banner864

Sahte imza ile nükleer santral yapılacak! 13 Ocak 2015, 09:36

Bakan Güllüce “lüzumsuzlukla iştigal” dedi, TMMOB Başkanı Soğancı ise “Putin’e jest, Anayasaya rest çekmek hukuk devletinde olağan mıdır” diye sordu.
Bakan Güllüce “lüzumsuzlukla iştigal” dedi, TMMOB Başkanı Soğancı ise “Putin’e jest, Anayasaya rest çekmek hukuk devletinde olağan mıdır” diye sordu.

Mersin Akkuyu nükleer santrali ile ilgili ÇED raporunda kullanılan sahte imza skandalının ardından başlayan tartışma büyüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce skandalla ilgili sorulara “lüzumsuzlukla iştigaldir bu” yanıtını verirken TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Bakan Güllüce’nin “Bakanlıkta yapılan toplantıya katılmayan firma teknik personeli yerine nasıl imza konulabilmektedir? Raporda görev alan mühendislerin yeterliliği ve yetkinliği var mıdır?” sorularına yanıt vermesini istedi.

AKKUYU’DA SAHTE İMZA SKANDALI TARTIŞMA YARATTI

Mersin’in Büyükeceli beldesi yakınlarına kurulmak istenen Akkuyu Nükleer Güç Santralı’na (NGS) ait Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunu hazırladığı öne sürülen mühendislerin, raporun tesliminden bir hafta önce işten ayrıldığı öne sürüldü. Birgün Gazetesi’nden Doğu Eroğlu’nun haberine göre bilirkişilerin rapordaki imzaların sahte olduğunu tespit ettiği iddia edildi.

BAKAN GÜLLÜCE İDİALARA ‘LÜZUMSUZLUKLA İŞTİGALDİR BU’ DEDİ

Bugün Ankara’da katıldığı Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Ziraat Mühendisliği 8. Teknik Kongresi’nde de iddiaları gündeme getiren TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, Akkuyu için verilen ÇED raporuyla ilgili sahte imza iddiasını yinelerken Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce ise İstanbul’da gazetecilerin konuyla ilgili sorularına, “lüzumsuzlukla iştigaldir bu” yanıtını verdi.

‘NE EDERSENİZ EDİN, NE KADAR UĞRAŞIRSANIZ UĞRAŞIN…’


“Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve bu millet, istemeyenlere rağmen gelişecek ve kalkınacaktır” diyen Bakan Güllüce, nükleer santralde sahte imza skandalıyla ilgili haberlere tepki göstererek şöyle konuştu: “Böyle parazit haberlerle kafa bulandırmayla bir yere varılacağı da yok. Hiçbir engelleme, bu milletin zenginliğini, bu ülkenin kalkınmasını, lider ülke olmasını engelleyemeyecektir. Bunları yazanlara ve yazdıranlara söylüyorum; boşuna uğraşıyorsunuz. Bu millet gelişecek. Dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri olacak. Ne ederseniz edin, ne kadar uğraşırsanız uğraşın. Sizi kimler yönlendiriyorsa yönlendirsin, ama bu ülke gelişecek.”

TMMOB BAŞKANI SOĞANCI: ‘PUTİN’E JEST, ANAYASAYA REST!’


TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı ise Bakan Güllüce’nin “bunlar lüzumsuzlukla iştigaldir” sözlerinin ardından bir basın açıklaması yaparak, “Çevre ve Şehircilik Bakanı’ndan yanıt bekliyoruz: Putin’e jest, Anayasa ve yasalara, dolayısıyla toplumlara rest çekmek, hukuk devletinde olağan mıdır?” diye sordu.

HÜKÜMET ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE UYMAK ZORUNDA DEĞİL Mİ?

12 Mayıs 2010 tarihinde Ankara’da imzalanan, 15 Temmuz 2010 tarihli ve 6007 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti’nde Akkuyu Sahası’nda Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşma’nın onaylanmasının Bakanlar Kurulu’nca 27 Ağustos 2010 tarihinde kararlaştırıldığını anımsatan Soğancı, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Gülüce’nin bugün itibari ile “Akkuyu nükleer santral yapımını uluslararası antlaşmaya konu eden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, bu santralin her bir projesini bilimsel, teknik, sosyal, çevre yönünden ve iç hukuk ve uluslararası sözleşme hükümlerine uygun olarak yapmak zorunda değil midir?” sorusuna yanıt vermesini istedi.

‘BU PROJEYE TOPLUMUN GÜVENİNİN KALMASI NASIL BEKLENEBİLİR?’


Açıklamasında, Çevresel Etki Değerlendirilmesi raporunu hazırlamakla görevlendirilen şirketin yeterliliğinin hangi ölçütlere göre değerlendirildiği sorusuna yanıt arayan Soğancı, “Bakanlığın ve Bakanlığın yetkilendirdiği kurumlar açısından üstlenilen işin prestiji ile yapılan işlerdeki ciddiyet ters orantılıdır. Daha başlangıçta dahi bu kadar sorunlu işler yapılabiliyorsa bu projeye toplumun güveninin kalması nasıl beklenebilir? Bizler ve toplum bu soruların yanıtını Çevre ve Şehircilik Bakanı’ndan beklemektedir” ifadelerine yer verirken, Bakan Güllüce’den ayrıca şu sorulara yanıt vermesini talep etti:

-Yapılan işin riski ülke ve uluslararası ölçekte ise bu riske paralel yetkinlikte uzman çalıştırılmış mıdır?
-Raporda görev alan mühendislerin yeterliliği ve yetkinliği var mıdır?
-Rapor hazırlamakla görevlendirilen teknik personelin sicilleri Odalarından istenmiş midir? Bu teknik personellerin mesleki deneyimleri var mıdır?
- ÇED raporunu inceleyen Bakanlık, yalnızca imza tamamlama için istihdam edilen personeli tespit edememiş midir?
- Bir kısım teknik personelin iş akdi ÇED raporunu hazırlayan şirketçe feshedildiği halde revize rapora nasıl aynı kişiler imza koyabilmektedir?
-Bakanlıkta yapılan toplantıya katılmayan firma teknik personeli yerine nasıl imza konulabilmektedir?

Yusuf Yavuz
ulusalkanal.com.tr


Yorum Gönder