banner864

Tayyip Erdoğan'ın ihale ve komisyon pazarlığı 25 Aralık 2013, 10:33

9 Aralık 2010 günü 169. duruşmada, Mahkemeye Tayyip Erdoğan'ın komisyon pazarlığı talimatlarını kendi sesinden dinlettik. Üç yıl oldu. Atlantik basını sustu.
Ama üstünün örtülemeyeceğini biliyorduk. O sesleri yeniden dinletiyoruz. Basın toplantılarıyla hakikatsever, yolsuzluk karşıtı basınımıza verilecektir. CHP ve MHP yönetimleri de bilgilendirilecektir.

Mahkeme dosyasına giren konuşmamızı aynen bu köşeye alıyoruz.

Cüneyd Zapsu ve Fatih Bey ile çevrilen iş

Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın X şahısla yaptığı telefon konuşmasını dinlediniz.

Bu konuşmadan şu olguları saptıyoruz:

- Tayyip Erdoğan, kendisine "sen" diye hitap eden X adlı şahıs, Cüneyd Zapsu ve "Fatih Bey" ile bir iş çevirmektedir.

- Tayyip Erdoğan, konuşulan işte karar ve talimat veren konumundadır. "Üçe kapatılmasına" karar vermektedir.

- Yasadışı, karanlık bir iş yürütülmektedir. Örtülü ifadeler kullanılmaktadır.

- Tayyip Erdoğan'ın ifadesiyle "diğer işlemler noktasındaki konuda şey yapılması" gerekmektedir.

Kapı gibi yolsuzluk kanıtı

Bu konuşma, Tayyip Erdoğan'ın suç belgesidir.

Biz kimsenin özel hayatını sergilemiyoruz; iş hayatına da girmiyoruz.

Başbakanlık koltuğunu işgal eden bir şahsın çevirdiği yasadışı işleri ve yolsuzluğunu takip ediyoruz.

Türkiye'nin bir Mafya-Tarikat-Gladyo iktidarı tarafından nasıl dizginsiz yağmalandığını ortaya koyuyoruz. İşçi Partisi olarak kamu yararını gözetiyor ve siyasal görevimizi yerine getiriyoruz.

Tayyip Erdoğan ile X, Cüneyd Zapsu ve Fatih Bey arasındaki bu karanlık "işin" bilgileri elimizdedir.

Tayyip Erdoğan'a 'sen' diye hitap eden kim?

Tayyip Erdoğan'ı halkımızın önünde cevap vermeye çağırıyoruz:

- "Üçe kapat" dediğiniz satış neyin satışıdır?

- Size "sen" diye hitap eden X adlı şahıs kimdir, "Fatih Bey" kimdir? Bu şahıslarla çevirdiğiniz iş hangi hukuka dayanmaktadır? Geçerli olan Cumhuriyet hukukuna mı, yoksa mafya hukukuna mı?

- Karar ve talimat veren "etkin ortak" konumunda bulunduğunuz bu "ortaklığın" Ticaret Sicili'nde kaydı var mıdır?

- Ticaret Sicili'ndeki kayıtta Tayyip Erdoğan ortak olarak görünmekte midir ve ortaklık payı nedir?

- Tayyip Erdoğan, resmî ticaret ve tapu kayıtlarında satışı yapılan şirket veya taşınmazın ortağı olarak görünmekte midir?

- Bu "iş"ten Tayyip Erdoğan'ın payına düşen kazancın miktarı nedir?

- Bu "işten" elde ettiğiniz kazancı mal beyanında gösterdiniz mi?

- Kazancınızın vergisini ödediniz mi?

- Niçin gizli kapaklı konuşmaktasınız?

- "Diğer işlemler noktasındaki konuda yapılması gereken" muamele nedir? Burada söz konusu olan "devlet" işlemi midir ve nasıl yapılmıştır?

Namusuna güveniyorsan

Tayyip Erdoğan, dokunulmazlık zırhının arkasına saklanmaktadır.

Namusuna güveniyorsa, dokunulmazlık zırhının arkasından çıkmalıdır! Yargı bütün delilleri incelemelidir.

Silivri, Tayyip Erdoğan'ın siyasal mezarı olacak

Tayyip Erdoğan'ın kirli paralarını, yolsuzluklarını, vatana ihanet uygulamalarını açıklayanlar Silivri'ye atılıyor.

Tayyip Erdoğan, o yolsuzlukların, o ihanetlerin içine gömülmektedir.

Özel mahkemeler kurmak, Silivri tehditlerinde bulunmak, Tayyip Erdoğan'ı içine battığı çamurdan kurtaramayacaktır.

Tayyip Erdoğan'ı Silivri'den yıkacağız!

Silivri, Tayyip Erdoğan'ın siyasal mezarı olacaktır!

Yargıçlar mafya iktidarının bekçisi olamaz

Mahkemede dinlettiğimiz konuşma kaydı, bütün önemli basın organlarında bulunmaktadır.

Ancak Tayyip Erdoğan'ın basına yönelttiği eylemli tehditler nedeniyle basın organları artık iktidarın büyük yolsuzluklarını yayımlayamamaktadır.

Tayyip Erdoğan, 1 Aralık 2010 günü yaptığı basın toplantısında, kendisinin "1 milyar dolar serveti olduğunu açıklayanların Silivri'de hapiste bulunduğunu" bağıra bağıra söyleyerek, bu tür yayınların hangi uygulamalarla karşılaşacağını yeniden ilan etmiştir.

Deniz Yıldırım ve Ufuk Akkaya, Tayyip Erdoğanların vatana ihanet belgelerini ve yolsuzluklarını yayımladıkları için hapse atılmışlardır.

Gerçekleri açıklayanları Silivri'de hapse atanlar kimlerdir?

Bu soruyu her yargıç, kendisine sormalıdır.

Kuvvetli suç şüphesi tutukluluğumuzu sürdürenler için var

Tayyip Erdoğanlar vatana ihanet ve yolsuzluk suçlarına batmıştır.

- Tayyip Erdoğanların suçlarını örtbas etmek,

- kanıtlarını gizlemelerine yardımcı olmak,

- yargı önünde hesap vermelerini önlemek,

- suçun üzerine gidenleri hapislere atmak; bütün bunlar suça ortaklıktır.

Bizim tek suçumuz, Türkiye'de kurulmuş bulunan Mafya-Tarikat-Gladyo iktidarına karşı mücadeledir.

Ama bizleri hapislere atanların Tayyip Erdoğanların suçlarına ortak oldukları apaçık ortadadır.

Buna rağmen, bizim tutukluluğumuza devam kararı vermeleri, kuvvetli suç şüphesi doğurmaktadır.

Mafya demokrasisinde İşçi Partisi demir parmaklıkların arkasından konuşuyor

Bütün kanıtlarıyla apaçık ortadadır: ABD emperyalizmi tarafından Türkiye'nin tepesine oturtulan BOP Eşbaşkanlığı, bir Mafya-Tarikat-Gladyo rejimi kurmuştur. Bu iktidarın Cumhuriyet yıkıcısı faaliyetin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi kararıyla sabittir.

Elimizde, Tayyip Erdoğanların yolsuzluk ve Cumhuriyet yıkıcısı faaliyetlerini gösteren daha çok sayıda kanıt bulunmaktadır.

Bunlardın hepsini kamuoyuna açıklayacağımızı buradan ilan ediyoruz.

Önümüzde Türkiyemizin geleceğini belirleyecek çok önemli bir seçim var.

Partilerin genel başkanları her gün görüşlerini açıklıyorlar.

İşçi Partisi Genel Başkanı ise, demir parmaklıkların arasından konuşmaktadır.

İşte Mafya-Tarikat-Gladyo demokrasisi budur.

Yargıçlar, bu manzaraya bakarak karar vermek durumundadırlar.

TELEFONDA 'DURMAK YOK, YOLA DEVAM' DEMİŞLER

Tayyip Erdoğan dinlemeye takılan telefon konuşmasında, "Üçe kapatın" diyordu. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 9 Aralık 2010 günü Ergenekon ana davasının 169. duruşmasında Tayyip Erdoğan'ın bu ses kaydını dinletti. Konuşmalar şöyle geçiyordu.

"Üçe kapatılan" Türkiye

X- Aleyküm selam...

RTE- Şimdi, buu... Fatih bey senle irtibat kuracak veya aradı mı bilmiyorum.

X- Aradı, aradı abi...

RTE- Hıı.

X- Görüşecek evet. Şey de aradı... ııı, Zapsu da aradı biraz evvel...

RTE- Ha... Naptınız?

X- Bişey söylemediler ama, fiyat olarak, şey olarak sizle görüşmüşler...

RTE- Evet.

X- Bana bişey söylemediler.

RTE- İşte şey olarak...

X- Ben o akşam, geçen akşam sana söylediğim şekilde ben onlara da söylemiştim zaten.

RTE- Ama onlar işte...

X- 4 - 3 buçuğa doğru.

RTE- Nasıl?

X- 4 - 3 buçuğa doğru düşün demiştim.

RTE- İşte onlar en son 3 vermişler.

X- Ne yapalım, kapatalım mı?

RTE- Yani onların yaptığı şeyde bence kapatalım yani, şey olarak da onlar da bişey yapmışlar, değerlendirme. Yani şu anda o isabetlidir diyorlar. Yalnız şey olarak... diğer işlemler noktasındaki konuda şey yapılırsa...

X- Evet, önemli.

RTE- İşlemlerde...

X- Yani o konuda ben...

Tayyip'in Fatih'i

Aydınlık, bu görüşmelerin yayımlanmasından bir hafta sonra Tayyip Erdoğan'ın "Üçe kapatın" pazarlığındaki Fatih'i buldu.

"Bir başka ses kaydında Cüneyd Zapsu ile Fatih, BİM marketlerinin Amerikalılara ait olan hisselerinin Arap işadamlarına satışını konuşuyordu. "BİM marketlerinin Ticaret Sicile kayıtlı ortakları Cüneyd Zapsu, ağabeyi Aziz Zapsu ve Fatih Saraç. Aynı zamanda telefon görüşmesinde, Suud'da BİM marketinin kurulmasına ve Amerikalıların hisselerinin Araplara devredilmesinde karar verme konumunda iki kişi var: Fatih Saraç ve Cüneyd Zapsu. Yeni telefon kaydıyla da bu ortaklığı belgeliyoruz:

Fatih- Ondan sonra adamlar dediler ki "Gelin bizle Suud'da BİM'i kurun" dediler.

Zapsu- Kurarız.

"Üçe kapatın" konuşmasında ise Tayyip Erdoğan'ın telefonda:

RTE- Şimdi, buu... Fatih Bey senle irtibat kuracak veya aradı mı bilmiyorum.

X- Aradı, aradı abi...

RTE- Hıı.

X- Görüşecek evet. Şey de aradı... ııı, Zapsu da aradı biraz evvel...

şeklinde ifadeler yer alıyordu. Bu ifadelerden Fatih Bey ile Zapsu'nun aynı ekipten olduğu anlaşılıyordu. Yeni telefon kaydı ise bu ekibi ortaya çıkarıyor." (Aydınlık, 19 Aralık 2010)

Konuşmanın tarihi Oktay Ekşi'nin yazısında

Fatih Saraç'la Cüneyt Zapsu arasında geçen konuşmanın tarihi Tayyip Erdoğan'ın dâhil olduğu yasadışı "üçe kapatın" olayını aydınlatıyordu.

"Konuşmanın tarihine Fatih'in telefon konuşmasında dikkat çektiği "Oktay Ekşi yazısı"ndan ulaşıyoruz:

Fatih- Fakat şeyin Cüneyd abi, Genelkurmay Başkanı'nın konuşması, konuşması çok güzeldi ya. Bak bugün Oktay Ekşi'nin yazısını oku abi.

Zapsu- He!

Fatih- Oktay Ekşi rezil bi yazı yazmış.

Oktay Ekşi, Genelkurmay Başkanı'yla ilgili "Neden basın toplantısı" başlıklı yazısını 14 Nisan 2004 tarihinde kaleme alıyor.

'Sayın abim'in kimliği

Telefon görüşmesinin 14 Nisan 2004 tarihinde yapıldığını yine telefon görüşmesindeki ipuçlarından yola çıkarak kanıtlıyoruz. Bu telefon konuşmasına konu olan ve açıkça ifade edilmeyen bir "Sayın Abim" var. Peki, bu "Sayın Abim" kim? Neden bu "Sayın Abim"le "programı ne olursa olsun" kesinlikle görüşülmesi gerekiyor? Cüneyd Zapsu'nun verdiği ipucuna dikkat çekiyoruz:

Zapsu- Şimdi Sayın Abim yarın sabaha karşı geliyo.

Fatih- Ölmüş evet, bugün yarın ölmüş vaziyette...

Zapsu- Cuma günü de cuma, cumartesi, pazar normal Antalya'da fakat cumartesi dediğin gibi belki MÜSİAD'a falan İstanbul'a gelecek, ben yarın öğrenicem ayrıntısını.

Fatih- Tamam Abi. Abi? Eee... Ya uyarız yani onun programına uyarız ya.

Tarih: 14 Nisan 2004. Hafta sonu Antalya'da kampa katılacak ve ardından İstanbul'a geçerek MÜSİAD Genel Kurulu'na katılacak bir isim var. Aynı zamanda bu kişi 15 Nisan 2004 tarihinde "sabaha karşı yorgunluktan ölmüş bir vaziyette" bir yerden gelecek. Bu ipuçları bizi "Sayın Abim"e götürüyor. Bu sorunun yanıtını Dışişleri Bakanlığı'nın resmi belgelerinden öğreniyoruz. Başbakan Tayyip Erdoğan, 11-14 Nisan 2004 tarihleri arasında Japonya Başbakanı Junichiro Koizumi'nin daveti üzerine Japonya'ya bir ziyaret gerçekleştirmişti. Cüneyd Zapsu'nun dediği gibi 15 Nisan 2004 sabahı "yorgunluktan ölmüş bir vaziyette" Türkiye'ye döndü. "Sayın Abim"e yaklaştık mı?

Yavuz Donat'ın verdiği ipuçları

Tüm bu yorgunluğa rağmen Tayyip Erdoğan'ın programında önemli bir gündem maddesi vardı: Antalya Kampı. Antalya Kampı'nın ayrıntılarını Yavuz Donat'ın Sabah gazetesindeki 20 Nisan 2004 tarihli "Rantiyeden şantiyeye" başlıklı yazısından öğreniyoruz.

Donat, aynı yazıda Erdoğan'ın sadece Antalya kampında olduğunu yazmakla kalmıyor. Donat yazısında, "Başbakan Erdoğan, MÜSİAD toplantısına katılmak üzere "Antalya kampından" çıkıp, İstanbul'a giderken..." diyordu (Aydınlık, 19 Aralık 2010).

Zapsu'nun "Sayın Abi"sinin Tayyip Erdoğan olduğu böylelikle belgeleniyordu.

Peki, Zapsu ve Saraç arasındaki ticari görüşmenin Erdoğan'la ne ilgisi var?

Çünkü Amerikalıların satacakları hisselerin Arap işadamlarına verilmesi için Erdoğan'ın onayı gerekiyordu.

Başbakanlık koltuğunda ticareti devam ettirmenin yasalara aykırılığı bir yana, zaten servete servet katmak için o koltukların kullanılması planlanmıştı. "Yola devam" ettikleri kendi ses kayıtlarıyla ortadaydı...

ÜÇE KAPAT OLAYLARIN AKIŞI

11 Nisan 2004 Pazar

Cüneyt Zapsu ve Aziz Zapsu Abant'ta E. Korg. Altay Tokat ile buluşuyorlar ve Altay Tokat'a TSK içinde istihbarat örgütü kurmasını öneriyorlar ve örtülü ödenekten kaynak kullanacağını söylüyorlar.

11-14 Nisan

Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Junichiro Koizumi'nin davetlisi olarak Japonya'da.

13 Nisan Salı

Org. Hilmi Özkök'ün Kıbrıs referandumu konusunda basın toplantısı

- Arap yatırımcılar İstanbul'a geldi (Telefon, 14 Nisan 2004) Cüneyd Zapsu ve Fatih ile aynı uçakta.

- Zapsu Vakıfta toplantıya katıldı.

14 Nisan Çarşamba

Cüneyt Zapsu ile Fatih Saraç arasındaki telefon konuşması

- Arap yatırımcılara BİM'in ABD'li Merill Lynch hisselerinin (yüzde 35) satışı konusu.

Fatih - Aziz Ağbi ile beraber olacak (Telefon, 14 Nisan 2004)

15 Nisan Perşembe

Sabaha karşı RTE Japonya'dan döndü.

16 Nisan Cuma

RTE Antalya kampında.

17 Nisan Cumartesi

RTE Antalya kampında.

MÜSİAD Genel Kurulu İstanbul'da başladı. Tayyip Erdoğan Antalya'dan İstanbul'a geliyor.

18 Nisan Pazar

RTE, Zapsu, Saraç görüşmesi MÜSİAD Genel Kurulu'nda (14 Nisan 2004 telefon konuşmasından anlaşılıyor)

RTE-X Şahıs konuşması: 18 Nisan'dan sonra.

20 Nisan Salı

- Yavuz Donat'ın yazısı

X ŞAHIS

Abdülaziz Zapsu

- BİM Yön. K. Bşk.

- Araplarla muhteşem görüşmede var (Fatih 14 Nisan)

- C.Z: "Sen Abime notlarını verdin dimi?" (Telefon 14 Nisan)

FATİH RECEP SARAÇOĞLU

İstanbul Belediyesi'ne iş yapan müteahhit firmalarından ERTE inşaatın sahibi. AKP 1. Bölge 17. sıra milletvekili adayı. 

Doğu Perinçek 
ROTA / Aydınlık

Etiketler

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar