banner864

Her TaLeBe bir Deniz oldu 05 Mayıs 2014, 15:11

Tarihin kritik süreçlerinde liseliler sahneye çıkıverirler. Onları Kurtuluş Savaşında daha 15'indeyken cepheye giderken görmüştük. '80'lerde henüz 17 yaşında idam edilen Eren oldular. Haziran ayaklanmasında Berkin'in kardeşleriydiler, barikatları yıkmaya koştular
Türkiye Liseliler Birliği (TLB) üyeleri, nam-ı diğer TaLeBeler; Mithat Paşalardan, Namık Kemallerden, Resneli Niyazilerden gelen fedai geleneğinin en genç temsilcileri, Mustafa Kemal'in Askerleri ve bağımsızlık neferleri, Berkin Elvan'ın kardeşleri, düşenin dostu ve direnenin yarenleri, Türkiye'nin aydınlık geleceği...

19 Ekim 2013'te Ankara'da 40 ilden 200 temsilcinin katıldığı büyük bir toplantı ile kuruluşlarını ilan ettiler. Kuruluşlarının hemen ardından Anıtkabir'e ilk ziyaretlerini gerçekleştirdiler. Andımızın kaldırılmasına karşı Anıtkabir'de en gür sesle Andımızı okudular. Kendilerini, emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi veren, tüm ezilen ulusların fedaisi olarak nitelendirdiler. Köklerindeki besini, ilmin ışığı ile sentezleyerek filizlendiler. Kuruluşlarından bugüne kadar ne ağızlarından Mustafa Kemal'i düşürdüler, ne de O'nun aydınlanmacı yolundan başka yollara serpildiler.

İslamcı bir renge bürünmüş olan eğitim sisteminin şakirtleri olmaya reddettiler. Kendilerine bilerek TaLeBe dediler. Sistemin ideolojik tahakkümüne karşı öğretenin hükmüne girmektense, bu toprakların yedi katından fışkıran bilgiyi talep ettiler. Sımsıkı bağlandılar kültürlerine, kah orta oyunu oynadılar kah Dadaloğlu dinlediler.

Derslerimizdeki başarı mücadelemizdeki başarıdır

Okuldan da kaçtılar elbet, dersi de kaynattılar... Gazozuna bilye oynayıp, Fener formasına iddiaya girmediklerini mi sanıyorsunuz? Ya da hiç konsere gitmediklerini mi? Türkiye Dünya Kupası'na gidemeyince üzülmediklerini mi düşünüyorsunuz? Üzüldüler elbete. Çünkü "insan olmak, en büyük erdemdir" dediler. Fakat "derslerimizde ki başarı mücadelemizde ki başarıdır" demeyi de hiç ihmal etmediler. Mücadeleyi hayatlarının merkezine yerleştirdiler. Hepsi birer devrimcidir.

İşte bu büyük birikimi liselere soktular, meydanlara taşıdılar. Türkiye'nin en kritik dönemlerinde hiç susmadılar. Berkin Elvan'ı kaybettiğimizde bütün liselerde "Berkin Yoksa Ders de Yok!" diyerek boykotlar başlattılar. Sokaklara döküldüler ve günlerce sel olup aktılar. Mustafa Kemal'in "vicdan ordusu" tanımının en somut haliydiler. Ne vicdanlarını terk ettiler, ne de bu milletten vazgeçtiler.

Bizde bayrak yere düşmez

Henüz kuruluşlarının üzerinden beş ay geçmedi. On binlerle ifade edilen bir orduya dönüştüler. Türkiye'nin 70 yerinde örgütlendiler. Hem cesurlar hem de keyifliler. Şimdi büyük bir kültür inşa ediyorlar. Bu toprakların vicdan ve namus birikimini sahiplenmiş, derslerinde başarılı, okuyan, üreten, mücadelede bir an bile geri düşmeyen büyük bir kültür. Geleceği kuracak iradenin olması gerektiği gibi olan bir kültür.

1968'i de hiç akıllarından çıkarmıyorlar. Deniz Gezmiş gibi cesur, Hüseyin İnan gibi bilgili, Sinan Cemgil gibi bir "Hoca" olacaklarını biliyorlar. Bizde bayrak yere düşmez diyorlar. Onlardan devraldıkları görevi mutlaka yerine getireceklerini ve tam bağımsız, gerçekten demokratik Türkiye'yi kuracaklarını söylüyorlar. Görünen o ki, haklılar.

TaLeBe'yi anlatmak ne bu sayfalara sığıyor, ne de bu çocuklar yeni bir şeyler yapmaktan bir saniye geri duruyor. Biraz da kendilerinden yeni planlarını öğrenmekte fayda var. Bitirmeden tek telkinde bulunuyorum. Tüm aileler çocuklarını güvenle TLB üyesi yapabilirler. Bu çocuklar pırıl pırıl, onlar bizim geleceğimiz...

TLB gözünden 68 kuşağı

Deniz Gezmiş ve 68 kuşağı sizler için ne ifade ediyor?


Mert Gezici: 68 kuşağı kendilerini 2. Kurtuluş savaşçıları olarak ilan etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün bağımsızlık yolundan gitmişler, tıpkı Kurtuluş Savaşımızdaki gibi bağımsızlık için canlarını ortaya koymuşlardır. İzmir'de düşmanı denize döken dedeleri gibi onlar da Dolmabahçe'de Amerikan askerlerini denize dökmüşlerdir. 68 kuşağı gericiliğe karşı dimdik durmuştur, Kubilay gibi hazır olmuştur. O gün Atatürk heykellerine saldıran gericilere karşı Atatürk heykelleri önünde nöbet tutmuşlardır. 68 kuşağını en büyük eylemlerinden birisi de ders boykotları ve üniversite işgalleridir. Bu eylemlerin başarısı Deniz Gezmiş'in üniversite kapısına yazdığı "sağ sol yok boykot var" sloganında gizlidir. Bugün bizler de TLB'de sağ sol demeden emperyalizme karşı vatan savunmasında birleşiyoruz. Bizler 68 Kuşağının bayrağını taşıyanlar olarak onların Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye mücadelesi için Deniz Gezmiş gibi varlığımızı milletimizin varlığına armağan etmeye hazırız.

Hepimiz TaLeBeDeniz

Sizce 68 kuşağının mücadelesinden alınacak dersler nelerdir?

Segah Öztürk: 68 kuşağı gücünü halktan alıyordu, geniş öğrenci kitleleriyle birlikte eylemler yapıyorlardı. Halk eylemlere "gençler yapıyorsa doğrudur" diyerek destek veriyordu. 68 liderleri öğrencilere güven veriyor, arkadaşları arasında örnek alınıyorlardı. Üniversite içinden binlerle başlayan yürüyüşler yapıyorlardı. 68'in önderleri dürüsttü, arkadaşları arasında sevilen öğrencilerdi, fedaiydi, vatanseverdi, beklemeci değil müdahaleciydi. Deniz Gezmiş'in bir anısı var, üniversite işgali sırasında işgal komitesi bir türlü okul yönetimine el koyduğunu açıklamıyor bunun üzerine Deniz Gezmiş bir bildiri kaleme alıyor, "Ben Deniz Gezmiş, üniversite yönetimine el koydum" diyerek. Sonrasında işgal komitesi üniversite yönetimine el koyduğunu açıklıyor. Çünkü öğrencinin Deniz Gezmiş'e olan güvenini biliyor.

1971'e gelindiğinde işler biraz değişiyor. 68'in devrimcileri halktan koparılıyor ve başarısızlıklar beraberinde geliyor.

Devrimciler birikimlere yaslanarak ilerler. Bizler de 68'in doğru ve yanlışlarından bugüne çıkarılması gereken dersleri çıkarıyor ve mücadelemizi bu çizgide belirliyoruz. 68 önderleri gibi sınıflarında, arkadaş çevrelerinde sevilen, örnek alınan, sözüne güvenilen öğrenciler olmak için uğraşıyoruz. Halk hareketini mücadele planımızda esas alıyoruz.

6 Mayıs'ta meydanlardayız

Yarın 6 Mayıs Deniz Gezmiş Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın ölüm yıldönümü ne yapmayı planlıyorsunuz?

Göksu Nacar: Bizler Denizler'i mücadelemizde daima yaşatacağız 6 Mayıs için okullarımızı ayağa kaldırıyoruz meydanları dolduruyoruz.

İstanbul'da, 12.00 da İTÜ Gümüşsuyu kampüsü önünde buluşup 68'liler Birliği Vakfı'yla birlikte 6. filonun denize döküldüğü Dolmabahçe'ye yürüyeceğiz.

Ankara'da 16.00'da Güvenpark'ta buluşup otobüslerle Karşıyaka Mezarlığı'na giderek Denziler'i mezarları başında 68 önderleriyle birlikte anacağız.

İzmir'de 17.00'da Kıbrıs Şehitleri Caddesi Tansaş önünde buluşup Sevinç Pastanesi önüne yürüyerek orada anma törenimizi resim sergisiyle birlikte gerçekleştireceğiz.

Diğer illerde de meydanlarda olacağız.

19 Mayıs'ta 1919 genç Samsun'a çıkacak

TaLeBe, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının, 1 Kasım 1968'de Samsun'dan başlayan ve 10 Kasım'da Ankara'da Anıtkabir'de sonlanması planlanan Mustafa Kemal Yürüyüşünde Türk Milleti'ne yaptıkları çağrıyı bugüne taşıdı. Denizler'in o günkü çağrısı, 17-18-19 Mayıs 2014 tarihleri arasında 1919 gencin Samsun'dan Ankara'ya yapacağı "Tam Bağımsız Türkiye Yürüyüşü" için aynen geçerlidir.

İşte o çağrı:

"Büyük Türk Milleti! Atatürk için toplanalım! Mustafa Kemal'in Milli Kurtuluş idealini yaşatmak için, Mustafa Kemal devrimine saldıran karanlık güçlere dur demek için, Milletçe yabancı uşaklığına düşmekten kurtulmak için, Tam bağımsız, gerçekten demokratik Türkiye için, Gazi Mustafa Kemal'in Milli Kurtuluşçu saflarında toplanalım! Yaşasın Türkiye! Yaşasın yarının bağımsız Türkiye'si için mücadele!"

TGB'nin kardeşi Türkiye Liseliler Birliği


Türkiye Gençlik Birliği (TGB), geçen yıl Ekim ayında 60 ilden yüzlerce delegenin katıldığı kurultayda oybirliğiyle Türkiye Liseliler Birliği'ni ilan etti. TGB'li Liselilerin çağrısıyla 19 Ekim 2013 günü Ankara Halk Tiyatrosu'nda toplanan Liseli Kurultayı'nda Türkiye Liseliler Birliği'nin kuruluşu ilan edildi. Türkiye'nin dört bir tarafından gelen liseli delegeler, kurultay sonrasında Anıtkabir'i ziyaret etti ve Andımızı okudu.

TGB'den Denizleri anma çağrısı

Deniz Gezmiş ve yol arkadaşları idam edilişlerinin 42'nci yıldönümü olan 6 Mayıs'ta mezarları başında anılacak.


Türkiye Gençlik Birliği (TGB) ve Türkiye Liseliler Birliği (TLB) Ankara'nın çeşitli noktalarında açtığı stantlarla vatandaşları, Deniz Gezmiş'i mezarı başında anmaya çağırıyor. Aydınlık Gazetesi'ne konuşan TGB Ankara İl Yöneticisi Ozan Bayrak, "Onlardan aldığımız bağımsızlık bayrağını 19 Mayıs'ta yapacağımız 3 günlük Samsun-Ankara yürüyüşümüzle daha da yükseğe çıkaracağımızı bir kere daha Denizlerin mezarı başında belirteceğiz. Tüm halkımızı tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye uğruna canlarını ortaya koyan Deniz Gezmişlerin karalılığıyla, Salı günü saat 16.00'da Ankara Güven Park'ta buluşup hep birlikte Karşıyaka mezarlığına gitmeye davet ediyoruz" dedi.

Aydınlık


Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar