banner864

Açılışa Bank Asya damgasını vurdu 06 Şubat 2015, 10:37

 TÜRK Hava Yolları’nın 10 ay gibi kısa bir süre içinde bitirdiği yeni Turkish Cargo binasının bugün yapılan açılış törenine BDDK tarafından el konulan Bank Asya ve faizlerin düşürülüp düşürülmemesi konuları damga vurdu
Türk Hava Yolları’nın(THY) yeni kargo tesisleri, “ Turkish Cargo”, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Atatürk Havalimanı Mülki İdare Amiri Mehmet Türk, DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal, THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, THY Genel Müdürü Temel Kotil ve çok sayıda davetlinin katılımıyla törenle hizmete girdi.

Törende bir konuşma yapan Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli THY’nin Türk ekonomisine yaptığı katkılardan dolayı çok mutlu olduklarını belirterek, “ THY camiasına buradan teşekkür etmek istiyorum. Çünkü Sayın Maliye Bakanımızı çok mutlu ettiniz. Kendisi çok az gülen bir kişidir. Bugün çok mutlu oldu ve içten güldüğünü gördük. Bu nedenle sizlere ayrıca teşekkür etmek istiyorum” dedi.

"YAPILAN HUKUKİ VE ZORUNLUDUR"

Nurettin Canikli yaptığı konuşmada son günlerde gündemde olan Bank Asya olayı ile ilgili olarak yapılanın hukuki, teknik ve zorunlu olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Tamamen hem hukuki hem de teknik bir süreç. Böyle bir kararın alınması zorunlu. Bu noktaya geldikten sonra BDDK’nın imtiyazlı paya sahip ortakların yönetim hakkını TMSF’ye devretmemesi veya böyle bir karar almaması açıkça suç olurdu. Kanuna aykırılık olur. Çünkü bankacılık kanunu bu durumda çok açık ve net bir şekilde ne yapılacağını emrediyor. Yani imtiyazlı paya sahip ortaklarda olan şartlar aranıyor. Onların ispat edilmesi gerekir. Bunun banka tarafından yaptırılması şartı gerekir. O şartları taşıdığının banka tarafından belgelendirilmesi gerekir. BDDK bu belgelerin sağlanması için iki kez süre veriyor. Fakat banka bunu yerine getiremiyor. Bu noktaya geldikten sonra yüzde 63 hisseye tekabül eden imtiyazlı paya sahip 122 kişinin sadece yönetim hakkını, fon tarafından kullanılmasının kararını veriyor. Diğer bütün hakları onların üzerinde kalmaya devam ediyor. Bu şekilde olay gerçekleşiyor. Onun dışında hiçbir şekilde subjektif bir karar söz konusu değildir. Eğer BDDK böyle bir karar almamış olsaydı haklarında soruşturma yapılırdı. Yani bankacılık kanunun 8. maddesini ihlalden yargılanmaları gerekirdi. Dolayısıyla kim olursa olsun böyle bir notaya geldikten sonra yüzde 63'e tekabül eden 122 imtiyazlı paya sahip olan ortağın yönetim hakkının, yönetim imkanının, yönetim gücünün TMSF tarafından kullanılmasının aktarmasının sağlanması gerekir. Bu şartlar neler? Ağırlıklı olarak belirli suçları işlememiş olmak, ayrıca iyi bir yöneticide bulunmaması gereken fiilleri işlememiş olması gerekiyor. Daha önce başka bir bankayı batırmamaları, batan bir bankada hakim bir ortak, yada imtiyazlı hakka sahip ortak, ya da kurucu ortak olarak bulunmamaları gerekiyor. Bütün bu aranan şartlar banka gibi çok kritik kurumların daha iyi yönetilmesini sağlamak amacına matuf. Kanun bunu sağlamaya çalışıyor. Dolayısıyla bu şartları taşımıyorsa, bunlar tarafından bankaların yönetilmemesi gerekiyor. Sonuç itibariyle parayı yönetiyorlar ve on binlerce mudinin yatırdığı parayı işletiyorlar. Onların haklarını korumaları gerekir. Yanlış bir karar binlerce mudinin haklarının ihlal edilmesi anlamına gelir. Dolayısıyla bu şartların aranması doğaldır. Yapılan budur başka hiçbir şey değildir. Hukukidir, tekniktir, zorunludur.”
Etiketler

Yorum Gönder