banner864

Jord hatunla tanışmamızın beyanıdır 05 Ocak 2014, 10:18

Dr. Begümşen Ergenekon Thor filmini hepimiz için izledi ve çok önemli bir ipucu yakaladı. Thor, Asgard’ta hakan olmak için, “Dokuz diyara barış getirmek” sorumluluğuyla karşı karşıya idi.
 Dokuz Boyu birleştirip barışı sağlamak
“Dokuz diyar, dokuz Oğuz olabilir mi” sorusu anlamlıydı. Ama daha önce o cümlede Hakanlığın sırrı var: Dokuz diyara barış getirmek! Başka deyişle boylar arasındaki yağmalara ve boğazlaşmalara son vermek!
Türkçede diyar anlamına gelen El sözcüğü, aynı zamanda barıştır. Elçi diyoruz, oradan geliyor. İl’in örgütlenmesi, her zaman barışın örgütlenmesidir. Siyasal birlik, barışı da getirir.
Orhon Yazıtları’nda sık sık geçen koop it – (birleştirme, düzene sokma) eylemi, hep barış getirmekle birlikte anılır. Hakanların birinci sorumluluğu, boyları birleştirip barışı kurumlaştırmaktır. Bu barış sağlama görevinden de anlıyoruz ki, “Dokuz Diyar”, Dokuz Kabiledir, Türkçesi Dokuz Boy’dur. Tokuz Oğuz ise, Dokuz Boyun, başka deyişle Dokuz Og’un oluşturduğu birliktir.

Dokuz Oğuz Karadeniz’in kuzeyinde ne arıyor?

Peki Dokuz Oğuz Karadeniz’in kuzeyinde ne arıyor?
Ogur ve Oğuz sözcükleri aynı anlama gelmektedir. Reşidüddin Fazlullah'ın Oğuzname'sinin bazı elyazması örneklerinde Oğuz yerine Oğur yazmaktadır.1
Ogur adına ilk kez MÖ 3. yüzyılda Çin kaynaklarında rastlanıyor. Tarihçi Hirth'e göre, Çin kayıtlarındaki "Wu-kie" sözcüğü Ugır sözcüğünden gelmektedir. O halde, Ugır/Ogır boylarının MÖ 3. yüzyıl sonlarında Altay dağlarının güneyinde Tarbagatay ve Kobdo bölgelerinde de yaşadıkları anlaşılıyor. Ogurlar, tarihçiler tarafından Ding-linglere bağlanmaktadır.2
Ogurların bir kolu olan Bulgarların MÖ 149-127 arasında Kafkaslar'ın kuzeyinde bulundukları, MS 3. yüzyıl kayıtlarında geçmektedir.3 Ogurlar, miladın ilk yüzyıllarında Onogur, Ogur ve Şaragur gibi adlarla Kazakistan Bozkırları ve Batı Sibirya'da saptanmaktadır. Ercilasun, bu Ogurların Sakalardan kalmış oldukları görüşündedir. Bu bilgilere dayanılarak, Ogur boylarının Altaylar'ın güneyinden Karadeniz'e kadar uzanan bozkırlara daha miladın öncesinde yayıldıkları anlaşılmaktadır.4 Ogur ismi, milattan önceki zamanlarda, Türk adının yerini tutan bir kapsamdadır.

Priskos’un andığı Kutrigur
Bizans elçisi ve gezgini Priskos da, MS 5. yüzyılda, Sabirlerin batıya doğru sürdüğü Saragur, Sorosgus (Sarı Oğuz) Urag (Ogur) ve Onogurları "İskit ve Hun kabileleri" üst başlığı altında anar ve onların Hunlarla ve Perslerle savaşlarını anlatır.5
Hazarlar, Bulgarlar ve Kıpçaklar/Kumanlar gibi Kuzey Türklerinde, Ogur adıyla örgütlenmiş birçok boy toplulukları var. Kutrigur, Utrigur, Onugur gibi boylar topluluklarının kökenlerinde, Tokur Ogur (Tokuz Oğuz), Otur Ogur (Otuz Oğuz), On Ogur (On Oğuz) gibi belli sayıdaki boyların bir araya gelmesiyle oluşan boy birliklerinin bulunduğu saptanmaktadır. Şaragur boy topluluğunun adının da Sarı Ogur anlamına geldiği belirtiliyor. Çuvaşça Şura, ak anlamındadır ve Batı yönünü belirlemektedir.6
Bulgar sözcüğünün Bel Ogur (Beş Ogur), yani Beş Boy'dan geldiği ileri sürülmüştür. Macar ismini de Beş Gur (Meş Gar), yani Beş Boy isimlendirmesine bağlayanlar vardır. Yine Macaristan'ın Almanca ve İngilizce karşılıkları olan Ungarn ve Hungary isimlerini, On Ogur, yani On Boy kökeniyle açıklayanlar bulunmaktadır. Uygur adlandırmasının da Ogur kökeninden geldiği görüşü yaygındır. Eski zamanlarda Ogur/Yuğur adının zamanla Uygur olarak anıldığı belirtilmektedir. Yuğur adı, Kıpçak, Kanglı, Kimek (Yemek) Türkleri ile bağlantılı görülmüştür.7
Bugün Türk diye anılan kavmin oluşturduğu boy birliklerinin eski tarihlerde boy sayısıyla isimlendirildiği birçok örnekle kanıtlanabiliyor. Bu boy sayısı, zamanla özel isme dönüşmektedir. Orhon Yazıtları'ndaki Üç Oğuz, Karluklar'dır. Bayan Çur Kağan'ın Yazıtı'nda (MS 747-759) Üç Karluk diye geçmektedir.8 On Og da, On Boy anlamına gelmekle birlikte, aynı zamanda özel isimdir. Tokuz Oğuz için de aynı olay geçerlidir. Tokuz Oğuz, Uygur kabilesiyle birleşerek On Uygur oldu.

Bu Tokur Ogur
O Tokuz Oğuz değil

“Her gördüğümüz sakallı” babamız değildir. Karadeniz’in kuzeyinde gördüğümüz Kutrigur (Tokur Ogur), Orta Asya’da MS 742’de Göktürk kağanlığını yıkan Dokuz Oğuz değildir.
İkisi de dokuz boydan oluşuyor. O nedenle isimleri tutuyor. İkisi de Türkçe isimli, Türk kavmi.

Thor’un birleştirdiği Tokur Ogur
Thor’un birleştirdiği Dokuz Diyar ile o tarihlerde Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan Kutrigur (Tokur Ogur) boyları örtüşüyor.
Odin üzerine İskandinav söylenceleri ile Priskus’un verdiği bilgiler birbirini tutuyor.

Odin Tor Yord ve Perun
Murat Mirza dostumuz, Aydınlık’taki yazısında Odin adını Rusça bir (tek) anlamıyla açıkladı.
Odin’in kökenbilgisi konusuna girmek artık farz oldu. Gelecek haftalardaki gündemimiz böylece belli oldu.
Ancak bu hafta şu öneriyle başlayalım: Odin’in kökenbilgisini araştırırken, Tanrı ailesinin isimlerinin hepsini açıklamak durumundayız.

Tanrıların şanına yakışan isimler
Odin, Tor, Perun isimleri Türkçe köklerle açıklanıyor. Hepsi Tanrıların şanına uygun kökler.
Od: Ateş.
Tor: En yüksek makam, yuvarlak gök, türeme, töre, kurum. Türk/Türük sözcüğü de Tor kökünden. Tor’da Tanrıda olması gereken her anlam var.
Kurban verilen vurucu Tanrı Perun’un kökü ise Per: Vermek ve vurmak anlamlarının ikisini de içeriyor (Ber/Per kökleri).

Jord hatun ile nasıl tanıştım
Sevgili yeğenim, tarihçi ve dilci Mehtap İnce’den gelen Almanca kaynakları incelerken, Jord (Yord okunuyor) hanımefendi ile tanıştım. Kendileri Tanrı Odin’in kızları oluyorlar. Peri gibi güzel bir kız. İsmi yer anlamına geliyormuş. Yurt ile aynı anlam.
Dr. Begümşen Ergenekon, Thor filmini anlatırken, Asgard çevresindeki Türk-Moğol çadırlarından (Yurt) söz ediyordu.
Odin, Tor, Perun ve Jord adlarını Rusça kökenle veya başka bir dille açıklayabiliyor muyuz?
Bir de Odin’in atının sekiz ayağı olduğunu unutmayalım. Destanlar öyle söylüyor. Ön Türklerin Atlı Çoban kültürüne işaret ediyor.

Kursed

Thor filmindeki Kursed ismi, Dr. Begümşen Ergenekon’un dikkatini çekmiş. Gur/Kur/Guz sözcüğü, Eski Türkçede Ogur ve Oguz’un kısalmış hali olarak çok sık karşımıza çıkıyor. İnsan ismi olarak da Gur/Kur köküne yaygın olarak rastlanıyor. Örneğin Gurhan, Kurşad gibi. Ebru Cengiz Koç arkadaşımızın eşi Gürkan da Gur kökenli yiğitlerden. Rusya’ya gidince ateşimiz yükseliyor.
Yalnız ses benzerlikleriyle ahkâm kesmek bilimsel değil elbette. Tarihin, kazıbilimin (Arkeoloji), insanbilimin (Antropoloji) verileri de tezleri kanıtlamalı. Bu köşede buna dikkat ediyoruz.

Hordaland’ın Türkçe kökeni

Dr. Begümşen Ergenekon, geçen hafta Norveç’in güneyindeki Hordaland ilinin kökenbilgisine değinmişti. Ergenekon tutuklularından Mehmet Zekeriya Öztürk, İngilizce sözcüklere bakarak imdada yetişti. Oxford Mcmilan ve Redhouse sözlüklerinde Horde açıklanıyor. Redhouse, Türkçe kökene işaret ediyor ve Ordu sözcüğüyle bağlantı kuruyor:
“Horde (n) (Türk-Ordu) göç halindeki göçebe aşiret, yürüyüş halinde olan göçebe kavimler akını, kalabalık güruh.”
Mehmet Zekeriya Öztürk arkadaşımıza teşekkür ediyoruz.


URARTU SFENKSİ
FATMA GÜLTEKİN ANNEMİZE SAĞLIKLAR

Fatma Gültekin, hepimizin annesi. Tabii en önce Mehmet Bedri Gültekin arkadaşımızın annesi. Maşallah 96 yaşında. 100. yaşını kutlamak için hazırlıklara başladık.
Fatma Gültekin anne ile İstanbul’dan Ankara’ya yolculuk etmiştim. Arabanın arkasında ikimiz oturuyoruz. O bir Urartu Sfenksi gibi 4,5 saat kıpırdamadan dimdik oturdu. Vakur, gururlu, onurlu duruşuna herkes aşık olur. Ben ona Urartu Sfenksi diyorum o günden beri.
Kalçasını incitmiş, şu an Elazığ hastanesinde. O’na sağlıklar diliyoruz.

DİPNOTLAR
1 Zeki Velidî Togan, Oğuz Destanı, İstanbul, 1972, s.82, dipnot 16a.
2 Kafesoğlu, Türk Millî Kültürü, Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 1996, s.187; Kurat ve Zimonyi'den aktaran: Ahmet B. Ercilasun, Türk Dili Tarihi, s.195.
3 8. yüzyılın Ermeni tarihçisi Horenli Moisey, MS 3. yüzyılda yaşayan Suriyeli Mar-Abas Katinu'ya dayanarak saptıyor. Bkz. Akdes Nimet Kurat, IV-XVIII. Yüzyıllarda Karadeniz'in Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri, DTCF Yayınları, Ankara, 1972, s.109; Ercilasun, Türk Dili Tarihi,, s.195.
4 Ercilasun, age, s.195.
5 Ali Ahmetbeyoğlu, Grek Seyyahı Priskos (V. Asır)'a Göre Avrupa Hunları, Türk Devrimi Araştırmaları Vakfı, istanbul, 1995, s.24 ve s.65 vd.; Franz Alt- heim, Geschichte der Hunnen, IV, s.273.
6 Golden, Türk Halklarının Tarihine Giriş, s.178 ve Ahmet B. Ercilasun, Türk Dili Tarihi, s.197.
7 Z.V. Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş, s.149, 150, 143, 142.
8 Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi, c.II, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1993, s.269, dipnot 8.

Doğu Perinçek
Aydınlık/Rota

Etiketler

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar