banner864

Ruslar hamamböceği, İsviçreliler engerek, Japonlar buğday hırsızı! 27 Kasım 2014, 14:49

Dünyayı kıskandıran Türkiye'nin biyolojik zenginliği biyokaçakçılık tehdidi altında...
Yusuf Yavuz
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından ülke genelinde yürütülen 'Biyokaçakçılıkla Mücadele Projesi' kapsamında Antalya'da düzenlenen çalıştayda, bölgenin sahip olduğu zengin biyolojik çeşitliliğin kaçakçılık tehdidi altında olduğuna dikkat çekildi. Çalıştayda konuşan Milli Parklar 6. Bölge Müdürü Adnan Yılmaztürk, Türkiye'nin biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin bölgelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, bu zenginliğin biyolojik kaçakçılık için Türkiye'yi cazibe merkezi haline getirdiğini söyledi. Yılmaztürk, İsviçrelilerin engerek, Rusların örümcek ve hamamböceği, Hollandalıların soğanlı bitkiler, Japonların ise buğday ve yabani akrabalarını kaçırmayı tercih ettiğini belirterek stratejik önemdeki biyokaçakçılık hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.


Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 6. Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Antalya Şube Müdürlüğü ile Akdeniz Üniversitesi'nin işbirliğinde Su Hotel'de düzenlenen çalıştaya konuyla ilgili akademisyenler ve uzmanların yanısıra kamu ve yerel yönetimlerin yetkilileri ile çeşitli sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

BÖLGE MÜDÜRÜNÜN AÇIKLAMALARI ÇALIŞTAYA DAMGASINI VURDU
Oturum Başkanlığını Prof. Dr. Kani Işık'ın yaptığı çalıştayda; Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Biyoteknoloji Şube Müdürü Hüsniye Kılıçarslan, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Ali Erdoğan, Prof. Dr. Mehmet Öz, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yavuz, Yrd. Doç. Dr. Gökhan Deniz ve Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Avcı tarafından biyokaçakçılıkla mücadele konusunda bilimsel sunumlar gerçekleştirilirken, DKMP 6. Bölge Müdürü Adnan Yılmaztürk'ün açıklamaları etkinliğe damgasını vurdu.

YILMAZTÜRK: 'TÜRKİYE DÜNYANIN EN ZENGİN BÖLGELERİNDEN BİRİ'
Çalıştaydaki konuşmasında, Türkiye'nin 3 büyük iklim kuşağında yer aldığına dikkati çeken Yılmaztürk, coğrafi konumu nedeniyle iklim, jeoloji, toprak ve su kaynakları gibi farklı ekolojik değerlerinin uygun özellikler taşıması, kuşların göç yolları üzerinde bulunuşu, buzul çağlarında bir çok hayvana sığınak teşkil etmesi sebebiyle hayvan varlığı bakımından zengin bir çeşitlilik gösteren ülkemizin dünyanın en zengin bölgelerinden biri olduğunu vurguladı.

12 BİN 800 BİTKİ, 100 BİN BÖCEK, 480 BALIK TÜRÜ TEHDİT ALTINDA
Türkiye'nin 161 memeli, 460'ı aşkın kuş türü, 141 kadar sürüngen, 236 tür tatlı su balığı, 480'e varan deniz balık türü,100 bin böcek türü, ve 4 bin 800'ü endemik olmak üzere 12 bin 800 bitki çeşidine ev sahipliği yaptığını belirten Yılmaztürk, bu zengin tür çeşitliliğinin biyokaçakçılık konusunda ülkemizi bir cazibe merkezi haline getirdiğini söyledi.

'RUSLAR HAMAMBÖCEĞİ, İSVİÇRELİLER ENGEREK, JAPONLAR BUĞDAY'
Biyokaçakçılığın her canlı türünde olduğu gibi birçok amaç için de yapıldığını kaydeden Yılmaztürk, ticari, koleksiyon, bilimsel, savaş sanayi, kimya ve tıbbi amaçlarla ülkemizden kaçırılan bitki ve hayvan türlerinin ülkelere göre farklılıklar gösterdiğini belirterek şu bilgileri verdi: "Engerek tipi zehirli yılan türlerini tıp alanında kullanmak üzere İsviçreliler, hamamböceği ve örümcek gibi eşitli böcek türlerini yeni nesil antibiyotik elde etmek için Rus ve Çek Cumhuriyeti, kelebek, koleksiyon için Avrupa ülkeleri, kültür bitkilerinin, yabanı türleri özellikle soğanlı bitkiler Hollanda, buğday ve yabani akrabalarına ise Japonya ilgi göstermekte, ülkemizden yasa dışı yollarla çıkarılmaktadır. Bu yurt dışına çıkarılmada miktar önemli değil daha çok önemli olan gen kaynaklarımızın stratejik kaybıdır."

'BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ KAMUOYUNU BİLGİLENDİRMEK'
Biyolojik çeşitliliğin yada dışı yollarla ülke dışına çıkarılmasının da farklılıklar gösterdiğini dile getiren Yılmaztürk, dış kaynaklı bilimsel proje ve çalışmalar adıyla ya da turistik doğa turları gibi bahanelerle kaçakçılığın sürdüğünü kaydetti. Bakanlığın yaptığı çalışmalarla bitki ve gen kaçakçılığına karşı gerekli tedbirlerin alındığını söyleyen Yılmaztürk, "kaçakçılığın önlenmesi maksadıyla Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın ilgili birimleri işbirliği halinde çalışmaktadır. Birinci önceliğimiz olarak kamuoyunu bilgilendirmek, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın bu konuda hassas olmalarını, özellikle kırsal alanda bir şeyler toplayan yerli veya yabancı olsun izin belgelerinin sorulması eğer izin belgesi yoksa Jandarma veya Doğa Koruma ve Milli parklar görevlilerine bilgi verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.

KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE İÇİN WEB TABANLI UYARI SİSTEMİ GELİYOR
Isparta ve Burdur'da gerçekleştirilen Biyokaçakçılıkla Mücadele çalıştaylarının devamı niteliğinde olan Antalya'daki çalıştayın hedefleri arasında, biyokaçakçılıkla mücadelede yasal ve kurumsal düzenlemelerdeki eksikliklerin giderilmesi ve kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi yer alıyor. Biyokaçakçılık konusunda kamuoyunu farkındalığının artırılması amacıyla web tabanlı bir uyarı sisteminin kurulması ve biyokaçakçılıkla mücadelede Antalya ilinin 2015 yılı hedeflerinin belirlenmesi de çalıştayın amaçları arasında bulunuyor.

TÜRK BİYOLOGLARIN DİKKATİ, FRANSIZ BOTANİKÇİYİ YAKALATTI
Biyokaçakçılığın hedefindeki illerin başında gelen Antalya’da son olarak geçtiğimiz Mayıs ayında gündeme olayda, Fransa’nın Lyon kentinde botanikçi olarak çalıştığı öğrenilen Jah Skipper, yurt dışına çıkarılması yasak olan orkide yumruları ve çeşitli endemik bitki türlerine ait tohumları kaçak olarak ülkesine götürmek üzereyken, iki Türk biyologun dikkati sonucu Antalya Havaalanı’nda yakalanmıştı. Burdur Gölü ve çevresindeki flora konusunda tez çalışması yürüten Uzman Biyolog Abdullah Çetin ve ekip arkadaşı Uzman Biyolog Belkıs Muca, Fransa’dan Türkiye’ye turist olarak gelen ve yaklaşık bir ay boyunca Göller Bölgesinde Isparta ve Burdur çevresinde izinsiz bitki araştırması yapan botanikçi Jah Skipper’in davranışlarından şüphelenmelerinin ardından durumu yetkililere bildirerek önlem alınmasını talep etmiş, bunun üzerine harekete geçen yetkililer ve Antalya polisi, Fransız botanikçiyi Antalya Havaalanı’nda yakalayarak gözaltına almıştı.


ulusalkanal.com.tr


Etiketler

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar