banner864

O idarecilere yargı yolu göründü 23 Kasım 2014, 11:28

Köyündeki vahşi madenciliğe karşı savaş açarak doğa katliamına göz yuman yetkililere dava açan Mahmut Aksu'yu yargı haklı buldu, kamu idarecilerine yargı yolu göründü...
Köyündeki vahşi madenciliğe karşı savaş açarak doğa katliamına göz yuman yetkililere dava açan Mahmut Aksu'yu yargı haklı buldu, kamu idarecilerine yargı yolu göründü...

Isparta’da yaşayan 44 yaşındaki Mahmut Aksu, çocukluğunda çobanlık yaptığı Çandır köyündeki dağlar mermer şirketleri tarafından delik deşik edilince 5 yıl önce hukuk mücadelesine başladı. Köyünün çevresindeki mermer şirketlerinin yüzlerce zeytin ve ardıç ağacını katlettiğini, yaban hayvanların yaşam alanlarını yok ettiğini belgeledi. Ancak bölgedeki ilgili kamu idarecilerine bir türlü derdini anlatamadı. Görevini ihmal ettikleri iddiasıyla kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunan Aksu'nun şikayetini değerlendiren Savcılığa Isparta Valiliği soruşturma izni vermedi. Ancak Valiliğe itiraz eden Aksu'yu, Antalya İdare Mahkemesi haklı bularak doğa katliamına neden olan kamu görevlilerinin yargılanması yolunun açılmasını istedi.

ISPARTALI MAHMUT AKSU’NUN İBRETLİK DOĞA SAVAŞI
Isparta'nın Sütçüler ilçesine bağlı Çandır köyünde doğan 44 yaşındaki Mahmut Aksu, bir kaç yıl öncesine kadar vaktinin bir bölümünü çocukluğunda çobanlık yaptığı dağlarda gezerek geçiriyordu. Ancak gerçek bir doğa tutkunu olan Aksu'nun bu tutkusu 5 yıl önce kabusa dönmeye başladı. Yazılı Kanyon Milli Parkı ile Karacaören Barajı arasında kalan bölgede birbiri ardına açılan mermer ocakları bölgede büyük bir doğa katliamına başladı. Bölgedeki mermer ocaklarının tahsis alanlarının dışına çıktığını ve yüzlerce zeytin ve ardıç ağacını katlettiğini ortaya çıkaran Mahmut Aksu, bu konuda ilgili kamu kurumlarına başvurarak gereğinin yapılmasını talep etti. Ancak Aksu'nun bu girişimleri her defasında sonuçsuz kaldı. Bu arada bölgede açılan mermer ocaklarının sayısı da hızla çoğaldı.

CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN ÇARE OLMAYINCA DAVA AÇTI
Bölgede bulunan nesli yokolma tehdidi altındaki kızıl akbaba ve dağ keçisi gibi yaban hayvanların yaşam alanlarının mermer ocaklarınca yok edildiğini dile getiren Aksu, konuyla ilgili yaşanan süreci bir kitapta toplayarak 550 milletvekiline gönderdi. Ancak Aksu'nun derdine yine bir çare bulunamadı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a defalarca mektup yazıp bu yıkımın durdurulmasını talep eden Mahmut Aksu, yine bir sonuç alamayınca son çare olarak ildeki ilgili tüm kamu yetkilileri hakkıda Sütçüler Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.

İDARECİLERE ‘GÖREVİ İHMAL’ SUÇLAMASI
Şikayet dilekçesinde, 2010 yılından bu yana ilgili bütün kurumlara doğa katliamını bildirmesine rağmen hiç bir kamu kurumunun görevini yapmadığını öne süren Aksu, görevini ihmal ettiğini ileri sürdüğü tüm ilgililerin yargılanmalarını talep etti. Aksu'nun belgelerle delillendirdiği iddiaları doğrultusunda yargılanmasını talep ettiği bürokratlar arasında, şikayete konu olan mermer ocağının bulunduğu bölgeye gitmeden gidilmiş gibi rapor yazan yetkililerle, ruhsat alanı dışına çıkarak ormanlık alanda ağaç kıyımı yapan mermer şirketine göz yuman idareciler de bulunuyor.

VALİLİK SORUŞTURMA İZNİ VERMEDİ

Mahmut Aksu'nun şikayeti üzerine soruşturma başlatan Sütçüler Cumhuriyet Savcılığı, ilçe kaymakamlığından ilgililerin soruşturulması için izin istedi. Ancak ne kaymakamlık ne de Isparta Valiliği görevi kötüye kullandığı öne sürülen kamu görevlilerine yargı yolunu açacak izni vermedi. Bunun üzerine Isparta Valiliği'nin, ilgililerin yargılanmalarına izin vermediği 15 Ağustos 2014 tarihli kararına itiraz eden Mahmut Aksu, Antalya Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurdu.

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ AKSU’YU HAKLI BULDU
Aksu'nun başvurusunu değerlendiren Antalya Bölge İdare Mahkemesi, bürokratlara isnat edilen suçların hazırlık soruşturması yapılmasını gerektirecek nitelikte olduğuna hükmederek, Aksu'nun itirazını haklı bulurken ilgililer hakkında soruşturma izni verilmesine karar verdi. Yargı yolu açılması istenen kamu görevlileri arasında, Isparta ve Sütçüler ilçesinde görev yapan Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri bulunuyor.

‘DÖNÜŞÜ OLMAYAN TAHRİBAT VAR, SORUŞTURMA İZNİ VERİLSİN’

4 Kasım tarihli mahkeme kararında, Karacaören Baraj Gölü ve Yazılıkanyon Tabiat Parkını da içine alan havzanın nesli tükenmekte olan bir çok bitki ve hayvan türünü barındırdığına vurgu yapılarak, alanda açılan mermer ocakları ile özellikle kızıl akbaba ve yaban keçisi başta olmak üzere bir çok hayvanın yaşam alanlarının tahrip edildiği kaydedildi. Yaban keçileri için Antalya sınırlarından gelen ve alanın kuzeyine geçiş ve yaşam alanı sunan bölgenin olumsuz etkilendiğinin de altı çizilen mahkeme kararında, bölgede geriye dönüşü olmayan tahribatlar meydana getirdiği vurgulanarak, "bu konuda kurumları harekete geçirmek gerekli tedbirlerin alınması vecezai müeyyideler uygulanması amacıyla şikayet dilekçesi verilmesine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı, duyarsız kalındığı veya geç harekete geçildiği, doğal yaşamın olumsuz etkilendiği, geriye dönüşü olmayan tahribatlar meydana geldiği, isnat edilen suçtan dolayı Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık soruşturması yapılmasını gerektirecek nitelikte olduğu anlaşıldığından itirazın kabulüne ve ilgililer hakkında soruşturma izni verilmesine" karar verildiği belirtildi.

MAHMUT AKSU: ‘5 YILDIR YETKİLİLERDEN YANIT ALAMIYORUM’
Mahkeme kararının ardından sorularımızı yanıtlayan Mahmut Aksu, bölgedeki doğa katliamlarına karşı hukuk mücadelesini sürdüreceğini belirterek şunları söyledi: "5 yıldır Çandır çevresindeki mermer ocaklarının yarattığı yıkımları anlatmaya çalışıyorum ancak yetkililerden bir yanıt alamıyorum. 280 zeytin ağacı yok edildi, yetkililere başvurdum, bana 'burada zeytin ağacı yok' dediler. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri 'bizim alanımız' değil diyor, Orman ve Su İşleri Bakanlığı yetkilileri ise buradaki ağaçların varlığını kabul etmiyor. Söğüt Yaylası dediğimiz bölgede 15 kadar mermer ocağı var. Dağ taş zeytin ağacı, ardıç. Kimi ocaklar 40 bin metrekare civarında ruhsat alanı dışına çıkmış, ağaçlara kıymışlar. İlgililer gidip incelemiyor."

‘DOĞANIN HAKKINI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIM’

Bugüne kadar mermer ocaklarıyla ilgili 26 suç duyurusu ve dava açtığını anlatan Aksu, "ben şikayetçiyim, mahkemede beni tanık sıfatına düşürüyorlar. Ancak sonuçta yıllardır uğraştığım konuda Antalya İdare Mahkemesi beni haklı buldu. Şimdi bu konuda bana destek olacak yürekli bir avukat arıyorum. Doğanın hakkını savunmak için sonuna kadar mücadelemi sürdüreceğim" dedi.

‘HER CUMA CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN’A MEKTUP YAZIYORUM’
Mermer ocaklarıyla uğraştığı için ölüm tehditleri bile aldığını dile getiren Aksu, "her Cuma günü camiye gitmeden önce Cumhurbaşkanı, Başbakan ve 550 milletvekiline memleketimdeki mermerci katliamının durdurulması için mektup gönderiyorum. Bunu aralıksız her hafta yapıyorum. Burada boğazına kadar pisliğin içine batmış olan kokuşmuşluğa bir son verin çağrısında bulunuyorum. Bir gün mektubuma konuyla ilgili bir ayet de eklemiştim. AKP'li bir milletvekili dönüş yaptı ve bana 'Önce Arap harflerini doğru kullanmayı öğren' diye yazdı. Yazdıklarımın şekline takılıyorlar da özünü görmüyorlar. Demek ki yazdıklarımı okuyorlar ama bir tanesi bu konuda bir şey yapmadı. 550 milletvekiline kitap yolladım. Tek bir tanesi bile kargo parasını üstlenmedi, 1530 lira kargo parası ödedim onlara derdimi anlatabimek için. Zehir zıkkım ediyorum bunu onlara" şeklinde konuştu.

Yusuf Yavuz
ulusalkanal.com.tr


Etiketler

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar