banner864

Kocasını öldüren kadına ceza verilmedi 10 Şubat 2015, 17:11

ZONGULDAK'ın Kozlu İlçesi'nde, geçen yıl 8 Ocak'ta eve alkollü gelerek kendisine şiddet uygulayan 18 yıllık eşi 38 yaşındaki Muhammet Ali E'yi boğarak öldüren 36 yaşındaki Ayşegül E'ye, eyleminde meşru savunma olduğu, meşru savunmada sınırı aşmasının mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan ileri geldiği gerekçesiyle ceza verilmedi.
 ZONGULDAK'ın Kozlu İlçesi'nde, geçen yıl 8 Ocak'ta eve alkollü gelerek kendisine şiddet uygulayan 18 yıllık eşi 38 yaşındaki Muhammet Ali E'yi boğarak öldüren 36 yaşındaki Ayşegül E'ye, eyleminde meşru savunma olduğu, meşru savunmada sınırı aşmasının mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan ileri geldiği gerekçesiyle ceza verilmedi.

Ayşegül E., iddiaya göre eve alkollü gelen, özel bir şirkette gece bekçisi eşi Muhammet Ali E'yi, kendisine, 4 çocuğuna hakaret edip şiddet uyguladığı gerekçesiyle boğarak öldürdü. Eyleminde meşru savunma ve zorunluluk hali olduğu gerekçesiyle 24 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılanan Ayşegül E, 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasında hakim karşısına çıktı. Ayşegül E., duruşma salonuna polisler eşliğinde alındı. Duruşmada ölen Muhammet Ali E'nin babası Ethem E ve kız kardeşi Derya B ile avukatlar hazır bulundu.

"KADIN ERKEĞİN BOYNUNU SIKARAK ÖLDÜREMEZ"

Ethem E., Cumhuriyet Savcısı'nın bir önceki duruşmada, sanığa ceza verilmemesi yönündeki görüşüne katılmadığını anlatırken sanığın cezalandırılmasını istedi. Avukatı Saime Ekşi de "Bir kadının bir erkeğin boynunu sıkarak öldürebileceğine inanmıyorum. Sanığın kasten adam öldürmekten cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi.

"18 YIL ŞİDDET GÖRDÜM"

Sanık Ayşegül E. ise mecbur bırakılarak genç yaşta evlendiğini, 18 yıl içinde çok şiddet gördüğünü söyledi. Buna rağmen eşine kin ve nefret beslemediğini, her zaman yardımcı olmaya çalıştığını, alkol ve uluşturucudan kurtulması için mücadele ettiğini belirten Ayşegül E., "Elektrik faturalarını ödemediği için cezaevine girdi. Ben ödedim, çıkarttım" dedi. Olay gecesi eşinin elinde bıçak olduğunu, kendisinin bıçağa hiç dokunmadığını belirten Ayşegül E., cinayeti kendisinin işleyemeyeceği yönündeki ifadeye de tepki göstererek, şöyle dedi:

"Olay anında ben müdahale ettim. Elimin üzerindeki tırnak yaraları da bunu gösteriyor. Bir kadının yapamayacağını söylemekle evde başka bir erkek olduğu mu ima ediliyor? 18 yıl boyunca mağdur edildim. Ailesine ve kendisine karşı kin ve nefret duymadım. Keşke böyle bir şey yaşanmasaydı. Olay öncesinde boşanmak istediğim zamanlar da şiddet ve tehdit gördüm. Hatta çocuklarım da tehdit edildi. Ben beraatimi istiyorum."

SANIK AVUKATI: SINIRIN AŞILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL

Sanığın avukatı Mehmet Bekar da savcının mütalaasında yer alan meşru müdafada sınırın aşılması ifadesine katılmadığını söyledi. Avukat Bekar, şöyle konuştu:

"Meşru müdafa var ancak sınırın aşılması söz konusu değildir. Maktül, kendisine içki verilmemesini gerekçe göstererek üst kattan bıçağı ve tüfekten dönme tabancasını alarak aşağıya inmiş, bıçağı müvekkilime öldürücü şekilde sallamıştır. Sanık kendisi evden çıkma ihtimali olsa da çocukları evdedir. Dolayısıyla sanık meşru müdafa koşulları altında bu eylemi gerçekleştirmiştir. 18 yıl aile içi şiddete maruz kalan müvekkilimin beraatini, olmadığı takdirde sınırı aşarak öldürdüğü gerekçesiyle ceza verilmemesini talep ediyorum."

CEZA VERİLMEDİ

Mahkeme, meşru savunmada sınırın aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri geldiğine hükmederek sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi. Soruşturma sırasında 1 gün gözaltında kalan sanığın, hükmün kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde tazminat talebinde bulunabileceği de bildirildi.

"ADALETİ HERHALDE KENDİMİZ SAĞLAYACAĞIZ"

Ayşegül E., duruşma sonunda polis eşliğinde adliyeden ayrılırken, ölen Muhammet Ali E.'nin babası Ethem E karara tepki gösterdi. Savcının, sanığın avukatlığını yaptığını savunan Ethem E, şöyle konuştu:

"Bu kararı bekliyordum. Şimdi ne oalcak? Vatandaşlar kendi adaletini kendi sağlayacak. Bu mahkemeler göstermelik. Katilin söylediklerinin tamamı yalandır. Oğlumun boyun kemiği kırılmıştır. Benim oğlum o kadar cahil değildi. Adaleti herhalde kendimiz düşünüp kendimiz sağlayacağız. Bunu idam da etselerdi benim acım dinmeyecek. Dinmesi mümkün değil. Bu içerideki maaşıyla çalışan sorumsuz kişiler başta savcısı, hakimi ve mahkeme heyeti ilahi adalet karşısında şaşmaz ceza göreceklerdir. Allah bana sabır versin."

Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK, (DHA)

Yorum Gönder