banner864

El Kaide'ye dokunulamıyor 28 Kasım 2013, 11:10

Kolluk kuvvetlerinin tespit ettiği El Kaidecilerin 'Türkiye içinde suç işlemedikleri' gerekçesiyle yakalanamadıkları ve ellerini kollarını sallayarak gezdikleri ortaya çıktı
 Ceyhun Bozkurt

Suriye'de kan döküp, Türkiye'ye kaçan El Kaidecilerin "hukuki boşluk" bahanesiyle ellerini kollarını sallayarak gezdiği ortaya çıktı. Kolluk kuvvetlerinin de bu teröristleri tespit ettiği, ancak “Türkiye içinde suç işlemedikleri” gerekçesiyle yakalayamadığı belirtildi. AKP Hükümeti'nin Suriye ile ilişkileri koparmasının da, bu skandalda etkisi oldu. Suriye'deki olaylar başlamadan önce devrede olan "Suçluların iadesine ilişkin anlaşma" da, iki ülke ilişkileri kopunca devre dışı kaldı. Ekim ayında silahlarıyla gelip Jandarma'ya teslim olan ve silahları alınıp mahkemeye sevk edilen 85 militandan da sadece 1'i tutuklandı.

İstihbarat var, operasyon yok

El Kaide'nin Suriye kolu El Nusra örgütü militanlarının Türkiye'den bu ülkeye geçiş yaptığı haberlerinin ardından, bu örgüte yapılan silah sevkiyatları gündeme geldi. Güvenlik güçleri, bu örgüte karşı kolluk kuvvetlerinin elinin kolunun bağlı olduğunu ifade ediyor. Güvenlik kaynakları, Türkiye içinde somut bir suç olmadığı sürece yasal çerçevede bulunanlara karşı işlem yapılamadığını aktarıyor. Buna göre, El Nusra militanları, kolluk kuvvetleri tarafından tespit ediliyor, bu militanların takipleri gerçekleşiyor, ancak Türkiye içinde suç işlemedikleri için derdest edilemiyor. Bu yönde Suriye'den de, bu militanların iadesi talep edilemiyor. Çünkü, Suriye ile yapılan "Suçluların İadesi Anlaşması", AKP politikalarıyla bu ülke ile ilişkilerin kopması nedeniyle devre dışı kaldı. AKP Hükümeti, Suriye yönetiminin sunduğu, teröristlerin işledikleri suçların delillerini ise dikkate almıyor. 

Geçmişte Suriye, bu anlaşma çerçevesinde, yakaladığı PKK militanlarını Türkiye'ye iade ediyordu. İlişkilerin bozulmasından sonra bu iadeler de durdu.

Turist teröristler

Güvenlik kaynaklarının aktardığına göre, sistem şöyle işliyor: Yurdışından yasal yollarla adam getiriyorlar ve yine yurtdışında çatıştırıyorlar. Adamların pasaportu bulunuyor. Ya vizesi var, ya da vize istenmeyen bir ülkeden geliyor. Yani Türkiye'de bulunmaları açısından hiçbir sıkıntı yok. Türkiye içinde suça karışmadıkları sürece, gözaltı veya tutuklama söz konusu olmuyor.
Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, “Türkiye Suriye'ye terör gruplarının geçişine izin veriyor” şeklindeki suçlamalara ilişkin Batılı diplomat ve gazetecilere şu gülünç savunmayı yapıyor: 
“Türkiye'ye her yıl milyonlarca turist geliyor. Biz bütün turistleri bu açıdan kontrol edemeyiz ki. Bu insan haklarına aykırı olur!”
Hatay Baro Başkanı Sinan Adnan Akgöl, bu tür terör örgütleriyle mücadelede delil olması zorunluluğuna dikkat çekerek "Bu çerçevede mücadele etmek çok zor" ifadesini kullandı.

Silahlı 85 militandan sadece 1'i tutuklandı


TSK'dan yapılan açıklamaya göre, Kilis/Öncüpınar 4'üncü Hudut Bölük Komutanlığı sorumluluk bölgesinde, 15 Ekim Salı günü sınırı geçerek teslim olan 85 Kuzey Kasırgası Tugayı mensubundan sadece biri tutuklanmıştı. Aydınlık'ın Kilis Cumhuriyet Savcılığı'ndan edindiği bilgiye göre, tutuklama gerekçesi de 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet etmek. Bunun dışında 84 kişi, Öncüpınar Gümrük Kapısı'ndan sınır dışı edildi.

Türkiye terörle mücadelede uluslararası sözleşmelere taraf

Ancak Türkiye, terörle mücadele kapsamında 12 uluslararası sözleşmeye taraf olmuş bir ülke. Bu sözleşmelerden bazıları şöyle:
- Plastik Patlayıcıların Tespit Edilmesi Amacıyla İşaretlenmesi Hakkında Sözleşme 1 Mart 1991 tarihinde Montreal’de imzalanmıştır. Uçaklara yönelik sabotaj eylemlerinin önlenebilmesi için plastik patlayıcıların tespit edilebilmesi amacıyla kimyasal maddelerin işaretlenmesine yöneliktir.

- Terörist Bombalamaların Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi 1997 tarihli BM Genel Kurul Kararı Patlayıcı maddelerin öldürme, yaralama veya kamu mallarına ciddi zarar verme amacıyla gayrıkanuni olarak kullanımının yasaklanmasına yöneliktir.

- Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi (1999) Taraf devletlere, hangi şekilde olursa olsun, doğrudan ya da dolaylı olarak, terörist eylemleri işlemek için veya bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde kullanılacağını bilerek, kasten mali kaynak temini ve toplanmasını spesifik olarak suç haline getirecek yasal düzenlemeler yapma yükümlülüğü getirmektedir.

- Nükleer Terörizmin Önlenmesi Sözleşmesi (2005) Taraf devletlerde radyoaktif madde ve nükleer araçların dahil olduğu terörist eylemlerin önlenmesi, faillerinin kovuşturulması, cezalandırılması ve bu kişilerin iade edilmesine imkan tanımakta, taraf devletler arasında işbirliğinin artırılmasını amaçlamaktadır.

Aydınlık

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar