banner864

Gündemi sarsacak yeni bir ses kaydı daha 27 Mart 2014, 13:27

Yerel seçimlere az bir zaman kala Türkiye ile Suriye arasında gerilen ipler, savaş ihtimalinin kamuoyunda yüksek sesle konuşulur hale gelmesine neden oldu. İnternete sızdırılan Suriye ilgili son ses kaydı ise bomba etkisi yaratacak cinsten.
Seçime sayılı günler kala internete ses kayıtları sızdırılmaya devam ediyor.

Video paylaşım sitesi YouTube'a 'secim gudumu' adında bir hesapla yüklenen son ses kaydında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ferdidun Sinirlioğlu ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'e ait olduğu iddia edilen dört ses, Suriye ile savaş yaratma ihtimallerini konuşuyor.

'Ortam dinlemesi' olduğu iddia edilen ses kaydında Ahmet Davutoğlu'nun "'Başbakan, bu (Süleyman Şah Türbesi) bir imkan gibi değerlendirilmeli bu konjoktürde' dedi" ifadelerini kullandığı belirtiliyor. Ses kaydında Hakan Fidan'a ait olduğu öne sürülen sesin ise "Gerekirse Suriye'ye dört adam gönderirim. Türkiye'ye 8 füze attırığ savaş gerekçesi üretirim, Süleyman Şah Türbesine'de saldırtırız" dediği iddia ediliyor. Feridun Sinirlioğlu'nun "Ulusal güvenliğimiz son derece pespaye ucuz bir iç politika malzemesi haline geldi" dediği iddia edilen ses kaydında, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in "Direk savaş sebebi yani yapacağımız iş direk savaş sebebi" dediği öne sürülüyor.


Ahmet Davutoğlu: Yalnız diğer şeyi yarım kaldı ben tam anlayamadım. Dışişleri yapması gereken ne? Yok şey için söylemiyorum. Bizim yapacağımız başka şeyler var. Eğer buna karar verirsek bizim bugün Birleşmiş Milletlere Suriye rejiminin İstanbul konsolosluğuna her hangi şey gerekirse bir bildirimde bulunmamız gerekiyor değil mi?

Feridun Sinirlioğlu: Yalnız orada harekata karar verirsek, sürpriz etkisi olması lazım yani. Böyle bir şey yapacaksak. Ne yapacağımızı bilmiyorum da neye karar verirsek verelim önceden haber verirsek doğru olmaz.


Ahmet Davutoğlu: Yav tamam da onun bir hazırlığını yapmak lazım, Uluslararası hukuk açısından açığa düşmemek için, içeride cumhurbaşkanıyla konuşurken aklıma geldi, bizim Türk tankı girdiğinde zaten girmiş olmuyor muyuz?


Yaşar Güler: Girmiş oluruz.


Ahmet Davutoğlu: Hayır şimdi uçakla girmekle tankla girmek arasında...


Yaşar Güler: Suriye başkonsolosluğuna şu belki söylenebilir, IŞİD şu anda zaten rejim ile beraber çalışıyor, oradaki bir Türk toprağıdır. Oraya kesinlikle


Ahmet Davutoğlu: Ama söyledik. Bu konuda daha önce nota verdik.


Yaşar Güler: Suriye'ye.


Ahmet Davutoğlu: Evet kaç defa nota verdik. Onun için açıkçası ben Genelkurmak Başkanımızın bizim bakanlıktan beklentisini bilmek isterim.


Yaşar Güler: Belki bunu kastediyordur, ben bilmiyorum, Hakan bey ile görüşmüş.


Hakan Fidan: Yani bu kısmını söyledi de sonra detayına girmedik.


Yaşar Güler: Belki bunu kastediyordur yani Suriye'ye bir note.


Hakan Fidan: Belki de koordine görevi dış işlerinindir.


Ahmet Davutoğlu:
Koordine iç savaş diplomasiyi koordine ederim ama askeri


Feridun Sinirlioğlu:
Ben orada da söyledim. Bir kere durum farklılaştı. Bir kere IŞİD'e dönük harekatın uluslararası hukuk zemini var. Bunu El-Kaide diye tanımlayacağız, El-Kaide çerçevesinde orada bir sıkıntı yok. Ayrıca hele şimdi iş Süleyman şah Türbesine gelince aten ülke toprağını savunma söz konusu.


Yaşar Güler:
Bizim o konuda bir sıkıntımız yok.


Hakan Fİdan: O olduğu andan itibaren içeride bir çok bomba patlar. Sınır kontrol altında değil,


Feridun Sinirlioğlu:
Yine içeride bomba momba tabi tabi onları yapacaklar. Ama 3 sene önce konuşmamızı hatırlıyorum.


Yaşar Güler: İvedi olarak Hakan Beyin desteklenip silah ve mühimmatı muhaliflere ulaştırmasını sağlamamız lazım. Sayın bakanla konuşmanız lazım. İçişleri bakanımız, savunma bakanımız. Bunu konuşmanız lazım bir yere getirmeniz lazım sayın bakanım.


Ahmet Davutoğlu: Kuzey Irak'ta bir tehdit varken biz nasıl özel kuvvetleri devreye sokabildik? Orada da sokmalıydık. Oradaki adamları eğitmeliydik. Adamları göndermeliydik. Neyse biz bunu yapamayız ki, diplomaside ne ise onu.


Feridun Sinirlioğlu: Ben o zaman söyledim, o tankları nasıl soktuk paşam ya Allah aşkına, siz vardınız o zaman?


Yaşar Güler:
Hangi bizim şeyleri mi?


Feridun Sinirlioğlu:
Tabi yaa Irak'ta tankları nasıl soktuk? Nasıl soktuk? Özel kuvvetleri nasıl soktuk, taburları nasıl soktuk? Ben vardım işin içinde yaa. Hükümet kararı hiçbir şey yoktu, bir emirle soktuk. Gayet açık olarak söyleyeyim.


Yaşar Güler: Yani ben size katılıyorum. Bir defa yani onu tartışmıyoruz da. Ben Suriye'nin yapabileceği şu anda farklı şeyler var.


Ahmet Davutoğlu: Sayın Paşam, zaten adamların kapasitesini bildiğimiz için biz girmeyelim diyoruz.


Yaşar Güler: Şimdi bakın efendim. MKE bizim sayın bakanın emrinde değil mi efendim? Efendim yani şu anda parayla Katar mühimmat arıyor. Peşin para üretsin versinler. Sayın bakanın emrinde.


Ahmet Davutoğlu:
İşte burada entegre hareket edemiyoruz, koordine olamıyoruz.


Yaşar Güler: O zaman sayın Genelkurmay başkanı ile sayın bakanı aynı anda çağırsın sayın Başbakanımız. Yanında konuşsun efendim.


Ahmet Davutoğlu: Onun için Feridun Beyle biz yalvardık başbakana neredeyse beraber bir toplanalım bu işin gidişi kötü diye.


Yaşar Güler: Bir de kalabalık olmasın sayın bakanım. Zatıaliniz olsun, sayın savunma bakanı, İçişleri bakanımız bir de genelkurmay başkanımız dördünüz oturun. Bu kadar kimseye ihtiyaç yok. Çünkü oradaki ihtiyaç sayın bakanım silah ve mühimmar. Silah da değil mühimmar. Biraz önce konuştuk biz şimdi efendim. 1000 kişilik bir ordu kuruyoruz diyelim orada. Biz bunun asgari 6 aylık mühimmatını burada deoplamadan bu adamları oradaki muharebeye sokarsak sayın bakanım iki ay sonra bu adamlar bize döner.


Ahmet Davutoğlu:
Döndüler zaten şimdi.


Yaşar Güler: Döner sayın bakanım.


Ahmet Davutoğlu: Şeyden döndüler. Neydi o? Çobanbeyden döndüler.


Yaşar Güler:
evet. Evet efendim. Bu iş sadecehakan beyin sırtına kalmış bir konu olmuş yani. Olacak iş değil. Yani anlayamıyoruz biz yani. Neden?


Ahmet Davutoğlu:
O akşam hepimiz bir şeyde mutabık kalmıştık. Ben de tamam işte düzene giriyor işler. Bizim bu


Feridun Sinirlioğlu:
ertesi gün biz o MGK kararını yazdık. Sonra paşamla konuşup


Ahmet Davutoğlu: Bizim bu zaafımızı o kaadar iyi takip ediyor ki o güçler de. Ben burayı elde edeceğim dersin. Orada bunların bulunması risk unsuru dersin. Geri çekersin. Elde edersin. Oraya sağlamlaştırırsın. Askerini tekrar gönderirsin.


Yaşar Güler: Kesinlikle sayın bakanım. Kesinlikle haklısınız.


Ahmet Davutoğlu:
Değil mi? Ben böyle anlarım. Ama tahliye ettiğiniz anda bu bir askeri gereklilik değil bu bir başka bir şey.


Feridun Sinirlioğlu:
Küresel ve bölgesel jeopolitikte ciddi kaymalar var. Şimdi daha başka yerlere de yayılabilir. Bugün siz söylediniz, başkaları da destek oldu... Şimdi farklı bir oyuna doğru gidiyoruz. Bunları da görmemiz lazım. Bu IŞİD'ler gibi ne idüğü belirsiz yapılar manipülasyına kullanılmaya son derece açık yapılar. Bunlardan oluşan bir alana komşu olmak bizim için fevkalade hayati bir güvenlik riski yaratır. Ve işte içerideki işte PKK'ya karşı da biz Kuzey Irak'a girdiğimizde buraları patlatma ihtimalleri hep vardı zaten. Bu riskleri eğer biz iyi düşünü somut olarak ama şimdi sayın paşaımız da dedi yani.


Yaşar Güler: Sayın bakanım. Biraz önce zatıaliniz içerideyken onu konuştuk. Açık açık. Yani bu silahlı kuvvetler her dönemde sizlere lazım olan bir tool.


Ahmet Davutoğlu: Tabi canım. Sizin gıyabınızda da hep başbakan her yerde konuştuğumuzda ben akademisyen şeyiyle söylüyorum hard power olmadan bu topraklarda durulmaz. Ama hard power olmadan soft power olmaz. ( sert güç olmadan yumuşak güç olmaz)


Yaşar Güler:
Efendim.


Feridun Sinirlioğlu: Ulusal güvenlik politize edildi. Yani Türk tarihinde ben böyle bir şey hatırlamıyorum. İç politika konusu haline geldi. Artık tamamen ülke topraklarını, sınır güvenliğimizi, oradaki egemen toprağımızı falan savunmakla ilgili tamamen ulusal güvenliğimizle ilgili yaptığımız konuşmalar son derece pespaye, bir ucuz iç politika malzemesi haline geldi.


Yaşar Güler: Aynen bu durumda.


Feridun Sinirlioğlu:
Hiç daha önce böyle bir şey olmadıç. Maalesef yani.


Yaşar Güler: Yani ülke güvenliğinin bu kadar zirvedde olduğu bir noktada bir tane muhalefet partisi efendim size destek oluyor mu? Peki böyle ulusal bir güvenlik düşüncesi olabilir mi sayın bakanım?


Feridun Sinirlioğlu: Hi yani ben böye bir dönem hatırlamıyorum.


Yaşar Güler: Yani biz hangi konuda bir arada olabileceğiz. Yani böyle bir ulusal güvenlik olmadığımız halde hangi kouda beraber olabileceğiz. Hiç.


Ahmet Davutoğlu:
2012 yıl, 2011'de yapmadık. 2012 yazında bile cesur kararlar almış olsaydık


Feridun Sinirlioğlu:
2012'de en zayıf noktaydılar.


Ahmet Davutoğlu: Geri dönmüştü içeride Libya gibiydi yani. İçeride o iniyor bu gidiyor bu gidiyor falan ama bizi ilgilendirmiyor. Ama bazı şeyler


Yaşar Güler: Sayın bakanım yani bir yanlışlık olmasın yani 2011'de de bizim ihtiyacımız silah ve mühimmattı. 2012'de, 13'te ve bugün de. Aynı gene aynı noktadayız. Bunu mutlak surette bulup burayı da kurtarmamız lazım.


Ahmet Davutoğlu: Orası o kadar silah ve mühimmat gerek değil ki. İnsan unsurunu biz orada düzene sokamadağımız için.


Ortam dinlemesinin ikinci bölümündeki konuşmalar şöyle:


Yaşar Güler: Yani biz hangi konuda bir arada olabileceğiz. Yani böyle bir ulusal güvenlik olmadığımız halde hangi konuda beraber olabileceğiz. Hiç.


Ahmet Davutoğlu: 2012 yıl, 2011'de yapmadık. 2012 yazında bile cesur kararlar almış olsaydık.


Feridun Siniroğlu:
2012'de en zayıf noktadaydılar.


Ahmet Davutoğlu: Geri dönmüştü içerde Libya gibiydi yani. İçerde o iniyor bu gidiyor bu gidiyor falan ama bizim ilgilendirmiyor. Ama bazı şeyler


Yaşar Güler: Sayın Bakanım yani bir yanlışlık olmasın yani 2011'de de bizim ihtiyacımız silah ve mühimmattı. 2012'de, 13'te ve bugün de. Aynı gene aynı noktadayız. Bunu mutlak surette bulup burayı da kurtarmamız lazım.


Ahmet Davutoğlu: Orası o kadar silah ve mühimmat gerek değil ki. İnsan unsurunu biz orada düzene sokamadığımız için


Hakan Fidan: 2000'e yakın tır malzeme gönderdik biz oraya


Yaşar Güler: Bence orada silaha ihtiyaç yok. Benim şahsi görüşüm. Orada mühimmata ihtiyaç var. Evet efendim. Sayın Bakanım Hakan bey burada, bir tane general verelim dedik. Hakan bey burada sağolsun o başta kendisi istedi. Biz verelim dedik. Generali belirledik. General gitti.


Feridun Sinirlioğlu: Pratik olmak gerekirse savunma bakanımızın derhal bu millet için gerekli imzayı atması lazım. Tekrar başbakanımızın çok açık bir şekilde bu talimatı vermesi lazım.


Ahmet Davutoğlu: Esas beni bu bu gece


Yaşar Güler:
Bu gece efendim hiç sorunumuz yok.


Feridun Sinirlioğlu: Bu gece harekat emri verilmiş zaten


Yaşar Güler: Biz harekat yıldırım mesajı yayınladık. Hakan bey kendisi biliyordur belki.


Ahmet Davutoğlu: Hakan, tank göndermeye kalksa orada bunun komplikasyonları nedir?


Hakan Fidan:
Şimdi koordinasyon olmadan, güç dengelerini göze aldığımız zaman


Yaşar Güler: Zaten biz onun için MİT'in koordinesini istiyoruz sayın bakanım


Hakan Fidan: Silahlı insan varlığı ve kapasiteleri ile olmaz


Yaşar Güler: Yani biz onun için başından beri MİT'in koordinasyonu şart koşuyoruz. sayın bakanım. Yani sizin bu gece endişe edeceğiniz bir durum yok sayın bakanım. Bu gece de yok sonra da yok. ama bizim uzun vadede çözmemiz gereken iş var sayın bakanım


Ahmet Davutoğlu:
Şeyi ben opsiyonel hep düşünüyorum da adamları ikna edemedik. Biz tank sokma içeriye tahkim edeceğiz. O andan itibaren biz bir savaş halinin göz önüne almak ve onu yapmakla savaşa girmek arasında harekat işte harekat yapıyoruz.


Yaşar Güler: Direk savaş sebebi. Yani yapacağımız iş direk savaş sebebi


Hakan Fidan: Suriye ile bir savaş sebebi, değil.


Feridun Sinirlioğlu: Suriye ile bir savaş sebebi değil.


Yaşar Güler: Hayır adamlar


Hakan Fidan: Ama şimdi ben şuna geliyorum; şimdi biz iki iki daha 4 eder biliyoruz. Şimdi eğer biz, orada, oradaki şeyin bizim için bir anlamı stratejik manada yok, imaj vesaire var da... Şimdi biz eğer savaşa gireceksek biz bunu baştan planlayalım ve girelim. Yani şimdi benim..


Yaşar Güler: Biz başından beri bunu söylüyoruz.


Hakan Fidan: Yani benim kabul edemediğim şey şu; burada ben almıyım, şimdi biz silah kullanma, Süleyman Şah gibi bir türbe için silah kullanmayı şeye alıyoruz, yani işte vatan toprağının işte bu oda kadar yaklaşık 10 dönümlük bir yer için silah kullanmayı göz önüne alıyoruz, ordaki 22-28 tane askerimizin şeyi için, yahu kaçbin kilometre vatan toprağı var sınırda kaç milyon insanın hayatı için almıyoruz. Bakın bu mantık değil! Onu söliyim. Eğer biz silah kullanacaksak baştan bunu yapalım, Bu adamlar tehditse..


Feridun Sinirlioğlu: Şimdi bir gerekçesi var onun.


Hakan Fidan: Bunu gerekçe olarak kullanmak ayrı. O ayrı, o ayrı..


Yaşar Güler: Şimdi dışişleri hiçbir zaman diğerine bir gerekçe bulamaz. Buna bulur ama..


Hakan Fidan: Yav bakın ben size bir şey söliyim


Ahmet Davutoğlu: Laf aramızda başbakan telefonda bu (Süleyman Şah türbesine saldırı) gerektiğinde bir imkan gibi de değerlendirilmeli bu konjonktürde dedi yani


Hakan Fidan: Şimdi bakın bakın komutanım şimdi biz gerekçeyse gerekçeyi, ben öbür tarafa 4 tane adam gönderirim, 8 tane boş alana füze de attırırım. Problem değil o! Gerekçe üretilir. Olay böyle bir iradenin ortaya konması. Biz savaş iradesi ortaya koyuyoruz, her zaman yaptığımız şeyi, akıl yürütme hatasına düşüyoruz.


Feridun Sinirlioğlu: Şimdi şunu söyliyim, 10 dönümlük arazi. Burada 10 dönümlük bir yurt toprağı uluslararası hukukta çok sağlam bir gerekçe ayrıca meşruiyeti açısından da böyle bir harekatın IŞİD'e karşı bir harekatı yapıyor olmak bütün Dünya arkamızda olur. Bin kere onda hiçbir tereddüdünüz olmasın


Yaşar Güler: Hayır hiçbir tereddüdümüz yok.


Feridun Sinirlioğlu: Hayır ben hepimize söylüyorum. O konuda yani


Yaşar Güler: Yani biz oradaki kuvvetler 1 senedir hazır bekliyor sayın bakanım. Dün aldığımız bir tedbir değil, 1 yıldır orda adamlar


Hakan Fidan: Biz niye illa Süleyman Şahı bekliyoruz ben onu anlamadım.


Ahmet Davutoğlu:
Biz şeyi diplomatik olarak yapılabilecek herşeyi yaptık.


Feridun Sinirlioğlu: Gerekçe lazım sağlam gerekçe


Hakan Fidan:
Hayır ben gerekçe üretirim yaa gerekçe problem değil


Feridun Sinirlioğlu: Hayır gerekçe üretmek başka da ortada çok sağlam bir gerekçe var yaa


Hakan Fidan:
Gerekirse oraya da ( Süleyman Şah Türbesi) bir saldırı düzenleriz, oraya da, oraya da biz saldırtırız önden canım. Şey yaparız yani ben şeyi anlamaya çalışıyorum.


Feridun Sinirlioğlı:
Bunlar yapılır tabii gerekirse her şeyi yaptırırız da yani,


Hakan Fidan: Yani bu kadar şeyi kullanmaya biz hazırsak yerinde ve zamanında amacını biz belirleyerek yapalım biz


Ahmet Davutoğlu:
Hakan yani dediğin kadar, kastettiğin bir strateji eksikliği dolayısıyla bir gerekçe üretmek şeyiyse doğru haklısın. Yav şu adamlara karşı


Görevli: efendim şey olmadan


Ahmet Davutoğlu: Oraya geçicez tamam bak alın geliyorum. Bir daha Amerikan dışişleri bakanına eee sert tedbir alalım diyemezsiniz.


Hakan Fidan: Şimdi hocam bakın benim dediğim şu


Ahmet Davutoğlu: Adam der ki sen kendi toprağını bile savunmadın, efendim biz çoğu kere dostane görüştük aramızda, çoğu zaman Kerry bana aynen şunu söyledi peki siz kararınızı verdiniz mi dedi bu vurma ve şey yapma...


Yaşar Güler: Efendim biz verdik, 100 kere verdik. Amerikayla..


Feridun Siniroğlu:
Şimdi bakın 3 gün önce geçen gün Genelkurmay'dan bir şey olmuş, bu şey geldi kriz koordinasyon toplantısı yapmışlar. İlk defa ben görüyorum onu. Amerikalılar


Yaşar Güler: Hayır devamlı yapıyoruz onu!


Feridun Sinirlioğlu: Hayır hayır Amerikalılar bu toplantıda No Fly Zone planlarını dağıtmışlar. İlk defa bu toplantıda. Senin haberin var mı?


Hakan Fİdan: Şimdi ee benim çizdiğim nokta hocam şimdi bu kadar ciddi bir kararı biz böyle bir nedenden dolayı vereceksek Süleyman Şah türbesinden dolayı bu kadar böyle bir kararı vermeye biz hazırsak


Feridun Sinirlioğlu: Değil sadece Süleyman şah değil


Hakan Fidan: Yav ben bir şey söylüyorum, şimdi biz bunu vermeye hazırsak, biz şu ana kadar çoktan bu kararı vermiş olmalıydık. Elimizde tehdit ve menfaatlerden dolayı benim anlatmak istediğim bu. Yani devlet olarak acziyet, stratejik kararı


Ahmet Davutoğlu: Evet o kararı çok daha küçük ölçekte verseydik bugün bu tercile karşı karşıya kalmazdık.


Yaşar Güler: Hayır bir dakika biz bu kararı verdik,


Hakan Fidan: Uygulanmadı


Yaşar Güler: Kararı uygulayamıyoruz, yani çeşitli nedenlerle felç olmuş vaziyetteyiz yani sıkıntımız o anlamda sayın bakanım. Devletin enstrümanları çalışmıyor şu anda.


Ahmet Davutoğlu:
Ben şunu anlamam açık söyleyeyim, ben kendi kanadıma bakarım, aldığım devlet terbyesi gereği. Siz şunu kabul eder misiniz; dışişleri bakanlığında efendim bir takım siyasi tartışmalar yüzünden işler aksıyor...


Ahmet Davutoğlu: Şimdi böyle bir şey, meşru bir şey olmaz ki! herkes üzerine düşeni kararlı bir şekide sürdürecek. Dese ki sayın bakanım beni götürebilirler herkesi götürüyorlar dese bir büyükelçi ne yaparsın? Sen emekliye ayrıl yerine bu işi yapacak adam getiririz demez miyiz? Yani böyle bakılır olaya. Demokraside böyle işler...


Yaşar Güler: Sayın bakanım, çok haklısınız


Ahmet Davutoğlu: Şu anda devlet düzgün karar alabiken birkaç birimin ve birkaç kişinin üzerinde yürüyor ben bunu


Yaşar Güler:
Kesinlikle efendim kesinlikle


Ahmet Davutoğlu: Peki biz bundan cayacak mıyız yani?


Yaşar Güler: Hayır caymayacağız sayın bakanım caymayacağız.


Ahmet Davutoğlu:
Neyse peki öbür tarafa geçelim.


ulusalkanal.com.tr

Etiketler

Yorumlar

erkan :

hey gidi mustafa kemal atatürk , görüyorsun ülke kimlerin elinde ama sen rahat uyu atam hepimiz mustafa kemal'in askerleriyiz.kimseye hiçbirşey bir karış toprak dahi yedirtmeyiz.

erkan :

bu vatan hepimizin vatanı,toprağı savaş durumunda gerekirse hepimiz canımızı seve seve feda ederiz ama birileri kendi menfaatine birşeyler yapmaya çalışıyor artık yeter düşün türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının yakasından bir yol tutturmus gidiliyor bu yolun sonu yakında sandıkta bellı olacak!!

kc istanbul :

Hani tc pyd ye karsi turkiyeden silah tedarik etmiyordu hani oradaki mahsun insanlari oldurmek icin el kaideye ve muhaliflere yardim edilmiyordu...yemezler

Mehmet şahin :

bu ülkede ne yapılıyorsa kapalı kapılar arkasında değil halkın önünde açıklanmalı ülkeyi savaşa sokmak bazı oyunlara gelmek cehaletin ta kendisidir.

akin gokalp :

Bu kadar olmaz ya defolun bu sehit kanlariyla alinmis tertemiz vatanimizdan

Recep Bilici :

vatana ihanet eylemini tamama erdirecekler ama kılıf arıyorlar. şu konuşmaların acizliğine, zavallılığına bakar mısınız? bunlar ülkenin güvenliğinden sorumlu en önemli adamlar!

Tc izmir :

sadece yazıklar olsun baskada bisey demiycem

TC Yeliz :

ABD, Irak'ı işgal etmek için, 11 Eylül saldırılarını gerçekleştirip, kendi halkının canına kıyıp suçu El Kaide'ye atmıştı ki sonradan çoğumuz El Kaide'nin ABD'ye hizmet ettiğini öğrendik. ABD'ye hizmet eden istihbarat kurumu, hükümeti aynı mantıkla, kendi ülkesini vurup, halkının canına kıyıp, Türkleri zorla Suriye halkı ile savaştırma peşinde. Türkiye Cumhuriyeti AKP tarafından işgal adilmiştir!

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar