banner864

İşte ''çatı''nın gizli eli 19 Haziran 2014, 13:26

Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın, muhalefetin cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nu köşesine taşıdı.

Yalçın'ın 'Çatı'nın gizli eli: SA yazısı şöyle:


1969’da Michael Rohan adında bir Avusturyalı’nın Mescid-i Aksa‘yı kundaklamaya kalkıp Selahaddin-i Eyyubi’ye ait olduğuna inanılan mihrabı yakmasına tepki olarak İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) kuruldu, açıklaması palavradır. Bu olay Hitler‘in Reichstag/Alman meclis binasını yaktırıp suçu muhalefetin üzerine atmasına benzemektedir.

İKÖ, Arap milliyetçiliğine ve solcularına karşı kurulan; referansını şeriattan alan bir yapıdır. Tamamen Suudi Arabistan kontrolündedir. Dolayısıyla ABD gölgesindedir.

Bu köşede hep yazıyorum; Türkiye’de bir olay gerçekleştiğinde hemen kafanızı dünyaya çevireceksiniz; dünyada neler oluyor, bakacaksınız.

1969’da Arap ulusçuluğuna karşı İKÖ kurulurken Türkiye’de ne oldu:

1969 kongresinde Alpaslan Türkeş, “CKMP” adını “MHP” olarak değiştirdi. “Bozkurt” sembolü, “Üç Hilal”e dönüştürdü. “Türkçü” yerine “milliyetçi” adı kullanılmaya başladı; “Türkçüler Derneği” lağvedildi; “Milliyetçiler Derneği” kuruldu. “Tanrı Türkü Korusun” sloganı yerini “Kanımız Aksa da Zafer İslam’ın” sloganı aldı! Partinin “Türk-İslamcı” yeni siyasal çizgiye karşı çıkan üniversite öğrencisi Ali Balseven gibi Türkçüler öldürüldü.

Ve:

Bu yeni siyasal çizgiyi savunan bir dönemin Türkçü isimlerin başında gelen; “yoldaşlarım” dediği solcularla birlikte dergiler çıkaran Fethi Tevetoğlu, İKÖ genel sekreter yardımcılığına getiriliverdi! İKÖ’nün, Ekonomik, İdari ve Mali İşleri’nden sorumluydu. Bir dönem, emperyalizmi baş düşman olarak değerlendiren Tevetoğlu, artık ABD bayrağını eline alıp poz vermekten geri durmuyordu. “Yoldaşlığı” unutmuştu; o artık Komünizmle Mücadele Derneği kurucusuydu.

Ekmeleddin İhsanoğlu ise Türkeş’in Arapça tercümanı ve fahri danışmanıydı. İlişkinin “çimentosu” İKÖ idi; yani Suudi Arabistan, yani ABD, yani CIA’cı İslam!

İKÖ sanıldığının aksine Erbakan‘dan çok Türkeş‘e yakındı…

Damat Ekmel Bey

Ekmel Bey’in MHP’liliği damatlığından ileri gelir!

Türk Ocakları başkanlığı yapmış, sümerolog Prof. Dr. Emin Bilgiç‘in damadıdır.

Yıl, 1968. Hititler ile Mısırlıların ilişkisi konusunda konferans vermek için Kahire’ye giden Prof. Bilgiç kendilerine yardımcı olan, baba dostunun oğlu Ekmel Bey’i sevdi. Bu yakınlıkta hemşehri ilişkisi de vardı; Bilgiç’in kayınpederi Yozgat DP Milletvekili Niyazi Ünal Alçılı ile Ekmel Bey uzaktan akrabaydı.

2 yıl sonra…

27 yaşındaki Ekmel Bey annesi Seniye Hanım’la Türkiye’ye döndü. Babası İhsan Efendi, Cumhuriyet ilanından sonra Mısır’a gitti; yakın çevresi (Mehmet Akif, Ali Ulvi Kurucu, Ali Yakup Cenkçiler, Saraç kardeşler vs.) yıllar içinde Türkiye’ye dönerken, eski Şeyhülislam Mustafa Sabri ve kendisi nedense ısrarla doğduğu topraklara dönmediler. İhsan Efendi 1961’de vefat etti ve; Türk düşmanı, Cumhuriyet devrimleri karşıtı hocası Mustafa Sabri’nin yanına defnedildi.

Kahire doğumlu Ekmel Bey, “vatan hasretine dayanamayıp” döndüğünü söylüyor.

Döndükten hemen sonra, Prof. Bilgiç’in kızı Nazife Füsun (d. 1951) evlendi.

Bilgiçler Nakşibendi‘dir; tıpkı içinde İhsan Efendi’nin de bulunduğu Kahire’deki Türkiye karşıtı diaspora gibi…

Bilgiç ailesi politikayla da iç içeydi; Emin Bilgiç’in kardeşlerinden avukat Said Bilgiç DP milletvekiliydi; Yassıada’da yargılandı. Dr. Saadettin Bilgiç ise AP kurucusu ve milletvekiliydi; partinin hep muhafazakar kanadında yer aldı. (Oğlu Sadi Bilgiç AKP milletvekilidir.)

Prof. Bilgiç 1970’li yıllarda Rıfkı Danışman‘ın Kültür Bakanlığı’nda müsteşarlığını yaptı. (Babası Sakıp Danışman, F. Gülen’i etkileyen hocasıydı;
Erzurum müftüsüydü.)

1983’te siyasi partiler kurulurken Türkeş, MHP yerine kurulacak partinin başına geçmesi için yıllardır ailece görüştükleri, yakın dostu Prof. Bilgiç’e genel başkanlık teklifinde bulundu. Bilgiç, 67 yaşında olduğunu ileri sürerek kabul etmedi.

İç güveysi Ekmel Bey MHP’ye yakındı. Ama…

“Hangi MHP”nin adayıydı?..

Bu kimin “çatısı”

Artık biliyoruz:

Bahçeli, Çankaya Köşkü’ne çıktı. Gül‘den “Ekmel Bey” adını aldı. Bunu Kılıçdaroğlu‘na götürdü. Ve Kılıçdaroğlu, kendi adaylarıymış gibi “Ekmel Bey” adını Bahçeli’ye sundu. İkili 20 dakika sonra “biz anlaştık” diye çıktılar. Peki…

Ekmel Bey 10 yıl yürüttüğü İKÖ genel sekreterliğinden niye ayrıldı?

20 Kasım 2013’te gazetecilerin, “Başka bir konuda görev alacak mısınız? Bundan sonra ne yapacaksınız?” sorusuna, “Biraz dinleneceğim. Ondan sonra, bir takım teklifler var. Onları değerlendireceğim” yanıtını verdi. Teklifler neydi acaba?

Bu yanıttan bir ay önce…

Gül, Kral Abdullah‘ın davetlisi olarak 13-17 Ekim tarihleri arasında resmi olarak hac farizasını yerine getirmek üzere Suudi Arabistan‘a gitti. Mısır’daki darbeyi desteklediği için Erdoğan’ın sert çıkışlarda bulunması iki ülke arasındaki ilişkileri gerginleştirmişti ve bu nedenle Kral’ın daveti anlamlıydı.
Ziyaretin son gününde Cidde’de Gül adaşı Kral Abdullah ile görüştü.

Peki “çatı” adayının açıklamasından kısa bir süre önce neler oldu?

İKÖ’nün “patronu” Suudi Arabistan, -Erdoğan’ın sıcak baktığı- Mısır’daki İhvan-ı Müslimin‘i, Suriye’deki muhalif cephelerden biri olan Nusra Cephesi’ni ve Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)‘i terör örgütü ilan etti.
Suudi Arabistan, -Erdoğan’ın sıcak ilişkiler içindeki olduğu- Katar‘dan İhvan-ı Müslimin’e destek verdiği için elçisini çekti.

Suudi Arabistan, Türkiye’deki istihbarat bürosunu kapattı. Ve…

Suudi Arabistan, -yıllarca Ekmel Bey ile birlikte çalışmış- Dışişleri Bakanlığı’nın İKÖ’den sorumlu Genel Müdürü Adil bin Sirac Mirdad’ı Ankara’ya büyükelçi atadı.

Baş döndürücü değişiklikler… Gel de sorma:

CHP’li ve MHP’li kardeşlerim!

Siz kimin “çatı”sından bahsediyorsunuz!..

NOT: SA, Suudi Arabistan’dır.

ulusalkanal.com.tr

Yorum Gönder

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar