banner864

Doğu Perinçek bu filmi izlemenizi öneriyor! 05 Temmuz 2015, 13:07

Birkaç ay önceydi. Şule ile birlikte 1968 kuşağından iki arkadaşımızla buluştuk. Arkadaşlarımızdan biri, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını beğenmiyor. “Niçin Mustafa Kemal’in askeri olalım, biz Lenin’in askerleriyiz” dedi. Biz de arkadaşımıza, Sovyetler Birliği’nde bile, “Lenin’in askerleriyiz” diye bir slogan olmadığını hatırlattık. İkinci Dünya Savaşı’nda Stalin, Kızıl Ordu askerlerine radyodan “Kuduzov’un askerleri” diye sesleniyordu.

Tolstoy’un ünlü “Savaş ve Barış” romanını canlandıran filimde izlemişsinizdir, Kuduzov, Napolyon’un Rusya saldırısını bozguna uğratan Çarlık generali idi. İsminden de anlaşılıyor, Türk kökenli. Ancak Eski Türkçede kuduz, bugünkü olumsuz anlamını taşımıyordu, çok cesur, çok yiğit insanları niteliyordu.

SOVYETLERİN ANAVATAN SAVAŞINDA
ÇARLIK TARİHİNDEN KAHRAMANLIK ÖRNEKLERİ

Düşününüz, Sovyet Devrimi olmuş, 1917-1921 arasında Sovyetlerin Kızıl Ordusu, Çarlık kalıntısı Beyaz Ordulara karşı dört yıl iç savaş yapmış. Devrimin önderi Lenin var, iç savaşta Kızıl Orduda savaşmış nice kahramanlar var. Her şey dün gibi, aradan ancak yirmi yıl geçmiş. Stalin, İkinci Dünya Savaşında anavatan için savaşan Sovyet halkına şöyle sesleniyor:

“Yürüttüğünüz savaş, kurtuluş savaşıdır, haklı bir savaştır. Bu savaşta ulu atalarımız Aleksander Nevski, Dimitri Donakoy [Donskoy olacak], Kuzman Minin, Dimitri Pojarski, Aleksander Suvorov, Mihail Kuduzov’un yiğitlik örnekleri size şahlandırsın.” (Stalin, Faşizme Karşı Savaş Konuşmaları, çev. Yüksel Güvenç, Çağrı Yayınevi, Ankara 1975, s.36 vd.)

FEODAL DÖNEMİN KAHRAMANLARI

Aleksander Nevski, 13. Yüzyılda Novgorod’ta Cermen/Töton istilasına karşı savaşa önderlik eden bir Rus prensi. Dünya sinemasının ustası Ayzenştayn, Stalin’in isteği üzerine, Alman tehdidinin yoğunlaştığı 1939 yılında o prensin kahramanlığını perdeye yansıtmıştı. Aleksander Nevski filmi, bir dünya şaheseridir. Müziklerini de Prokofiev bestelemiştir, olağanüstüdür.

Dmitri İvanoviç Donskoy: 14. yüzyılda Moskova Prensi (Grandükü). 1380 yılında Moğol Altınordu Devleti’nin Komutanı Mamay’ı Kulikovo Çarpışmasında tarihi bir yenilgiye uğrattı ve Moskova Prensliğini haraca bağlanmaktan kurtardı.

Kuzma Minin: 17. yüzyılda Nijniy Novgorod’lu tüccar. Polonya ve Litvanya’nın işgal girişimine karşı başlayan halk ayaklanmasına önderlik eden Minin, 1612 yılında Polonya-Litvanya işgal kuvvetlerini yenilgiye uğrattı.

Dmitri Pojarski: 16. yüzyılda Rus derebeyi olan Pojarski, Kuzma Minin ile birlikte işgal kuvvetlerine karşı halk ayaklanmasına önderlik etti ve 1612 yılında Moskova’yı kurtardı. 1818 yılından bu yana, Kızıl Meydan’da Minin-Pojarski Anıtı bulunuyor.

Aleksandr Suvarov: 18. yüzyılda Osmanlı-Rus Savaşlarında büyük başarı göstermiş olan Rus Mareşali Suvarov, döneminin önde gelen strateji uzmanları arasında sayılıyor.

Kuduzov’u yukarda belirttik, 19. Yüzyıl başlarında Çarlık ordusunun başkomutanı.


MESELEMİZ NEDİR
Sovyetler Birliği’nde bile, Komünist Partisi’nin önderleri, İkinci Dünya Savaşı’nda halkın ve askerlerin direncini, Çarlık döneminde yabancı istilasına karşı savaşmış kahramanlara gönderme yaparak güçlendiriyorlar.

Bizim kimi emektar kardeşlerimiz, “Mustafa Kemal’in askeri” olamıyorlar. “Lenin’in askeriyiz” sloganı onlara daha çekici geliyor.
Meselemiz nedir, görevimiz nedir, kendimizi toplumdan ayıran bir rozete sahip olmak mı, yoksa ülkemizin önündeki sorunu çözmek mi?

TOPLUMUN GÜÇ KAYNAĞI

Her toplum, aynı zamanda tarihinden aldığı güçle savaşır.

Tarih, masal değildir, yaşanmıştır.

Tarihteki başarılar ve o başarıları simgeleyen kahramanlar, toplumun güç kaynağıdır.

Başka toplumların kahramanları, hiçbir zaman kendi toplumumuzun kahramanlarının yerini tutmaz. Çünkü bizim içimizden çıkan kahraman, bizim yeteneğimizi tanımlar. Onları anarak neler yaptığımızı ve neler yapabileceğimizi bilince çıkarırız.

“Lenin’in askeriyiz” diyerek, kendi mahallemizde beğenilen bir rozete sahip olabiliriz, ama hiçbir zaman işçi sınıfıyla, emekçi halkla ve Türk milletiyle birleşemeyiz. Toplumu, böyle bir kimlikle ateşleyemeyiz.

“Yaparız” kararlılığı için, daha önce yapmış olmak, bir toplumun en büyük enerji kaynağıdır.

  BU GECE 23.00’TE ULUSAL KANAL’I İZLEMENİZİ ÖNERİYORUM

 

22 Haziran 2015 günü bu köşede, “Hatıralarda paslanma” başlıklı yazıda, 2009 yılında çevrilmiş bir Çin filminden söz etmiştim. Adı: Jian Guo Da Ye (İngilizce adı: The Founding of a Republic = Bir Cumhuriyetin Kuruluşu). Film, Çin Devrimini anlatıyor. Büyük davalar, çetin mücadeleler, hangi stratejilerle hangi taktiklerle kazanılıyor, bu açıdan çok öğretici. İşte o filmi bu akşam Ulusal Kanal’da izleyebilirsiniz. Saat: 23.00’te. Bütün okuyucularımıza öneriyorum.

Doğu Perinçek
Aydınlık/Rota

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar