banner864

'Onlara inat işimin başındayım' 15 Şubat 2014, 11:30

Ankara’da Meclis önündeki eylem sırasında polisin tazyikli suyuyla havaya uçan ve yaralanan Ulusal Kanal muhabiri Hüsna Sarı, o an yaşadıklarını Aydınlık’a anlattı.
Ercan Dolapçı

İki ay önce Ulusal’da televizyonculuğa başlayan Sarı, meseleğini çok sevdiğini ve çalışmaya devam edeceğini söyledi. Yara ve ağrıları geçmeden sabah Ulusal Kanal’ın Ankara bürosundaki işinin başına geçen Sarı, polisin kendisini bilerek hedef aldığını belirtti.

Hüsna Sarı’nın elinde mikrofonu bırakmadan, ayakta durma mücadelesini yansıtan ‘uçan kız’ fotoğrafı, dünkü gazete manşetlerinde de ençok kullanılan fotoğraf oldu. Uludağ Üniversitesi Resim bölümünde yüksek lisansını tamamladıktan sonra Ulusal Kanal’da muhabirliğe başlayan 25 yaşındaki Sarı, “O an öleceğimi hissettim. Ama, bugün ayaktayım ve onlara inat işimin başındayım” dedi. Sarı şunları anlattı:

‘Sırtımda ve ayaklarımda yara ve morluklar var’
“O an canlı yayın için anons alıyordum. Haberi anlatmaya da başlamıştım ve polisin gaz ve tazyikli suyla göstericileri dağıtmaya çalıştığını anlatıyordum. Gösterinin de tam ortasındaydım. Başka eylemlere de katılmıştım, bu kadar sert müdahale görmedim. TGB’li gençler barikatı yıktı ve ilerliyordu. Kargaşa yaşandı. Polis karşılık veriyordu. Polis beni de fark etti. Ona dönerek haberci olduğumu göstermeye çalıştım. Arkamı döndüğümde iki ateş arasında kalmış duruma düştüm. Toma su sıkıyor. Solumda da diğer Toma. Bir yandan da gazlı su. Buna rağmen anlatmaya çalışıyordum. Bir yandan da ilerliyorum. Sırtımda bir acı hissettim. Yere düştüğümü hatırlıyorum. Kalkmaya çalıştım. Bir adım attım bir daha düştüm. Sırtımda aynı darbeyi hissettim. Kapsül değildi. Neyin geldiğini tam olarak bilmiyorum. Çıkmam gerektiğini hissettim. Daha fazla ilerleyemedim. Sonrasını ise hatırlamıyorum. Sonradan polis ‘onun muhabir olduğunu nereden bileyim’ demiş. Oysa işaret etmiştim. Beni de sunum sırasında görüyorlardı. Tahminim bilerek yaptılar. Yanıma Aydınlık muhabiri İlkay Akkaya geldi. Onun çığlığını duydum. ‘Ölüyorum yardım edin dediğimi hatırlıyorum. Nefes alamıyordum. Biran öleceğimi hissettim. Ankara Numune Hastanesi’ne kaldırdılar. 3 saat kaldıktan sonra taburcu oldum. Doku zedelenmesi olduğunu söylediler. Sırtımda ve ayaklarımda yara ve morluklar var. Onlara inat işimin başındayım.”

Dünya konuştu
Hüsna Sarı’nın polisin tazyikli su saldırısına uğraması, basında da geniş yer buldu. Cumhuriyet gazetesi ‘özgürlük direnişi’ , Karşı gazetesi de ‘’zalim irade’ başlıklı manşet haberlerinde Sarı’nın uçan fotoğrafına geniş yer verdi. Hürriyet, Milliyet, Vatan, Sözcü, Haber Türk, Yeni Çağ, Yurt, Güneş, Posta ve Taraf gazeteleri de ‘Özgürlük Yürüyüşü’nü ve Sarı’nın uğradığı saldırıyı birinci sayfadan geniş olarak gördü. Sarı’nın fotoğrafı, yabancı basına da konu oldu. İngiliz Times gazetesi de ‘gerçeğin soğuk darbesi’ başlığıyla fotoğrafı haberinde kullandı.
Reuters ve AP gibi ajanslar da fotoğrafı abonelerine geçti. Fox Tv’de ise, Fatih Portakal haberi birinci sıradan tepkisini göstererek verdi. Sosyal medyada da saldırı kınandı ve en çok paylaşılanlar arasında yer buldu.

Aydınlık

Yorumlar

Selda Yenilmez :

O kızın yerinde olsam,aynı şeyi yapardım.Şükürler olsun ki,Türkiye'de çoğunluğuz.

BÜLENT BİLGİN :

hüsna hanim baş taci,gönüler sultanisin. elifin kağnisi vardi,şimdi hüsnanin mükrofonu var...

orkun :

Yani muhabir olmasa, vatandaşa

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar