banner864

Gaziden Tayyip Erdoğan'a şok soru! 01 Aralık 2014, 13:58

Hükümet, vatan ve millet uğruna kolunu, bacağını kaybeden gazilerimize en ucuz protez ve tekerlekli sandalyeyi layık gördü. Gaziler soruyor: O sarayları bize vermediğiniz protez paralarıyla mı yaptırdınız?
AKP iktidarında toplumun her kesimi acılar çekti. Ancak en fazla aşağılanan, haksızlığa uğrayanlar gazilerimiz ve şehit yakınlarımız oldu.

Hayatlarının baharında, vatan savunması için kollarını, bacaklarını, gözlerini kaybeden kahraman Mehmetlerimizi polise dövdürdüler. Yerlerde sürüklediler. Bir AKP’li Bakan çıkıp “Birkaç Mehmet öldü diye Meclis mi toplanır!” diyebildi.
Devlet kendi gazisini fişledi bu süreçte. Evet! Hayatlarını gözlerini kırpmadan tehlikeye atan kahraman gazilerimizi fişlediler. Haklarında dosyalar oluşturdular. Sakıncalı ilan ettiler. Hatta Recep Tayyip Erdoğan, gaziliğin bir sektör haline geldiğini söyleme cüretinde bulundu.

Oysa gazilerimiz, bu ülkenin birliğinin ilelebet payidar kalacağının göstergesi. Onlar, vatan ve millet sevgisinin ne olduğunu gösteren onur timsalleri. Her türlü saygıyı hak ediyorlar.
İzmir’den gazi Bülent Kocaoğlan’ın durumu basına yansıdı. Kahraman gazimiz, terörle mücadele ederken mayına basarak bacağını kaybetmiş. Yıllarca kullandığı protez işlevini yitirince yeni bir protez almak istedi. Ama bürokratik engeller sebebiyle bankalar gazimizin protezine haciz koyacaklarını bildirdiler.

‘İLERİ TEKNOLOJİ KULLANAMAZ’
AKP 1 Ekim 2014 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yaptığı değişikliklerle Gazilerin protez hakkına kısıtlama getirdi. Yeni uygulamada AKP iktidarı, “SUT listesinde belirtilen protez-ortezi karşılarım ancak listede yer almayan ileri teknoloji ürünleri karşılamam” diyor.

Ertan Acır... 1986 yılında Kayseri Hava İndirme Tugayı’nda görevliyken yaralandı. 28 yıldır tekerlekli sandalyede yaşıyor. Gazi Acır, bir de şehit babası. Yetim olduğu için babalık ettiği yeğeni Duyal Ceylan, 30 Kasım 2012 tarihinde Şırnak ili Beytüşşebap ilçesinde mayına bastı, şehit oldu.

Doktorunun önerdiği sağlığına uygun tekerlekli sandalye, 14 bin lira. SGK bunun yalnızca 250 lirasını ödüyor. Gazi Acır diyor ki, “Hiçbir zaman devletimizi ve milletimizi zor duruma düşürecek şeyler istemedik. Devletimizde yoksa önemli değil. Protezlerimizi, tekerlekli sandalyelerimizi almayız. Yalnız birileri en son model uçaklara, milyon dolarlık makam araçlarına binecek, padişah gibi saraylar yaptıracak sonra biz gazilere en kötü protez-ortez ve tekerlekli sandalyeyi layık görecek! Biz vatan için kollarımızı, bacaklarımızı, gözlerimizi vermişiz. Bize vermedikleri protezin parasıyla saraylar yaptırıyorlar.” Gaziler için hiçbir şey yapmayanlar laf oyunlarında ise çok mahirler. SUT’ta “Gazilerin diş implantları karşılanır” diyor. Oysa gerçek yazıldığı gibi değil. Yalnızca ağzından yaralanan gazinin diş implantını (yapay diş) karşılıyor. O da 8 dişe kadar. Çünkü SUT’a göre en fazla 8 dişe implant yapılabiliyor. Gazi, çenesinden vurulduysa ve 15 dişini kaybettiyse devlet diyor ki, “8 tanesini yaparım gerisine karışmam!” Bitmedi. Hükümet “Her bir diş için 700 TL öderim” diyor. Oysa bir diş piyasada ortalama bin 500 TL’ye yapılıyor. Hükümetin, gazilerin diş implantlarını ödediği iddiası koca bir yalan.

ÖNCE SORUNLARI ÇÖZSÜNLER

Başbakan Ahmet Davutoğlu, bu ülkeyi bölenlerle, parçalayanlarla, satanlarla pazarlık yapacağına ilk önce şehit ailelerinin ve gazilerin sorunlarını çözmelidir. Analar ağlamasın, kardeşlik, barış, vatandaşlık vb üzerinden yapılan tartışmaların altında aslında milletimize dayatılmak istenen bu açılım projesinin aslı nedir, nereden çıkmıştır? Ülkemizi bölmek isteyen, binlerce yurttaşın kanını döken terör örgütüne hangi tavizler verilmiştir? Şehit kanları üzerinden, millet adına hangi pazarlıklar yapılmıştır? Bunlar aydınlatılmalıdır.

Gaziden mektup var: Tanıtım kartları onur kırıyor
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gazi ve Şehit Yakınları için yeni bir tanıtım kartı çıkarttı. Ama kartta tanımlar net değil. Aynı kartta “gazi”, “şehit yakını”, “vazife malulü” vb ifadeler yazılı. Bu karta bakarak sahibinin neden o karta sahip olduğunu anlayamıyorsunuz. Ben gaziysem beni tanıtan kartta “Gazi”, şehit yakınıysam “Şehit yakını” yazmalı.
Ayrıca Bakanlığın çıkardığı kartta kırmızı büyük harfle ÜCRETSİZ yazıyor! Ücretsiz olan ne? Kartı almak mı ücretsiz? Gazi olmak mı ücretsiz? Şehit Yakını olmak mı ücretsiz? Bu ifade gazilerimizi ve şehit yakınlarını rencide ediyor; onurlarını kırıyor. Gazilerimiz ve şehitlerimiz bu ülkenin gerçek sahipleridir. Onların onurunu rencide edecek ifadeler kullanmayacaksın. Ücretsizden kasıt toplu taşıma araçlarıysa standart bir Gazi kartı bastıracaksın ve Türkiye’nin her yerinde aynı kart geçerli olacak. Üzerine ücretsiz falan yazmayacaksın. Ancak hükümetin kullandığı dille ilgili bu. Biri çıkıp şehide kelle derse Bakanlık da gazi kartına “ücretsiz” yazar.

SAYGIYI ÖĞRETECEĞİZ
Bizim mücadelemiz aslında bir zihniyeti değiştirmeye yönelik. Bizler, gazilerimizin protez, ortez ve araç gereçlerinin fiyatlarının sınırlandırılmasına karşı da mücadele edeceğiz.

Gazilerimize ve şehit ailelerine sağlanan hiçbir imkân ortaya konan büyük fedakârlığın karşılığı olamaz. Ama en azından gazilerimize yönelen ve AKP tarafından yürütülen nefret politikaları bir nebze olsun durdurulabilir. Gazilerin ve Şehit yakınlarının gasp edilen haklarının savunucu olacağız. Ama daha önemlisi Gazilerimize ve şehit yakınlarına adı başbakan da olsa herkesin saygı göstermesi gerektiğini öğreteceğiz.

Gazi Ast Subay Koray Gürbüz
Aydınlık


Etiketler

Yorum Gönder