banner864

Dondurucu soğukta iş makinesine karşı iki kişi! 09 Ocak 2015, 17:33

Keçi çobanlarını koruması gereken devlet Toroslar’da buz tuttu, şirketler devlet oldu…
İşte yıkımın eşiğindeki Torosların dondurucu soğuğunda ibretlik bir ‘Yeni Türkiye’ öyküsü…

Yusuf Yavuz

Türkiye dondurucu soğukların etkisinde. Ancak yıkım politikalarına karşı yaşamı savunanların nöbeti ülkenin dört bir yanında sürüyor. Antalya’nın Kumluca ilçesinde bulunan Alakır Nehri’nin ana kaynağı yakınlarında özel bir firma tarafından yapılmak istenen HES projesi için bölgeye gelen iş makinesi, köylülerin haber vermesi üzerine vadide yaşayan Tuğba Günal ve Birhan Erkutlu çifti tarafından saatler süren mücadelenin ardından durduruldu. Doğal sit alanı olması yönünde yargı kararı bulunan alanda izinsiz sondaj çalışması başlattığı öne sürülen HES şirketi için bu sabah Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

ALAKIR VADİSİNDE FİLM GİBİ YAŞAM DİRENİŞİ
Yıllardır HES projelerinin yarattığı yıkımın yaralarını sarmaya çalışan Antalya’nın Kumluca ilçesinde bulunan Alakır Vadisi, dondurucu soğuğa rağmen dün yine film gibi bir direnişe sahne oldu. Dördü tamamlanmış toplam 8 HES projesinin bulunduğu Alakır’da yarım kalan projeleri tamamlamak için uğraşan HES şirketleri, girişimlerini bir an önce sonlandırmak istiyor. Ancak Alakır Vadisi’nin 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmesine ilişkin yargı kararı bir türlü yetkililer tarafından işleme konulmuyor. İşte tam da bu koşullarda inşa edilen 4 HES’in açtığı yaraları sarmaya çalışan Alakır Vadisi dün yine film gibi bir yaşam direnişine sahne oldu.

SİT ALANINA GİRMEYE ÇALIŞAN İŞ MAKİNESİNİ ENGELLEDİLER
Alakır Nehri’nin doğduğu kaynağa yakın bir noktada Büyükalan köyünde yapılmak istenen ‘Alakır I Regülatörü ve HES’ projesi için zemin etüdü yapmak isteyen yüklenici firma dün bölgeye iş makinelerini gönderdi. Ancak HES firmasının alanda çalışma yapmak izninin olmadığını öne süren vadide yaşayan Tuğba Günal ve Birhan Erkutlu, saatler süren direnişin ardından iş makinesini engelledi. Bu sabah ise HES firması hakkında Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığı’na olayla ilgili suç duyurusunda bulunuldu.

ÇOBAN: BURAYA GİREMEZSİNİZ, ÇED’İNİZ YOK. HES ŞİRKETİ: ‘BİZİM ARTIK ÇED’E İHTİYACIMIZ YOK’
Alakır Nehri Kardeşliği Platformu üyesi Birhan Erkutlu, dondurucu soğukta dün yaşananları şöyle anlattı:
“Güne HES’çileri yaşam alanından uzaklaştıran Adil Amcamızın Kumluca Jandarma Karakolu'na çağrıldığı haberi ile başladık. HES’çilerle keçilerini otlattığı yaşam alanında karşılaşan Adil Amca, kendilerini burada istemediklerini söylemiş. ÇED onaylarının olmadığını ve Alakır'ın SİT Alanı kararı olduğunu söylediğinde ise HES’çiler; ‘Bizim artık ÇED'e ihtiyacımız yok! Hem SİT kararını Antalya Tabiat Koruma Kurulu onaylamadı! Yarın sondaja geleceğiz! Bizi engelleyemezsiniz!’ demişler. Bu sabah Kumluca Jandarma Komutanlığı 'hakkında HES’çilerin şikayetçi olduğu' için Adil Amcayı ifade vermeye çağırdı. Adil Amca, çobanlığı eşine devredip bu hava koşullarında 70 kilometrelik dağ yolunu aşarak ifade vermeye gitti.

JANDARMA: ‘ŞİRKET RAHATSIZLIĞINI DİLE GETİRDİ, SOHBETE ÇAĞIRDIK!’
Ancak Adil Amca ve beraberindekiler şikayet dilekçesini görmek isteyince bu konuda resmi bir şikayetin olmadığı ortaya çıktı. Jandarma komutanı, ‘resmi bir şikayet yok. Şirket rahatsızlığını dile getirdi. Biz de sohbet için çağırdık. Bunca insan gelmenize gerek yoktu’ yanıtını verdi. HES firması olan ADO şirketi, jandarmaya Adil Amcanın halkı şirkete karşı ayaklandırdığını ve sondaj çalışmasında can güvenliklerinin olmadığını, önlem alınması gerektiğini bildirmiş. Bu 'önlem'in ne olduğu ise tam da bu 'ifade' işlemi sırasında köylülerden gelen 'buradan kepçe geçti' ihbarıyla ortaya çıktı. Adil Amca ifade bahanesiyle Kumluca'ya çağrıldığı sırada şirket Adil Amcanın korumaya çalıştığı yaşam alanına giriyordu!

ORMAN ŞEFLİĞİ: ‘İZİNLERİ YOK, ALANI TERK ETSİNLER’
Hemen Alakır'ın kaynaklarının da olduğu 1000 rakımlı, nehrin kenarındaki bu alana gittik. Başta kepçe yoktu. Sonra bir kepçe araba eşliğinde geldi. Kim olduklarını ve burada ne işleri olduklarını sorduk. Bize şirketin sondaj çalışması için yollandıklarını söylediler. Buranın koruma alanı olduğunu, şirketin ÇED onayı almadığını söyleyerek izin belgelerini sorduk. 'İznimiz var. Yanımızda yok dediler' Orman Şefini aradık. İzinlerinin olmadığını ve alanı terk etmeleri gerektiğini söyledi. Ancak şirket yetkilisi birden kepçeye ‘gir!’ diye talimat verip bize de 'gelip bağlasınlar aracı! Biz başlıyoruz!' dedi.

‘BU KEPÇE GİDİNCEYE KADAR BURADAN HİÇ BİR YERE GİTMİYORUZ’
Emre uyan kepçe sürücüsü Alakır nehrinin sahiline doğru bir kaç metre ilerledi. Biz ikimiz şiddet kullanmadan kepçenin çalışmasını durdurarak alandan geri çıkmasını sağladık ve ayaz soğuğunda karşılıklı ihbarımız üzerine geleceğini söyleyen orman yetkililerini beklemeye başladık. Saatler geçti. Gelen olmayınca orman şefini tekrar aradık. Bize 'gelmesine gerek olmadığını, izinlerinin olmadığı için şirketin giremeyeceğini' söyledi. Dedik ki 'adamlar zaten hukuksuzca birkaç metrede olsa girdiler zaten. Biz olmasaydık çoktan işi bitirmişlerdi kanunsuzca. Bizim gitmemizi bekliyorlar. Gelip zabıt tutun. Bu kepçe buradan gidinceye kadar hiçbir yere gitmiyoruz!'

‘BUNLAR DEVLET, YARIN İZİN ALIP GELİRLER HİÇ BİR ŞEY YAPAMAYIZ!’
Biraz daha bekledikten sonra baktık gelmiyorlar jandarmayı aradık. Burada bir ihlal var gelip müdahale edin diye. Bizim görevimiz değil ormanın işi dediler. Biz HES'çilerle karşılıklı beklemeye devam ettik. En sonunda havanın kararmasına yakın orman şefliği geldi. HES’çilere izinlerini sordu. HES'çiler izin alacağız dediler. Orman memuru ‘iznini al öyle gel. Böyle izinsiz bir şekilde burada işlem yapamazsın’ dedi. Bize de 'siz de beklemeyin boşuna, giremezler böyle' dedi. Dedik ki adamlar zaten giriyorlardı hatta birkaç metre girdiler bile. Onlar gitmeden biz gitmeyiz. Ayrıca hukuksuzca girdikleri bu alan için zabıt tutun dedik. Ne deseler beğenirsiniz? 'Bu birkaç metre için zabıt tutulmaz, araç bağlanmaz. Bağlansa bile savcı hemen salar. Hem bunlar devlet. Yarın izin alıp gelirler. Hiç bir şey yapamayız.’

‘BİZ BURADAYIZ, YAŞAM İÇİN MÜCADELEDEYİZ’
Dedik devlet sensin. Üniformalı devlet yetkilisi ve memuru sensin. ADO şirketi ne zaman devlet oldu? Bir şey demeden gittiler. Ancak HES'çiler gitmediği için biz yine gitmedik. Ne zaman ki hava kararıp çalışılacak ortam kalmayıp hepimiz soğuktan donmak üzereydik artık o zaman gittiler. Ancak kamu yetkilileri bile bu şirketleri 'devlet' olarak gördüğünden, bu şirketler de denetimsizlik ve insanların umursamazlığı yüzünden kendi malı gibi her istediğini kanunsuzca halletmeye alıştığından yine gelmeye çalışacaklardır. Biz buradayız. Yaşam için mücadeledeyiz. Mücadelemize son nefesimize kadar devam edeceğiz.”

KURUMLARA UYARI: ‘HUKUKİ GERÇEKLER IŞIĞINDA DAVRANIN’
HES şirketinin alanda sondaj yapma iznini alabilmek için kurumlar üzerinde baskı kurduğunu da öne süren Erkutlu, Alakır Vadisi’nin Danıştay tarafından da onanan 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmesine ilişkin yargı kararı bulunduğunu da anımsatarak, ilgilileri şu sözlerle uyardı: “Bu kararı 'Antalya Tabiat Koruma Kurulu' onaylamamış olsa da bölgede kapsamlı bir inceleme yapma kararı almıştır. Bahis konusu sondaj işlemini Büyükalan Köyü köprüsü yakınlarında gerçekleştirmek isteyen ADO şirketinin, Alakır 1 HES projesinin ÇED kararı henüz verilmemiştir. ADO şirketi tarafından talep edilen 'sondaj izni' başvurusunu değerlendirirken, bölgedeki biyolojik çeşitlilik, doğal güzellik, koruma statüleri ve hukuki gerçekler ışığında davranılmasını ve ileride makamınızı sorumluluk altında bırakabilecek bir karar almayarak yaşamın yanında yer almanızı diliyoruz.”
Etiketler

Yorum Gönder