banner864

Suriye düşmalarının toplantısından çıkan sonuç Amerika'da belirlenmiş 03 Nisan 2012, 01:54

AKP iktidarının ev sahipliğinde İstanbul'da yapılan Suriye karşıtı toplantısının sonuç bildirgesini kim yazdı? Ulusal Kanal, sonuç bildirgesinin toplantıdan önce Amerika'da belirlediğini saptadı. Üst düzey Amerikan Dışişleri yetkilileri, İstanbul toplantısından bir gün önce gazetecilere verdiği brifingde, neredeyse İstanbul'da alınan bütün kararları ayrıntılı bir şekilde anlatmış.
Amerika'nın başını çektiği Suriye karşıtı cephe İstanbul'da biraraya geldi. Görünüşte toplantıya katılan 83 ülke Suriye'deki durumu tartışacaktı. Buna bağlı olarak bir sonuç bildirgesi yayınlanacaktı. Ancak Amerika'nın önceden toplantının sonucunu belirlediği ortaya çıktı.

Bu durum üst düzey Amerikan Dışişleri yetkililerinin gazetecilere verdiği özel brifingte anlaşıldı. Brifing verilirken Amerikan Dışişleri Bakanı Clinton henüz İstanbul'a gidiş yolundaydı. Yani toplantıdan çıkacak kararları net bir biçimde ortaya koyması olanaksızdı.
Ancak üst düzey Amerikan Dışişleri yetkilileri toplantı sonrası oluşturulacak özel mekanizmaları bile ayrıntılarıyla anlattı. Çok fazla ayrıntı verdiklerini düşünmüş olacaklar ki, gazeteciler uyarıldı. İstanbul'daki toplantıya kadar bu bilgileri saklamaları istendi.

Amerikalı yetkililerin verdiği bilgiler, Esad yönetimini sıkıştırmak üzere ortaya atılan "yaptırım grubu, hesapverilebilirlik girişimi" gibi özel mekanizmalardı. Dışişleri yetkilileri, bu kararların toplantıdan çıkacağından emin bir şekilde en ince ayrıntılara kadar indiler.
"Hesapverilebilirlik girişimi" adı verilen yapılanma, bir türlü biraraya getirilemeyen sözde muhalif unsurları, ortak bir çatı altında toplamak için oluşturuluyor. Yaptırım grubuysa, toplantıya katılanlar içinden çeşitli ülkelerin oluşturacağı ve Suriye'ye yönelik yaptırımların uygulanmasını denetleyecek bir mekanizma olarak tasarlanıyor.

1 Nisan'daki toplantı sonrası yayınlanan Sonuç Bildirgesi'nde Amerikalı yetkililerin anlattığı tüm maddeler yer aldı. Ancak bir farkla. Sonuç Bildirgesi'nde tüm bu maddeler, demokrasi ve insan hakları kılıfıyla örtülmüş biçimde sunuldu.




ERDOĞAN'IN "SOMUT" ADIM BEKLEDİĞİ TOPLANTI "SOYUT" KALDI




Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun somut adım beklentisiyle giriştiği Suriye gündemli İstanbul Toplantısı boşa düştü. Toplantıda ne Erdoğan'ın son dönemde dillendirdiği tampon bölge konusu ne de Suriyeli grupların silahlandırılması gündeme geldi. Rusya ve Çin'in de desteklediği Suriye planının mimarı Kofi Annan da toplantıda yoktu. Ancak toplantıdan Annan planına destek çıktı. Toplantıdan geriye bir tek Erdoğan ve Davutoğlu'nun Suriye'ye karşı hezeyan dolu açıklamaları kaldı.

Amerika'nın Suriye'ye yönelik sıkıştırma planına Rusya ve Çin vetolarıyla engel oldu. Buna karşılık Amerika, Birleşmiş Milletler dışı bir cephe oluşturmak için Türkiye'yi öne sürdü. Erdoğan ve Davutoğlu, 1 Nisan'daki Suriye gündemli toplantıya bel bağladı.
Ancak İstanbul Toplantısı'nda Amerika ve Türkiye'nin istediği sonuçlar çıkmadı.
Erdoğan İstanbul toplantısı öncesi yaptığı konuşmalarda Suriye'ye tampon bölge ve insani koridoru dillendiriyordu. Batılı merkezler ve Körfez ülkeleriyse Suriyeli grupları silahlandırma kararı peşindeydi.

Suriye karşıtı cephenin bu hedeflerini meşrulaştırma arayışları, İstanbul toplantısına bağlandı. Ancak İstanbul toplantısı sonrası yayınlanan sonuç bildirgesi bu çabaların sonuca ulaşmadığını ortaya koydu.

ANNAN KATILMADI ANCAK ANNAN PLANI'NA DESTEK ÇIKTI

Amerika'nın Türkiye merkezli Suriye'yi sıkıştırma planına ilk darbeyi Suriye Cumhurbaşkanı Esad, Birleşmiş Milletler Suriye Özel temsilcisi Annan'ın 6 maddelik planını kabul ederek vurdu. Bu hamlenin ardından Annan, Çin, Rusya ve İran'a kritik ziyaretler gerçekleştirdi.
İstanbul toplantısına son darbeyi yine Annan, toplantıya katılmayarak vurdu. Erdoğan'la telefon görüşmesinde Güvenlik Konseyi'ne bilgi vereceği için toplantıda bulunamayacağını bildirdi. Buna karşın toplantıda Annan'ın çözüm planına destek çıktı.

Erdoğan ve Davutoğlu'nun toplantının etkisizliğinden duydukları hoşnutsuzluk basın toplantılarına da yansıdı. Davutoğlu, kendi düzenledikleri toplantının sonuç bildirgesini düzeltir biçimde sert bir konuşma yaptı.


"İSTANBUL'DA TOPLANANLAR BM PLANINI DEĞERLENDİRECEK KURUM DEĞİL"


İstanbul'da dün düzenlenen Suriye'nin Dostları Konferansı'na en sert tepki Rusya'dan geldi. Rusya, toplantıdan sonra açıklanan sonuç bildirgesinde Suriye adına Annan Planı'na süre biçilmesine karşı çıktı.

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İstanbul toplantısını sert bir dille eleştirdi. Lavrov, Annan Planı'nı değerlendirecek kurumun 'Suriye'nin Dostları' değil Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olduğunu söyledi.
Geçen hafta da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Annan'ın hazırladığı planı kabul ettiğini açıklamıştı.

İstanbul'da dün düzenlenen toplantıda Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği'nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın hazırladığı plana destek verilmiş, ancak müzakerelerin açık uçlu olmadığı belirtilmişti.

Rus tarafı, Annan Planı'nın uygulanması için de gerekli çabayı gösteriyor. Lavrov, Suriye hükümetinin Annan planı doğrultusunda askerlerini çekmesi gerektiğini söyledi. Suriyeli muhalif güçlerin de silahlı mücadeleye son vermesinin şart olduğunu ifade eden Lavrov, "Hepimiz akan kanın bir an önce durmasını istiyoruz. Ama bu talep Suriye'de savaş halindeki tüm taraflara yöneltilmeli" dedi.

Yorumlar

sydneyden turan :

sevgili hocam avustralyada turkiye cok guzel gorululurken simdi insanlar afrikadaki gibi oluyor diye bize guluyor. bu hale getirenlere yaziklar olsun. allaha emanet ol.

Misafir-Düzeltme :

hükümet islam dünyasında sunni kuşak oluşacak beklentisi içinde onun yerine bir güzel kendi elleriyle israil devletini ve kürd devleti kurup genşletecekler bilmedikleri şey sunni veya şii bloku desteklemek türkiyeye kalmamıştır.bu olayda türk milleti bir ülkenin kendi hükümetleri aracılığı ile nasıl parçalanmaya çalışıldığını anlamalıdır.kömür ekmek ve mangal alanlar ve badem bıyıklar hariç tüm ülkece sırtlanların nasıl etrafı kuşatmaya çalıştığını seyrediyoruz film gibi belgesel gibi suriyenin etrafında amerika diş göstettiriyor.bunu ilk suriye ordusunu lübnandan çıkarırken , haririr bahanesi ile yaptılar amerika antlaşmaya gelmeyen biat etmeyen ülkeleri sırtlanları aracılığı ile diş göstertip bak bunlar gelirse daha kötü gel sen benim dediğimi yap diyor.libyada sırtlanlar görevini yaptı kaddafi biat etseydi petrolü verseydi olay bitmişti.ama savaşmayı tercih etti anında temizlediler.suriyede durum biraz zor çünkü başka bir aslanda adamımı yedirmem diyor ismide rusya ve iran ve çin

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar