banner864

Genelkurmay Askeri Savcılığı F tipi örgüt soruşturmasında takipsizlik kararı verdi 21 Mayıs 2015, 19:34

TSK'daki F tipi örgüt yapılanmasına ilişkin 2010'dan bu yana askeri savcılıkta yürütülen soruşturma kapandı. Soruşturmayı yürüten hakim binbaşı Kurtuluş Kaya takipsizlik kararı verdi.

Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın 31 şüpheli hakkında yürüttüğü soruşturma, 28 Ocak 2009'da Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç'ın emri ile başlatılmıştı. Şüpheliler, sahte ihbar mektuplarını gönderen ya da sahte belge üreten ekibin parçası olmakla suçlanıyordu.

5 yıl İzmir'deki yürütülen soruşturma, bazı şüphelilerin amiralliğe terfi etmesinin ve soruşturma savcısının değiştirilmesinin ardından Genelkurmay Askeri Savcılığı'na devredilmişti.

Oda TV'nin haberine göre, Askeri Savcılık, iddia sahipleri ve tanıklar ile daha önce ifadeleri alınmayan şüphelilerin ifadesine başvurdu. Bazı kurumlara da yazı yazan hakim binbaşı Kurtuluş Kaya'nın takipsizlik kararında dikkat çekici ifadeler yer aldı.

Takipsizlik kararına göre, iddialar MİT ve Emniyet'e soruldu. Emniyet Genel Müdürlüğü, "herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını", MİT Müsteşarlığı ise "şüphelilerin herhangi bir cemaat, tarikat veya benzeri bir yapılanma içerisinde yer aldıklarına dair bilgi olmadığı" ifade etti.

Tanıklardan Betülhan Kahraman, Albay C.E.'nin kendisini ABD'de ve İstanbul'da iki kez Fethullah Gülen'le görüştürdüğünü, bu konuda komutanlarına ve Deniz Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı'na bilgi verdiğini açıklamıştı. Takipsizlik kararında, bu bilginin Deniz Kuvvetleri'ne sorulduğu ancak Komutanlığın "hiçbir bilgi/belge yok" yanıtı verdiği ifade edildi. 

Askeri Savcılık kararında, tanık Betülhan Kahraman'ın mesleki rekabet nedeniyle Albay C.E.'yi suçladığı belirtildi. Kararda, Betülhan Kahrman'ın 2007 yılında cinsel içerikli görüşme ve konuşmalarının yer aldığı bir CD'nin üst komutanlıklara gönderilmesi nedeniyle emekliye ayrıldığı hatırlatıldı.

Askeri hakim Kurtuluş Kaya, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan askerlerin somut bilgi ve belge sunmadan iddialarda bulunduklarını, özellikle terfiler konusunda rakipleri olan personeli suçladıklarını savundu.

Takipsizlik kararında, şüphelilerin askeri belgeleri tahrif ettiğine, yalan şikayette bulunduğuna, suç işlemek amacıyla bir araya geldiklerine, hukuk dışı bir hiyerarşik yapılanma içerisinde olduklarına dair yeterli delil bulunmadığı belirtildi.

ulusalkanal.com.tr

Yorum Gönder