banner864

Mahmut Esat Bozkurt'a “faşist“ diyen geri zekalılar! 14 Mayıs 2012, 13:11

Star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç, 7 Mayıs 2012 günlü yazısında İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal'ı suçlarken “Faşizm dendiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan Mahmut Esat Bozkurt’u sahipleniyor... ” diyor.
Geçen ay Mardin Artuklu üniversitesinde Said-i Nursi’nin propagandasını yapmak için düzenlenen bir sempozyumda konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan da Mahmut Esat Bozkurt'u hedef alan bir konuşma yaptı. Bozkurt ’u “ırkçı ” olarak niteleyen Tarhan, Silivri cezaevinde yatanları “Bozkurt’un şövalyeleri” olarak adlandırdı. Kısacası gericiler, Bozkurt 'a saldırmak için her an hazırlar.

Sevgili arkadaşım Yıldırım Koç ise Aydınlık 'ta 23-24 ve 30 Nisan 2012 günlerindeki yazılarında Mahmut Esat Bozkur'un masonluk hakkındaki görüşlerini yazdı.

Atatürk döneminin en önemli devlet adamlarından ve Kemalist Devrim ’in ideologlarından, Adalet Bakanı Bozkurt 'un bir başka konudaki düşüncelerini de biz hatırlatalım. Bozkurt'un “ Karl Marks ve Türkler" başlıklı yazısı Tan gazetesinin 26 Temmuz 1935 günlü nüshasında yayımlandı. Bu büyük devrimciyi “faşist ”, “ırkçı ” diye karalayanlar, ya da Kemalist Türkiye ile Faşist İtalya arasında benzerlik arayan geri zekâlılar bakalım ne diyecekler.

Bozkurt'un “ Karl Marks ve Türkler" başlıklı yazısı

“Geçenlerde;
“Marx”ın “Kırım Savaşı”, “Rus-Türk Savaşı” adlı kitaplarını okudum.
Büyük adamın anlattıklarına bakılırsa, Türkler ona göre çok sempatiktir.
“Marx”, Çarları ve Çarların siyasasını yerlerin dibine geçiriyor.
Türk’leri haklı görüyor.
“Marx”ın hakkımızda söyledikleri içinde bence en güzeli şudur:
Bize yabancı olan bu adam, 1854’te bugünü görüyordu.
Bundan 81 yıl önce “Marx” şöyle düşünüyordu:
“Bu gidişle Türkler, Avrupa 'da tutunamayacaklardır. Fakat ne yapılırsa yapılsın Türk devleti ortadan kaldırılamayacaktır.
Türkler belki bir gün Anadolu içlerine kadar sürüleceklerdir. Fakat onlar, hakiki varlıklarını orada bulacaklar; orada yeniden güçlü kuvvetli bir Türk devleti kurulacaktır.”
Görüşteki uzunluğa;
Görüşteki aybata (heybete) ne dersiniz?

“Marx”ın 81 yıl önce gördüğü Türk devleti kuruldu. Ve eli Avrupa’dadır.
“Marx”ın gördüğü devlet onun anlayışından bir farkla kuruldu.
Bu fark, yeni Türk devletiyle Avrupa’nın ve batı medeniyetinin Büyük Asya sınırlarına kadar uzanmış oralara kadar genişlemiş olmasıdır.
Türkiye bugün Asya değil, Avrupa devletlerinden sayılıyor.
“Marx”, yeni Türkiye hakkındaki görüşlerini bundan 81 yıl önce ortaya koydu.
81 yıl sonra, bu kadarcık bir retuş;
Onun hesabına bir eksik, bir görüş eksiği sayılmaz!
“Marx”ın görüşündeki kuvvet; yeni Türkiye’nin genç yüzünde yaşıyor.

DERİN VE ÇETİN MARX

“Beş sene oluyor.
“Marx”ı okuyorum.
Onu tam anladım dersem, kendi kendimi aldatmış olacağım.
Anlamaya çalışıyorum demek, daha doğru olacak gibi geliyor bana...
“Marx”ı bu kadar derin, bu kadar çetin buluyorum.
Bu beş senelik etütten önce ve sonra “Marx” filozofisi hakkında yazılmış bir çok şeyler gözden geçirdim.
Fakat?
Bir şeyin hakikatine varmak için bu metod tehlikeli olabilir.
Çünkü: Herkes “Marx”ı bir türlü, bir başka türlü anlamaktadır. En yakın arkadaşları bile!
Şunu hemen söylemeliyim ki: “Marx”ın anlayabildiğim yerlerini çok yüksek buldum.
Baş dönmeden erişilmesi zor denecek kadar yüksek!
Nitekim: “Değer ve İş” (Sayü Kıymet), Değer Artığı (Fazlai Kıymet), “Tarihi Maddiyetçilik”, “Merkezleşme” konuları (mevzuları), bize bütün bir insanlık tarihinin kavramını (mevhumunu) anlatıyor.

MİHENK TAŞI

Hele “sınıf kavgaları”! Hele bu konu!
Bana göre “Marx”ın filozofisi, bir mihenk taşma benziyor:
Tarih ona vuruldukça, insanlığın bahtı görülüyor.
İnsanlığın uzun ve derin asırlar içinde saklanan kara bahtı!..
“Marx”ın filozofisi, karanlıklarda kalan gerçelerin (şeniyetlerin) üstüne tutulmuş bir projektördür.

Bunsuz tarihi anlamak ve görmek yolunu ben bulamadım.
“Kapital” “Marx”ın büyük izeri (eseri) bütün dillere çevrildi.
Onu bizim dilimizde ne zaman okuyacağız? Ne zaman göreceğiz?
Bütün bunlar için “Marx” edebiyatının dilimize çevrilmesini istiyorum. Ve bu çevirme:
Sağa ve sola doğru bulanık suda balık avlamak isteyenlerin takkesini düşürecektir. Ortada:
Hak ve gerçek egemen olacaktır.

“MODERN KOMÜNİZMİN BABASI”

“Klemenso” gibi milliyetçi bir adam “Marx” hakkında şunları söyledi:
"Ben cumhuriyetçi ve demokrat doğdum. Böyle öleceğim. Fakat demokrasinin beslenmesi gereken zayıf yerlerini ‘Marx ’tan öğrendim. ”
“Marx” komünisttir.
O, modem komünizmin babasıdır.
Fakat onun, ateşten okları andıran ballı tenkitleri olmasaydı, benci (hodbin) liberal demokrasinin yerinden kıpranacağı yoktu.
Belki hiç kıpranmayacak, olduğu yerde çürüyecek ve çökecekti.
Bu korkunç çöküntünün altında göyüntü (muztarip) insanlık bir daha, baştan bir daha ezilecek, bu eziliş tarihe, yeniden bir dönüm noktası sayılacaktı.
“Marx”ın birer, alevden şamarı andıran tenkitleri olmasaydı.
O bu şamarlarını, liberal demokrasini kızarmayan suratına indirmeseydi; elinde, liberal kapitalistlerin uşakları elinde;
İnim inim inleyecekti?
Kimbilir?!”

Hikmet Çiçek
Silivri 1 Nolu Cezaevi

ulusalkanal.com.tr


Yorumlar

barutagacı :

vah yurdum vah kımlere emanet

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder