banner864

Barış Tınay yazdı: Balyoz davası asıl şimdi başlıyor 15 Nisan 2015, 15:45

İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirilen yeniden yargılama neticesinde Balyoz davasının tüm sanıkları, 31 Mart 2015 tarihinde beraat etmiştir. Adalete hasret kaldığımız bu zamanlarda, geç kalmış bir adaleti bile buruk da olsa; sevinç ile karşılıyoruz. Hukuk ile kazanılan bu adaletin, vicdanlarda tecelli etmesini sağlamak artık bizlerin de görevidir. Yani bizler için Balyoz Davası bitmemiş; Balyoz Davası asıl şimdi başlamaktadır. 

Haksızlıklara, hukuksuzluklara her ses çıkarttığımızda "darbeci" olarak yaftalandığımız ve sindirilmek istendiğimiz zorlu bir süreçten hep birlikte geçtik. Televizyonlar, gazeteler durmadan darbe planları, darbeciler, kumpaslar diye diye haberler yaptılar, iftiralar attılar, yalanlar söylediler. Lakin bizler hiç kulak asmadık, bir an olsun bile yılmadık; inancımızı, umudumuzu hiç kaybetmedik herkese ve de her şeye rağmen kazandık.

Gideni geri getirmenin mümkün olmadığı gerçeği ile yitirdiklerimizin acısını hala yüreğimizde derinden hissediyoruz. Bizlere, milletimize emanet kalan acılı aileler, çocuklar, anneler ve babalar var. Bu sorumlulukla, hareket ediyoruz. Hepimizin artık tek istediği suçluların, suça ortaklık edenlerin yargılanması ve mağduriyetlerin giderilerek iade-i itibarın sağlanmasıdır.
Suç işleyenlerin, sahte delil hazırlayanların bulunması zor değil. Ancak ucu kendine dokunacak bir sürece dair, AKP'nin ileri adımlar atacağını beklemek fazla iyimser bir yaklaşımdır. Nitekim davanın savcılığından, kandırıldık aşamasına geçilmesi, bizlerin böyle düşünmesi için oldukça yeterli bir sebeptir. Bu suçlara AKP'nin ileri gelenlerinin göz yumduğu, sessiz kaldığı ve hatta desteklediği de herkesin malumudur. Fakat, bizler yine de bu işin takipçisi olmak, yaşananları unutmamak ve de unutturmamak zorundayız. 

Zaten, unutmak mümkün müdür? 

İddiaları onuruna yediremeyip intihar eden Albay Ali Tatar'ı, cezaevinde 8 yaşındaki kızı ile oynarken beyin kanaması geçiren Murat Özenalp'i, cezaevinde tedavi edilmediği için ölenleri-öldürülenleri ve ölümleri oldukça şaibeli olan nice yurtseveri...

Unutmak mümkün müdür?

Kumpas kuranları, iftira atanları, yalan konuşanları, bavulla sahte belge taşıyanları, gizli tanıklar uyduranları, isimsiz ihbar mektubu hazırlayanları, televizyonlarda "askeri vesayet bitiyor, AKP ile demokratikleşiyoruz" yaygarası koparan yetmez ama evetçi güzide "aydın"ları, darbe manşetleri ile yayın yapan "taraf"sız basını, Hasan Cemal'i, Şamil Tayyar'ı, Ahmet Altan'ı, Murat Belge'yi, Mehmet Baransu'yu...

İstiyoruz ki; suçlular ve suça ortak olanlar, hızlı ve adil şekilde yargılansın.

İstiyoruz ki; yurtsever subayların iade-i itibarı sağlansın.

İstiyoruz ki; Balyoz davası sonucu ölen-öldürülen herkes, şehit  ilan edilsin.

İstiyoruz ki; hak kaybı göz önünde tutularak, muvazzaf subaylar görevine geri dönsün.

İstiyoruz ki; eksik maaş sebebiyle uğranılan maddi kayıplar, tazminat olarak ödensin.

Artık bizlere düşen görev; şehitlerimize son görevimizi yerine getirmek ve mağdur edilmiş yurtseverlerin hakkına sonuna kadar sahip çıkmaktır. 

*** Bir buruk sevinci de "Sessiz Çığlık" ile yaşıyoruz. Mağdur edilen yurtseverlerin eşlerinin "Vardiya Bizde" diyerek başlattığı "Sessiz Çığlık", 132 hafta sonunda eylemlerine son verdi. 

Aslında ara verdi demek, çok daha doğru olacaktır. 132 hafta boyunca balyoz kumpasına karşı dimdik durdular. Yaşadığımız gururda, en büyük pay onlarındır. Varolsunlar, sağolsunlar. 

Barış TINAY
ulusalkanal.com.tr
Etiketler

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar