banner864

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, acil vatan görevini açıkladı: Suriye hükümeti ile işbirliği 22 Haziran 2015, 14:42

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelerle ilgili açıklama yaptı. Perinçek, yaşananları ABD'nin Türkiye'yi silahla bölme tehdidi olarak değerlendirdi. 9 maddelik çözüm planı açıklayan Perinçek, en yakıcı görev "Suriye hükümeti ile birleşmek" dedi. Türk Milleti'ne ve partilere seslenen Perinçek, ABD tehdidine karşı herkesi Türkiye Cephesi'nde birleşmeye çağırdı.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, bugün (22 Haziran 2015) Partinin İstanbul İl Merkezi’nde bir basın toplantısı yaparak, Suriye’nin kuzeyindeki kanlı gidişi değerlendirdi ve bütün siyasal partilere, ülke bütünlüğü ve barış için Türkiye Cephesinde birleşme çağrısında bulundu. Perinçek özetle şunları belirtti:

DEMOKRATİK YOLDAN BÖLÜNMEDEN SONRA ŞİMDİ DE SİLAHLI YOLDAN BÖLÜNME TEHDİDİ
7 Haziran seçim sonuçlarını bir cümleyle değerlendirmiştik: “Türkiye demokratik yoldan bölünüyor.”
Bir hafta geçmedi, arkasından ikinci hamle geldi: Artık Türkiye yalnız demokratik yoldan değil, silahlı yoldan da bölünüyor.
Türkiye’yi demokratik yoldan bölen de Amerika’dır, silahlı yoldan bölen de Amerika’dır.
Her iki cephede kullandığı piyon ise, PKK’dır.
Demokratik alet HDP, silahlı alet ise PYD’dir.
ABD’nin gizli hükümeti olan Dış İlişkiler Konseyi (CFR), “Kürtlerin zamanı” açıklamasıyla Kürt örgütlerini ateşe sürdüklerini bütün dünyaya duyurmuş bulunmaktadır. (http://bit.ly/1FZS18y)

PKK’NIN SURİYE DÜŞMANLIĞI
Türkmen bölgesi Tel Abyad’da, PKK/PYD’ye bağlı silahlı birlikler, Türkmen ve Arap halkın üzerine sürüldü. PKK, açıkça ABD Silahlı Kuvvetleri’nin bir unsuru haline gelmiştir. PKK liderlerinden Murat Karayılan, “Demokratik Suriye’yi kurma sürecini başlattıklarını” açıklayarak, Beşer Esat yönetimini yıkma planındaki görevlerini bir kez daha ilan etti. Karayılan, Kürt Koridoru girişiminden Türkiye ve Suriye devletlerinin rahatsız olduklarını belirtiyor. Böylece ABD güdümünde, bölge ülkelerini bölme planına hizmet ettiklerini itiraftan çekinmiyor. (http://bit.ly/1JRLFOT)

ABD’NİN STRATEJİK PİYONU
PKK’nın “ABD’nin stratejik piyonu” olduğunu yıllar önce saptamıştık. Bu olgu, artık savaş cephelerinin gerçeğidir. ABD Hava Kuvvetleri, Ayn el-Arap’ta (Kobani) olduğu gibi bomba yağdırarak, PKK saldırısının önünü açıyor. PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin silahlı örgütü YPG, ABD güdümündeki Koalisyon Güçleri’nin her yoldan desteğiyle sözde “Kürt Koridorunu” açmakta kullanılıyor. ABD’nin amacı, Kuzey Irak’ın doğal kaynaklarını Akdeniz’e bağlayacak yolu denetim altına alarak Kürdistan’ı yaşayabilir sınırlara ulaştırmaktır. PKK/PYD’nin emrine giren Kürtler, ABD tarafından Türkmen ve Arap kardeşlerinin üzerine sürülmüştür. Kürdümüze böyle bir rolü kesinlikle yakıştırmıyoruz.

PKK/PYD ATEŞE SÜRÜLDÜ
PKK/PYD silahlı birlikleri için, “Ateşe sürüldüler” dersek, hem ABD piyonluğunun nereye varacağını vurgulamış, hem de uyarıda bulunmuş olacağız. Evet PKK, ABD tarafından ateşe sürülmüştür. Ve ateşe sürülenler, her an ortada bırakılma tehdidiyle yüz yüze geleceklerini de hatırda bulundurmalılar. Çünkü ABD, bölge ülkelerinin birliği karşısında piyonlarını ergeç feda etmek zorunda kalacaktır.

ABD SİLAHLI KUVVETİYLE DEVLET KURMA MODELİ
ABD Silahlı Kuvvetleri, 1991 ve 2003 yıllarında Irak’ı işgal ederek kuzeyde “Kürdistan” adı altında ikinci bir İsrail kurmuştu. Şimdi aynı model, Suriye’nin kuzeyinde uygulanıyor. Hatay’dan Mardin’e kadar uzanan sınırımızın güneyinde, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin desteğiyle kurulan sözümona “kantonlar” yine silah zoruyla birleştiriliyor ve “Kürdistan” adı altında yeni bir devletçik oluşturuluyor. ABD havadan, PKK ise karadan saldırarak bölgedeki Türkmen ve Arap nüfusu göçe zorluyor. ABD ve İsrail, Kürdistan’ı kurmak için etnik temizliğe başlamış bulunuyor. Kürt örgütleri, ABD’nin bölge halklarına karşı kullandığı enstrüman rolünü benimseyerek, Kürt halkı ile bölge ülkeleri ve halkları arasında kalıcı düşmanlık yaratma suçunu işliyorlar. PKK/PYD, Kürt halkına kara bir leke sürme girişimi içindedir. ABD’ye alet olanlar, alınlarına vurulan ihanet damgasından başka bir kazanca ulaşamayacaklar.

IŞİD İKİNCİ İSRAİL KORİDORUNUN ÖNCÜ KUVVETİ
Artık apaçık ortaya çıkmıştır: “IŞİD’e karşı mücadele” adı verilen uygulama, İkinci İsrail koridorunun bahanesidir. Aslında IŞİD, koridoru açan öncü kuvvettir. ABD, önce IŞİD aracılığıyla Irak ve Suriye’nin otoritesini sarsmıştır, arkasından PKK aracılığıyla Kürt koridorunu açmaktadır. Tel Abyad, PKK’ya devredilirken IŞİD koridorun Akdeniz’e yakın bölgelerinde etnik katliamlar gerçekleştirmektedir. PKK terör örgütü, IŞİD’e karşı mücadele parolasıyla meşrulaştırılıyor. Böylece Kürt koridorunun Akdeniz’e ulaştırılması için gerekli kamuoyu oluşturuluyor. CIA Uzmanı Henry Barkey, PKK’ya müjdeyi Reuters aracılığıyla verdi: “PKK, Tel Abyad’ı aldığı için, şimdi silah yardımını daha kolay talep edecektir.”







BÖLENLER BÖLÜNENLERE BİRLEŞMEYİ DAYATIYORLAR

ABD emperyalizmi, bölgedeki bölücü piyonlarıyla Suriye, Irak, Türkiye ve İran’ın toprak bütünlüğünü hedef almış bulunuyor.
ABD emperyalizmi bölgemizdeki baş bölücüdür.
İster etnik güdüyle, isterse yobazlık güdüsüyle terör uygulayan bölücü örgütler, amaçlarına ulaşmak için ABD’nin aleti olmaktan başka çözümleri olmadığını biliyorlar. Bütün stratejilerini ABD piyonluğu üzerine kurmuşlardır.
ABD ile bölücülük arasındaki bu işbirliği, bölge ülkelerini birleşmeye zorlamaktadır. Bölenlerin her girişimi, bölünenlere birleşme zorunluluğunu dayatmaktadır.
Bölge ülkelerinin baş bölücü ABD’ye karşı birliği, artık tarihin gündemindedir ve ABD’nin bu birliği dize getirme şansı yoktur.

VATAN PARTİSİ’NİN ACİL ÇÖZÜM PLANI
Vatan Partisi olarak, Türkiyemizin demokratik ve silahlı yollardan bölünmesi girişimini göğüslemeye ve bozguna uğratmaya kararlıyız. Bağımsızlık geleneğimize ve milletimize güveniyoruz.
ABD’nin “Kürt koridoru” adı altında İkinci İsrail koridoru açma girişimine karşı planımızı ve siyasetlerimizi, Türküyle Kürdüyle bütün milletimizin değerlendirmesine sunuyoruz.

1. Şu anda en yakıcı görev, Suriye ile işbirliğidir. Suriye’nin toprak bütünlüğü, Türkiye’nin toprak bütünlüğüdür. Türkiye, bölgedeki etnik ve yobaz bölücülüğünü etkisiz kılmak, iki kardeş ülkenin toprak bütünlüğünü sağlamak ve barış için derhal Suriye hükümetiyle ilişkiye geçmelidir. İki ülkenin hükümetleri, geçmiş anlaşmazlıkları bir kenara atarak, derhal her alanda Ortak Eylem Planı yapmalıdır.
2. Türkiye-Suriye işbirliği, bölge ülkeleri arasında işbirliğinin ilk adımıdır.Türkiye, bugün zaten Suriye ile birlikte hareket eden Irak, İran ve Lübnan yanında Azerbaycan’ın da katılımıyla Bölgesel İşbirliği için harekete geçmelidir. Vatan Partisi, bölge ülkeleriyle yaptığı görüşmelerde, Beyrut’tan Tahran’a kadar bütün başkentlerin işbirliğine hazır olduklarını saptamıştır. En son İran Devlet Başkanı Ruhani, Irak ve Suriye’nin bölünmesine izin verilmeyeceğini açıklamıştır. Suriye Hükümeti, ABD’nin hazırladığı sözde Kürt Koridoru’nun İsrail’e hizmet edeceğini giderek daha açık ifadelerle saptamaktadır. Başta Lübnan Hizbullah’ı olmak üzere Beyrut’taki siyasal partiler, PKK’nın ABD piyonu olarak kullanıldığını görüyorlar. Koşullar, bölge ülkelerine ve halklarına emperyalist müdahaleye ve bölücülüğe karşı birleşmeyi dayatıyor. Burada en büyük sorumluluk, milli devlet geleneğiyle ve güçlü ordusuyla Türkiye’ye düşmektedir. ABD, bu birlikteliğin sergileyeceği güce saygı göstermek zorunda kalacaktır.
3. Türkiye-Suriye sınırı, yobaz ve bölücü teröristlerin geçişine derhal kapatılmalıdır. Suriyeli “muhalif” denen teröristlerin, Türkiye’de “Eğit-Donat” adı altında yetiştirilmesine derhal son verilmelidir.
4. Tel Abyad ve diğer bölgelerde gerçekleşen etnik temizliğe neden olan ABD Hava Kuvvetleri’ne ve İHA’larına her türlü destek kesilmelidir. İncirlik Üssü’nün Türkmen ve Arap kardeşlerimizin bombalanması için kullanılmasına derhal son verilmelidir.
5. Suriye Hükümeti’ne ve farklı gruplara karşı sahaya sürülen Fetih Ordusu’nun faaliyetlerine verilen desteğe derhal son verilmelidir. PKK’nın koçbaşı görevini yapan Fetih Ordusu’nun ülkemizdeki harekat üssü derhal kapatılmalıdır. Suriye’ye terör ihracı, şu andan başlayarak vatana ihanet suçunun eylemidir.
6. Türkiye, bütün olanak ve yeteneklerini kullanmaya hazır olmalıdır. ABD ve İsrail’in “Kürt koridoru” adı altında kendi koridorlarını açmak için yürüttükleri harekâtı başarısız kılmak, bugün en yakıcı millî görevdir. Bu amaçla Suriye ve diğer bölge ülkeleriyle işbirliği için her önlem alınmalıdır.
7. “Kürtlük” adına hareket eden bütün örgütleri, ABD’nin aleti olmanın getireceği kanlı sonuçlardan sakınmaları için uyarıyoruz. Ortadoğu’da yaşayan bütün Kürt kardeşlerimizi ABD’nin bölücü planlarına karşı bölge ülkeleri ve halklarıyla birliğe çağırıyoruz.
8. Avrupa ülkeleri dahil bütün dünya ülkelerini ve halklarını bölge ülkeleriyle dayanışmaya çağırıyoruz. ABD’nin “İkinci İsrail Koridoru” girişimi, yalnız bölge ülkelerini değil, dünya barışını tehdit eden boyuttadır. Bu nedenle Güney Amerika’dan Rusya, Hindistan ve Çin’e kadar artık herkes görmelidir ve görmektedir: PKK, ABD’nin stratejik piyonudur. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin toprak birliğini ve barışı sağlamak amacıyla, dünya çapında dayanışma için gerekli zemin oluşmaktadır. Türkiye, bu elverişli koşulları değerlendirmelidir.
9. Türkiye’nin toprak bütünlüğüne, iç barışa ve komşularımızla barışa yönelen tehdit karşısında, Vatan Partisi olarak, hiçbir ayrım yapmadan bütün partileri, Türkiye Cephesinde birleşmeye çağırıyoruz.

Siyasal partilere, sendikalara, meslek kuruluşlarına, kitle örgütlerine ve bütün halkımıza sesleniyoruz: Gün, vatanımızın bütünlüğü, milletimizin birliği ve bölge barışı için, kenetlenme ve sorumluluk üstlenme günüdür.

Milletimize saygıyla duyururuz.

HABER: DENİZ ADALI
KAMERA: İNANÇ SARAÇOĞLU

Yorum Gönder