banner864

'HES, Kendi İnsanımıza Soykırımdır' 12 Şubat 2014, 10:51

Ahmetler Kanyonunda İncelemelerde Bulunan Prof. Dr. Doğan Kantarcı Kanyona Kurulmak İstenen HES'i Böyle Niteledi:
"Ahmetler Kanyonu'na HES yapmak, kendi insanımıza karşı uygulanmak istenen bir soykırımdır." Bu sözler Prof. Dr. Doğan Kantarcı'ya ait. Antalya'nın Manavgat İlçesinde yer alan Ahmetler Kanyonu'na yapılması planlanan HES ile ilgili olarak yerinde incelemelerde bulunan Prof. Dr. Kantarcı, izlenimlerini Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi binasında düzenlenen basın toplantısıyla paylaştı. Bilimsel incelemeleriyle Ahmetler Kanyonu'na HES yapılamayacağını söyleyen Kantarcı ayrıca tarımın, köy kültürünün ve üretimin tehlikede olduğunun altını çizdi. Ahmetler Köylüsünün kurdukları direniş çadırıyla HES'e karşı yürüttükleri amansız mücadele konusunda da Kantarcı, "İnsanlar yaşadıkları yeri vatanlarını savunuyorlar. Hepimizin vatanımızı savunacağımız ve savunduğumuz gibi" yorumunda bulundu.

Kanyondan Bol Su Elde Edip Elektriğe Dönüştüreceğiz Varsayımı Yanlış

Ahmetler Kanyonu'na kurulmak istenen HES'e karşı mücadeleyi yükselterek Türkiye'nin gündemine oturmasını sağlayan Ahmetler Köylülerinin geçtiğimiz günlerde bir ziyaretçisi daha vardı. Antalya'nın Manavgat İlçesi'nde yer alan Ahmetler Kanyonu'nda incelemelerde bulunmak üzere yaklaşık 4 gününü Ahmetler Köyünde geçiren İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı, kanyondaki izlenimlerini Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi aracılığıyla kamuoyu ile paylaştı. Kanyondaki incelemelerini sunumlar eşliğinde anlatan Kantarcı, Kanyonun derinliğine bakarak bol su olduğunu düşünmenin yanılgı olacağını vurguladı. Ahmetler Kanyonu'nun coğrafi yapısı açısından 'tektonik çatlak' olduğunu belirten Kantarcı şunları kaydetti; "Bu kanyonu gördüğümüz vakit, çok yüksek akarsuyun etkisiyle oluştuğunu düşünerek, 'buradan adam akıllı su gelir. Bizde bu suyu elektriğe dönüştürürüz' varsayımı yanlıştır. Bu kanyon akarsuyun etkisiyle oluşmamış, bu kanyonun içerisindeki mağaralardan çatlak sistemiyle sular geliyor. Kanyon bir tektonik çatlaktır" diye konuştu.

Mesele Üstün Kamu Yararı Yaratmak

Kanyonu bypass ederek en başından sonuna kadar götürülecek suyun bir kamu yararı yaratacağını fakat, "Birilerinin cebini doldurur ama 'Türkiye'ye elektrik enerjisi üretiyorum. Öyle kamu yararı oluşturuyorum' diyerek yapılacağını belirten Kantarcı, buna karşılık köylüyle birlikte kuru tarım alanlarını sulu tarıma dönüştürerek 'üstün kamu yararı' sağlanmış olunacağının altını çizdi.

Üretim ve Köy Kültürü Tehlikede

Ahmetler Kanyonu'na HES yapılması halinde yaşanacak olumsuzluklara dikkat çeken Kantarcı, tüm yurdu besleyen üretimin ve köy kültürünün yok olacağını söyledi. Kantarı; "Yukarıda ki otu, ete ve süte çeviren adamları kaybedersiniz. Keçi sağmasını bilmeyen kadından artık hayır gelmez. Onu tekrar geriye döndüremezsiniz. Birisinin keçi sağmasını bilmesi lazım. Öbürünün doğan keçiye bakmasını bilmesi lazım. Çobanın bir kültürü var. Çobanın kültürünü siz mektepte öğretemezsiniz. O halde bir kültürü yok edeceksiniz. Bizim hem kuru, hem sulu tarım alanını tutmamız lazım. Sulu tarım alanından kazandığıyla köylülerimiz kuru tarım alanını da dengeleyecektir. Burada hayvancılığı da devam ettirecektir. Arıcılığı da yaprak bal üretecektir" diye konuştu.

Kendi Kanunumuzla, Kendi İnsanımız Tutsak Ediliyor

HES şirketinin köylüye yönelik bir aldatmaca içinde olduğunu ifade eden Kantarcı, tribünden çıkan kuyruk suyunu köylüye vereceğini açıklayan HES şirketinin niyetini şöyle anlattı; "'Ben size suyu veririm ama kusura bakmayın. Ben buraya bu kadar yatırım yaptım. Bu suyu size satarım. Sende kardinal üzümü yetiştiriyorsun, biraz da para bana ver' Bu kendi kanunumuzla, kendi vatanımızda, kendi insanımızı tutsak etmektir."

Bu Bir Soykırımdır

"Konu burada doğrudan doğruya kendi insanımızı hedef alan bir olay" yorumunda bulunan Kantarcı, Ahmetler Kanyonundaki olayı 'kendi insanımıza uygulanmak istenen bir soykırım' olarak niteledi.

Onlar Vatanlarını Savunuyorlar

Konuşmasını tamamladıktan sonra Ahmetler Köylüsü'nün HES'e karşı direnişini nasıl yorumladığını sorduğumuz Kantarcı, " İnsanlar yaşadıkları yeri, vatanlarını savunuyorlar. Olay bu kadar. Hepimizin vatanımızı savunacağımız ve savunduğumuz gibi" diye konuştu.

Haber: Devrim Dönmez - Fotoğraf: Merve Demirağ / ANTALYA

ulusalkanal.com.tr

Yorumlar

Ali Varol :

Ahmetler Kanyonunda 2013 Aralık ayı sonunda değirmen döndürecek kadar su yoktu. Yani bir kuru dere idi. Ocak ayındaki yağmurlardan sonra ırmakta değirmen döndürecek kadar su akmaya başladı. Bu akan su Temmuz ayında tekrar azalır ve kurur. Ahmetler insanını hayvancılık ve tarımla uğraşır. Son yıllarda sulu tarım, kuru tarım arasındaki farkı görmüştür. Irmaktaki su köylüler tarafından sulamada kullanılırsa insanlarımızın gelirine büyük katkıda bulunacaktır. Ahmetler ve gençler köylülerinin bu suya Nisan, Mayıs Haziran aylarında ihtiyacı vardır. Sulamanın sağlıklı olabilmesi için suların tiribün çıkışından daha yukarıdan alınması gerekir. Köylülerin bu ihtiyacının görmezden gelinerek hilelerle, kanununa uydurulup sularının elinden alınmak istenmesi büyük haksızlıktır. Köylülerimiz suyunu, vatanını korumak, haksızlıklara karşı çıkmak için direnmektedir. Direnmek için gereken gücü, haklı olmasından ve kamuoyundan gördüğü büyük destekten almaktadır.

Hıdır Berktay :

Nasıl olursa olsun, sonucu ne olursa olsun yandaşlarına iş olanağı sağlamak amacıyla doğayı katleden,geleceğimizi yok eden ölü yatırımları protesto ediyorum.Bu ölü yatırımların kararını veren iradeyi de kınıyorum.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar