banner864

Usta yazar Tuncer Cücenoğlu'ndan 'Kızılırmak- Karakoyun' 18 Kasım 2013, 14:13

Umarım Haziran Direnişi ile başlayan, Türk halkının adaletsizliğe, sömürüye, emek düşmanlığına karşı mücadelesinin sonu da, Kızılırmak oyunun sonu gibi olur. Tabii ki fazla kayıp vermeden
İlgili Galeriye Git Usta yazar Tuncer Cücenoğlu'ndan 'Kızılırmak- Karakoyun'
Sema Sezen

Uluslararası üne sahip ve Aydınlık gazetemiz yazarlarından Tuncer Cücenoğlu'nun Anadolu Türk masalından yararlanarak yazdığı müzikli oyun "Kızılırmak- Karakoyun", birçok dile çevrildi ve çevrilmeye devam ediyor. Gürcistan Tiflis Tumanishvili Actors Theatre'ın repertuvarına aldığı oyunu Devlet Tiyatrosu yapımı olarak Galip Erdal yönetiyor. Kızılırmak (Karakoyun) halk masalını daha önce de Nâzım Hikmet, Yılmaz Güney işlemiş, bu öykünün filmleri çevrilmiş. Başarılı yazar Tuncer Cücenoğlu ise bu masalı kendi çizgisinde yorumlamış. Tüm tiyatroseverlerin izlemesi gereken bu oyun, uzun yıllar repertuvarda kalmalı. Tuncer Cücenoğlu'nun yazdığı oyunlar, 40'ı aşkın dile çevrildi. Usta yazar, uluslararası alanda ülkemizi en iyi temsil eden yazarlar arasında yer alıyor.

"Bu oyunu kimler derer?
Bu düzeni kimler kurar?
Değişmez mi bu yazgılar?
Kan kokmasın bu topraklar!


Başrolde 'direniş'


Kızılırmak'ın konusu, yaşadığımız toplumun klasikleşmiş feodal düzenin 1870'li yıllarda yaşanan öyküsünü içeriyor. Obada Hüseyin Ağa’nın koyunlarını güden çoban Selim (Serdar Akülger), ağanın kızı Hatice'ye (Zümre Ertürk) aşıktır. Ancak ağanın oldukça genç olan karısı Zehra da (Alayça Öztürk) Selim'e sevdalıdır. Çoban Selim, bir yandan Hatice'ye kavuşmak için çabalarken, bir yandan da cazibesiyle zorlayan Zehra'dan kurtulmanın yollarını aramaktadır. Hüseyin Ağa, kızını borçlandığı Ali Ağa'nın (Emre Akarsu) oğlu Mehmet'e (Hakan Dülger) vermeyi planlamaktadır.

'Sopa ile bindirdiler!
Aç bırakıp sindirdiler!
Düşündürtmez sustururlar!
Böyle gitmez biliyoruz!'


Çoban Selim, çaresizlik içinde çırpınırken sürünün sözü dinlenen Karakoyun'una( Ezgi Bektaş) akıl danışarak hedefine ulaşmaya çalışır. Ancak Hatice'ye kavuşuncaya kadar sürüden kayıplar verilir.

En önemli kayıp ise sürünün lideri Karakoyun'dur. Karakoyun, feodalizme karşı direnen ve kendi bedenini haklı davaya siper eden bir ideolojidir. Sindirilmeye çalışılsa da sabırla direnendir.

Adalet mücadelemiz

Oyunun sonunda koyunların insana dönüşüp, adaletsizliğe karşı yürüyüşü, şu anki düzen için umduğum bir görüntüydü. Oyunu izleyenler, Cücenoğlu'nun yazdığı teksti birçok dönemde yaşanan tarihi olaylarla bağdaştırabilir. Benim gözlerimin önüne Haziran Direnişi'ni getirdi. Umarım Haziran Direnişi ile başlayan, Türk halkının adaletsizliğe, sömürüye, emek düşmanlığına karşı mücadelesinin sonu da Kızılırmak oyunun sonu gibi olur. Ama Karakoyun ölmeden...

Karakoyun rolüne Ezgi Bektaş'tan daha uygun bir oyuncu olamayacağı kanaatindeyim. Sesinin rengi, müzikteki yorumu ve oyunculuğu ile tartışmasız "Karakoyun" için en iyi seçim. Kızılırmak oyununun tüm ekibini yürekten tebrik ederim kutlarım. Orkestranın, koronun kendi içlerinde ve birbirleriyle olan uyumu, oyuna ayrı bir kalite katıyor. Oyuncular, oynadıkları karakterlere başarıyla odaklanmıştı. Galip Erdal'ın yönetmenliğinin de bu konuda katkısı tartışmasız çok yüksek. Medine Yavuz'un hazırladığı kostümler, Türkmen Obası atmosferini güzel yansıtmış. Koyunların kostümleri ise hem görsel olarak hem de oyuncuların sahnede rahatlığı açısından iyi düşünülmüş. Işın Mumcu'nun tasarladığı minimalist dekor, kostümlerle birbirini dengelemiş.

Gözleri yormuyor. Akın Yılmaz'ın yaptığı Işık tasarımı da aynı uyumu yakalamış. Orhan Şallıel'i de besteleri nedeniyle kutrltebrik ederim. Oyun boyunca hem görsel, hem işitsel, hem de düşünsel keyif yaşadık.

Aydınlık

Yorum Gönder