banner864

Kadına ihanet 09 Kasım 2013, 12:49

Onlara göre, kadının arabadan farkı, araba ihanet edemez, ama kadın ihanet eder.
Bir kez daha gündeme oturdu. Türkiye’de ve her iklimde cumhuriyet savaşı, kadının özgürlük savaşıdır.
İnsan özgürlüğü, kadının özgürlüğüyle başlar.
Ölçü budur: Kadın ne kadar özgür?
Kadın özgürse, doğuracağı çocuğu, o kadının eşi, o kadının babası, o kadının arkadaşı da özgürdür.
Kadın özgürse, kadının yaptığı iş, özgürlüğün eseridir.

Garajın kapısı

Son model araba reklâmlarına dikkat ettiniz mi, bütün markalar kadındır. Hâlâ selamlarını sık sık alırım, ABD’nin eski Adalet Bakanlarından, Ramsey Clark, bana şunu söylemişti: Amerikalılar karılarını ve çocuklarını sevmezler, yalnız villalarını ve arabalarını severler.
İşte bunların rejiminde kadının yeri, villadan ve arabadan sonradır. O nedenle pencereler sıkı kapatılmalı, giriş kapıları çelikten yapılmalı ve garaj kapısı kilitli tutulmalıdır.
Rejim hırsızların rejimi olduğu için, bütün önlemler de hırsızlar içindir. Villanın ve arabanın mülkiyeti kutsaldır. Kadın üzerindeki özel mülkiyet villa ve arabadan sonra üçüncü kutsaldır.

Kadının arabadan farkı

Rejimin sahiplerinin kadın tanımında, kadın araba gibi nesnedir.
Kadının özne olduğu tek eylem, ihanettir.
Onlara göre, kadının arabadan farkı, araba ihanet edemez, ama kadın ihanet eder.
Ahlâk ve namus adına bildikleri değerlerin temel ilkesi, özel mülk sahipliğidir. Kadın, o özel mülkün içindedir. O nedenle kadının kafasına ister türban geçirir, ister pantolon geçirir.

Haçlı şövalyesinin türbandan daha garantili çözümü

Haçlı şövalyesinin çözümü, türbandan daha garantiliydi. Kadının kadınlık yerlerine kilit takıyor ve anahtarını da cebine koyuyordu.
Bunların kadına, kendi eşlerine, kendi kız kardeşlerine, kendi kızlarına duydukları güven, duydukları sevgi, duydukları saygı, Haçlı şövalyesinin duydukları gibidir. 2 sayfa 9 maddeyle Haçlının namusuna bağlanmışlardır.
Bir kısrağın sadakatine, kapıdaki köpeğin sadakatine güvenilebilir, ama kadına asla güvenilemez. Bunların namus adına okudukları kitaplara bakın, kadın her köle, her cariye gibi güvenilmezdir. Kainatın efendisi tarafından her an sahibine ihanet etmek için kurgulanmıştır.

Arabaya ihanet olmaz

Onlarda kadına ihanet kavramı yoktur.
Çünkü arabaya ihanet edilmez! Villaya ihanet olmaz!
Villada oturulur, arabaya binilir.
Mafya-Tarikat rejiminin anayasası budur.
Kadın, onların âleminde haindir, ya da olası haindir, ihanet potansiyelidir.
Kahpedir! Kaltaktır, yani atın eğeridir.
Olası ihanet, yasaklanmalıdır, zincire vurulmalıdır, kafese kapatılmalıdır, evden çıkmamalıdır, eski Yunan’dan beri böyledir. Hayat, erkek erkeğe olmalıdır.

Cumhuriyet savaşına türbanlı ihanet

Şimdi namussuzlar rejimi, elinde türban bayrağıyla nerede kadın görse saldırmaktadır. Bu saldırı, kadının olası ihanetine saldırıdır!
O türban bayrağının, başından beri anlamı buydu. Kemal Kılıçdaroğlular, Pervin Buldanlar, Abdullah Öcalanlar, Devlet Bahçeliler, Şafak Paveyler ve benzeri Neoliberaller, kadına ihaneti “Türban özgürlüğü” diye kutsadılar.
Oysa Türban Bayrağı, kadına ihanet etmek için, kadını yerlerde sürüklemek için imal edilmişti.
Milleti parçalamak, cemaatlere bölmek için imal edilmişti.
BDP, tıpkı AKP gibi Kemalizm düşmanlığının şampiyonudur. Atatürk düşmanlığıyla, kadın düşmanlığı misyonuna zincirlenmiştir. Vardığı yeri görüyorsunuz, Eski Yunan, Roma’daki gibi kadını hayatın dışına atan her tür yozlaşmanın ve cinsel yabancılaşmanın aletidir.
Millet diyen MHP, milletin kadınına ihanet etti. Kadınsız millet projesinde göreve devam ediyor.
Özgürlük diyen CHP, özgürlüğü kırmızı ruj özgürlüğüne, pantolon özgürlüğüne indirgedi.

Cumhuriyet savaşı yine kadın cephesinde

Cumhuriyet savaşı, bakın bugün yine kadın cephesindedir. “Türban özgürlüğü” diyenler, Cumhuriyet savaşına ihanet ettiler ve kadına da ihanet ettiler.
Cumhuriyet savaşı, kadına ihanete son verme savaşıdır.

Doğu Perinçek
Aydınlık/Rota

Yorum Gönder