banner864

Gazeteciler, 'halkın haber alma hakkının savunucusu olmaya devam' dediler 10 Ocak 2015, 16:00

1961 yılında Basın İş Yasası'nın gazeteciler lehine 212 sayılı yasayla değiştirilmesinin yıl dönümünde Gazetecilere Özgürlük Platformu Antalya Bileşenleri bir basın açıklaması yaparak, '10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladı.
Açıklama kutlamadan çok aslında yasanın çıkışından bu güne değin 54 yıl içinde ve AKP hükümetinin 12 yıllık iktidarı boyunca gazetecilerin karşı karşı kaldıkları güncel sorunları içerdi. Çalışan gazeteciler, her türlü baskı ve tehdide rağmen halkın haber alma, gerçekleri öğrenme ve bilgilenme hakkının savunucusu olmayı sürdüreceklerini vurguladı.

Hepimiz Charlie'yiz
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Haber-Sen, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği, Türkiye Spor Yazarları Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikasından oluşan Gazetecilere Özgürlük Platformu(GÖP) Antalya Bileşenleri, Attalos Heykeli önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada önce Fransa'da Charlie Hebdo mizah dergisine yapılan saldırı kınanarak, "Din ve ifade özgürlüğünün savunucusu Valtaire'nin memleketi Fransa'da mizah dergisi Charlie Hebdo'ya yapılan silahlı saldırı ve sonrasında yaşananlar hepimizi derinden sarstı ve kaygılandırdı. Tam bu noktada, 'je suis charlie' yani Ben Charlie'yim demek istiyorum" denildi.

Gazeteciler, 'iktidarın Memuru' Olmaya Zorlanıyor
GÖP Antalya Bileşenleri adına açıklamayı Bünyamin Tokmak yaptı. Ülkemizde basın, düşünceyi ifade ve bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin 54 yıl öncesinden daha kötü durumda olduğunu vurgulayan Tokmak, Cumhurbaşkanı'ndan Başbakan'a, Bakanlardan Bürokratlara kadar devleti yönetenlerin basını ve düşünceyi ifade özgürlüğünü kendilerine engel olarak gördüğünü söyledi. Tokmak, Habercilik görevini yaparken 'terörist' olarak ilan edilen gazetecilerin 'iktidarın memurları' olmaya zorlandığını belirtti.

AKP İktidarında Özgürleşemeyen Basın Vurgusu
AKP iktidarı döneminde 200 kadar gazetecinin tutuklandığını, devleti yönetenlerin kendilerine muhalif gördükleri gazeteci ve yazarları, gazete ve televizyon patronlarına şikayet ederek işten atma talimatları vermelerinin olağan hale geldiğini vurgulayan Tokmak, 'Alo Fatih' olarak simgelenen yayınlara müdahalelerin ülkede ağır bir sansür ve otosansüre yol açtığına değindi. Gerçeklerin, haksızlıkların ve hukuksuzlukların kamuoyundan gizlenmesi amacıyla iktidar gücü kullanılarak baskı ve yayın yasaklarının devreye sokulduğuna dikkat çeken Tokmak, toplumsal olayları izleyen gazetecilerin polisin bilinçli müdahalesine ve şiddetine maruz kaldığını belirtti. Gazeteciler hakkında açılmış binlerce dava olduğuna da değinen Tokmak, iktidar yöneticilerinin akreditasyon uygulamasını eleştirdi, uygulamayı 'muhalif diye bellenen basın kuruluşlarının ve bu kuruluşta çalışanların habere ulaşmak haklarına getirilen bir yasaklama' olarak niteledi. Tokmak, tüm bunlardan daha vahim olanın, çok sayıda gazeteci ve yazarın iktidara ters düşmemek için bu kötü gidişe sessiz kalışı olduğunu söyledi.

Halkın Haber Alma ve Gerçekleri Öğrenme Hakkının Takipçisiyiz
AKP hükümetinin şimdilerde gazetecileri koruyan yasayı değiştirmeye çalıştığını belirten Tokmak, basın özgürlüğü, düşünceyi ifade özgürlüğü, ceza yasalarında iyileştirme gibi isteklerinin iktidar tarafından görülmediğini belirterek, iktidardan artık çağdaş demokrasi yolunda adımlar atmalarını ve demokrasinin temel unsurlarından bir olan basın özgürlüğüne saygı göstermelerini istedi. Tokmak çalışan gazeteciler olarak halkın haber alma, gerçekleri öğrenme ve bilgilenme hakkının savunucusu olmayı sürdüreceklerini vurguladı, sendikal hakların genişlemesi için mücadelede kararlı olduklarını söyledi.

Attalos Heykeli önünden gazetecilerin yaşadığı sorunları ve taleplerini dile getiren çalışan gazetecilerin yakalarındaki 'Özgür Basın Varsa Özgür Toplum Vardır' ve 'Je Suis Charlie, Ben Charlie'yim' yazıları dikkat çekti.

Haber: Devrim Dönmez Koçak
Fotoğraf: Merve Demirağ
ulusalkanal.com.tr
Etiketler

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar