banner864

Köylerinin Yöresel Çalgıcılarının Konserinde Özgecan Unutulmadı 17 Şubat 2015, 13:37

Antalya'nın Doğusundan, Batısına yöresel sesler, konser etkinliğinde bir araya geldi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Müzesinin desteğiyle genç Müzik Öğretmeni Emre Dayıoğlu Antalya'nın köylerini dolaştı, köylerin geleneksel çalgıcılarından oluşan bir çalışma yarattı. Dün akşam AKM Perge salonunda gerçekleşen ve Teke yöresinin türkülerinin seslendirildiği konserde hem geleneksel çalgıcılar hem de etkinlikte sahne alan halk sanatçısı Sümer Ezgü türkülerini katledilen Özgecan Aslan için seslendirdi.
 Antalya'nın Doğusundan, Batısına yöresel sesler, konser etkinliğinde bir araya geldi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Müzesinin desteğiyle genç Müzik Öğretmeni Emre Dayıoğlu Antalya'nın köylerini dolaştı, köylerin geleneksel çalgıcılarından oluşan bir çalışma yarattı. Dün akşam AKM Perge salonunda gerçekleşen ve Teke yöresinin türkülerinin seslendirildiği konserde hem geleneksel çalgıcılar hem de etkinlikte sahne alan halk sanatçısı Sümer Ezgü türkülerini katledilen Özgecan Aslan için seslendirdi.

Türküler Özgecan İçin

Kaş'tan Serik'e, Gazipaşa'dan Fethiye'ye yöre seslerimiz, gelenekten geleceğe uzanarak öz kültürün ezgilerini bir konser etkinliğinde seslendirdiler. Genç Müzik Öğretmeni Emre Dayıoğlu, 4 yılda 5 yüz köy dolaştı, köylerinden dışarıya çıkmayan seslerden oluşan bir konserle Antalyalıları buluşturdu. Köylerin geleneksel çalgıcılarından oluşan konser etkinliğinin ilki geçen yılın Eylül ayında yapıldı. Her konserde farlı köylerin geleneksel çalgıcılarının bir araya getirildiği konser etkinliğinin 5. dün akşam AKM Perge Salonu'nda gerçekleşti. Yalnızca köylerinde ki kına gecelerinde ve dost sohbetlerinde çaldıkları Delbeki Firdevs ve Ayşe teyze bu kez Antalyalılar ve Özgecan Aslan için çaldılar. Anadolu abdalları gibi kemanını diz üstünde çalarak geleneği günümüze taşıyan Mehmet amca, Teke yöresinin engin ovalarından üflediği çoban düdüğüyle Ahmet amca, Torosların dağlarında üflediği kavalıyla Selami dayı, telli çalgıların atası bağlamasıyla İzzet dede de aynı duygularla ses verdiler çalgılarına. Antalyalıların yoğun ilgi gösterdiği konserde ayrıca Teke zortlatmasından, zeybeğe kadar yöresel oyunlarda oynandı. Genç Müzik Öğretmeni Emre Dayıoğlu, konserde yaptığı konuşmada Mersin'de vahşice öldürülen Özgecan Aslan'ın hepimizin kardeşi olduğunu belirterek, herkesi duyarlı olmaya çağırdı. Türk Halk Müziği Sanatçısı Sümer Ezgü de konser etkinliğine katıldı. Dayıoğlu'nun kendisini sahneye davet etmesi üzerine Sanatçı Sümer Ezgü, okuduğu bozlağı Özgecan için seslendirdi.

Yöresel Çalgıcılar Kültürün Mayasıdır

Etkinliğin hemen ardından konser ile ilgili görüşlerini Ulusal Kanal'la paylaşan Türk Halk Müziği Sanatçısı Sümer Ezgü, yöresel çalgıcıların kültürün mayası olduğuna dikkat çekerek, bu çalışmaların devam etmesini istedi. Ezgü; "Bu halk sanatçıları bizim mayamız aslında. Bu topraklarda, Toroslarda hala Yörük kültürü güncel olarak devam ediyor. Yörükler yerleşik yaşama geçti, şehirde yaşıyorlar aslında ama hala yaylalara da çıkarlar. Yaşamlarının içinde de bu kültür hep devam eder. Bu çalışmada köylerden toplanmış, mahalli sanatçılarımızın, ozanlarımızın okuduğu, çaldığı ezgiler. O açıdan benim için çok anlamlıydı. Bu tarz çalışmaların devam etmesi lazım" diye konuştu.

Kültür, Şeref ve Namustur

Projenin yaratıcısı ve şuan da da Sanat Danışmanlığını yapan Müzik Öğretmeni Emre Dayıoğlu da projeyi Ulusal Kanal'a anlattı. "Kültür bizim için namustur diyen Dayıoğlu, temel hedeflerinin öz kültürü bozulmadan geleceğe aktarmak olduğunu belirtti. Dayıoğlu şunları kaydetti; "Anadolu kültürünün ileriye net ve nitelikli bir şekilde ulaşabilmesi için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Kütür bizim için şeref ve namustur. Kültürümüzün özünü bozmadan geleceğe aktarmak en temel görevimizdir. Programda da gördüğünüz gibi bütün sanatçılar kendi öz kültürünü yansıtmakta. Köy köy geziyoruz. Yerel nitelik taşıyan insanları buluyoruz, kabul edenleri buraya konsere taşıyoruz. Konserde tamamen bir köy odasında oturuyormuş da çalıyormuşçasına, hiç plan program yapmadan, kim ne çalacak, kim ne söyleyecek gibi kaygılar taşımdan doğal olarak seslendiriyoruz. Temel felsefemiz maneviyattı. Umarım güzel şeyler yapıyoruzdur. Bunu insanlarla paylaşmakta çok büyük onur bizim için."

Konserden, Festivale

Bu konserlere özellikle çocukların ve gençlerin gelmesini isteyen Dayıoğlu, onlara sanal kültürün yansıtıldığını belirterek, yanlış kullanılmasından dolayı teknolojinin kültürel özümüzü kirlettiği yorumunda bulundu. Projeyi hayata geçirdiği andan itibaren köylere gittiğinde öz kültürü daha yakından tanıma fırsatı bulduğunu vurgulayan Dayıoğlu, öz kültüre dair televizyonlarda nitelikli ve içerikli programların olmamasını eleştirdi ve televizyon kanallarına bu konuda çağrıda bulundu. Dayıoğlu, mayıs ayında açık havada gerçekleşmek üzere, 100 kadar yöresel çalgıcının katılacağı 'Yöresel Müzik Festivali' için çalışmaların da başladığını duyurdu.

Haber: Devrim Dönmez Koçak- Fotoğraf: Ekin Akgün/ANTALYA
ulusalkanal.com.tr

Yorum Gönder