr

Yorumlar

Hasan Irgatlar :

Fikret Otyam; Bingöl'ün Şerevdin dağlarında Beritiyanların sorunları ile ilgili araştırmalar yapıyordu. Mevsim yaz hava sıcak ve ramazan orucu Bingöl'de her yer kapalı. Fikret Otyam dağda dönmüş kaldığı Dağdelen oteline gitmiş. Yorgun ve çok da susamış. Resepsiyonda "bir su alsam ayıp olur mu?" der resepsiyon görevli cevap vermez. Otyam suyu alır ve merdivenlerden odasına çıkarken, arkasında resepsiyon görevlisi "ayıp olmaz ama günah olur" diye söylenir. Fikret Otyam ertesi gün Cumhuriyet gazetesinin ikici sayfasında yazdığı yazısındaki şu cümlesini .hiç unutmadım. "Dağdaki kurtlardan kopardıklarını şehirdeki kurtlara kaptıran Allahlın vekilleri. Bingöl'de Dağdelen Oteli Elazığ'da Beritiyan Otellerin sahipleriydiler.

Can demir Koçak :

Allah rahmet etsin yılmaz bir aydınlık savaşçısı dönmez bir vatanperver idi.mahsuniye Hacıbektaş komşu olmaya gitti yolu açık olsun.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar