banner864

İşçi Partisi Yargıtay Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu! 28 Mart 2014, 17:35

İşçi Partisi Genel Sekreteri Dr. Serhan Bolluk; Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun Türkiye’yi Suriye’yle savaşa sokmaya yönelik konuşmalarının basına yansıması üzerine, bugün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

Bolluk; Davutoğlu, Fidan, Güler ve Sinirlioğlu ile bu konuşmalardan bilgisi olan ve görüşmelere telefonla katılarak yönlendirmelerde bulunan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Devlete karşı savaşa tahrik”te bulunup devletin güvenliğine karşı suç işlediklerini belirterek Yüce Divan’da yargılanmalarını istedi.

İşte o suç duyurusu;

Yargıtay C. Başsavcılığı’na

 

Şikâyet Eden      : İşçi Partisi

  adına Genel Sekreter Serhan Bolluk

                              Toros Sk. No: 9, Sıhhiye/Ankara

Şikâyet Edilenler : 1) Recep Tayyip Erdoğan

                                  Başbakan

                              2) Ahmet Davutoğlu

                                  Dışişleri Bakanı

                              3) Hakan Fidan

                                  MİT Müsteşarı

                              4) Yaşar Güler

                                   Genelkurmay 2. Başkanı

                              5) Feridun Sinirlioğlu

                                  Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı

Suç                      : “Devlete karşı savaşa tahrik”te bulunarak, 

                               Devletin güvenliğine karşı suç işlemek

 

Açıklamalar :

 

Kamuoyuna yansıyan ve bir örneği ekte sunulan ses kayıtlarında; Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler ve Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu arasındaki görüşmelerde, Türkiye’yi Suriye’ye karşı savaşa sokma planları yapıldığı sabit olmuştur. Bu görüşmede dile getirilen bu planların Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bilgisi dâhilinde olduğu da ifade edilmiştir.

Özetle; ‘Türkiye’yi bombalayarak, Suriye ile savaş çıkarmanın’ planlandığı bu görüşmelerde:

MİT Müsteşarı Hakan Fidan: “Gerekirse Suriye’ye dört adam gönderirim. Türkiye’ye sekiz füze attırıp savaş gerekçesi üretirim”,

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu: “Laf aramızda Başbakan telefonda, bu (Süleyman Şah Türbesine saldırı) gerektiğinde bir imkan gibi de değerlendirilmeli bu konjonktürde dedi”,

Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu: “Toprağımız ve ulusal güvenliğimizle ilgili yaptığımız konuşmalar son derece pespaye, bir ucuz iç politika malzemesi haline geldi”,

Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler: “Yani yapacağımız iş, direkt savaş sebebi… Dışişleri hiçbir zaman diğerine bir gerekçe bulamaz” demektedir.

 

Bu görüşmeye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da telefonla katıldığı ve yönlendirme yaptığı, Ahmet Davutoğlu’nun konuşmalarından açıkça anlaşılmaktadır.

Keza Hakan Fidan, “silah ve mühimmat” konusu açıldığında aynen; “2000’e yakın TIR malzeme gönderdik oraya” demek suretiyle, Suriye’deki teröristlere büyük boyutlarda silah yardımı yaptıklarını ifade etmektedir.

Keza görüşmede, Amerika ile birlikte Suriye’ye karşı savaşa karar verdikleri belirtilmiştir. Yaşar Güler’in; “efendim biz verdik, 100 kere verdik. Amerika’yla…” demesi üzerine, Feridun Sinirlioğlu, Genelkurmay’da yapılan “kriz koordinasyon toplantısı”na Amerikalıların da “ilk defa” katıldığını söyleyince, Yaşar Güler; “hayır, devamlı yapıyoruz onu” demektedir. Hatta görüşmede; “Amerikalılar bu toplantıda No Fly Zone planlarını dağıttılar” itirafında bulunulmaktadır.

Söz konusu eylem Türk Ceza Kanunu’nun Dördüncü Bölümünde düzenlenen “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” kapsamındadır.

Özellikle anılan kanunun 304. maddesinde tanımlanan “Devlete Karşı Savaşa Tahrik” suçunu oluşturmaktadır.

Buna göre; “Türkiye Cumhuriyeti Devletine savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden…kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”.

         Anayasa’nın 148. maddesine göre; sanıkların, konumları gereği “Yüce Divan” sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’nde yargılanmaları gerekmektedir. Anılan madde uyarınca; “Yüce Divan’da savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar”. Bu nedenle soruşturmanın makamınızca yapılması gerekmektedir.

 

Sonuç ve İstem      : Açıklanan sebepler ve resen gözetilecek sair nedenlerle;

                                şikayet edilen sanıklar hakkında gerekli soruşturma

                                yapılarak cezalandırılmaları istemiyle Yüce Divan’da

                                dava açılmasını arz ve talep ediyoruz. Saygılarımızla.

                               

 28.03.2014

 



Etiketler

Yorumlar

mdd :

şikayet dilekçesinin altına imzamı atıyorum. hiç kimse ama hiç kimse türkiye-suriye kardeşliğini bozamayacak.

Dursun ali erdogan :

Kozmik odada konusulanlar disariya sizmasi imkansız Ançak dısardaniçeriye İçerden Dışarıya telofonla bağlantı Olursa Kozmik Odanın Bir önemikalmaz (Başbakanın Kozmikodaya Telofonlabağlanması BnunBir Örneğdir)

mustafa cenap :

serhan başkan tebri sevgi sana gelsin benden artık her gün dün bir adım geride kalıyor vatan millet devlet sancak ülkemiz arena değil herkes istediği gibi at oynatamaz var ol serhan başkan

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar