banner864

Sit’lere HES dikecekler! 15 Ağustos 2014, 17:07

Başbakanı kızdıran sit kararının ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı düzenlemeyle doğal sitler HES yıkımına açılacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 12 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren doğal sit alanlarında HES yapımına yönelik ilke kararları tartışma yarattı. 6 maddeden oluşan ilke kararlarının doğal sit alanlarını koruyacağı algısı yarattığını ancak gerçekte durumun tam tersi olduğunu savunan uzmanlar, söz konusu ilke kararlarıyla birlikte Türkiye’de HES yatırımına açılmayacak doğal sit alanı bulunmadığını ileri sürüyor. HES’lere karşı açtığı davalarla tanınan avukat Yakup Ş. Okumuşoğlu, ilke kararıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uzun süredir düşünülen doğal sit alanlarını enerji projelerine açma girişimini başlatarak söz konusu alanlarda HES’lere izin vermenin sistematiğini de ortaya koyduğu görüşünü savundu.

‘İSTİSNAİ’ ÖZELLİK TAŞIMAYAN SİT’LER HES’LERE AÇILACAK
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı “Doğal Sit Alanlarında Planlanan Hidroelektrik Santralleri (HES) Projelerinin Gerçekleştirilmesine Yönelik İlke Kararı”, 12 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. 6 maddeden oluşan ilke kararlarına göre, doğal sit alanlarında yapılacak ‘Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu sonucunda’ “Bölgesel, ulusal veya dünya ölçeğinde olağanüstü ekosistemleri/türleri bulunduran, Özgün ekosistem yapısına sahip, doğal alanların ekolojik bütünlüğünü sağlayan ve besin zinciri içinde yer alan kritik türleri barındıran, Jeolojik ve jeomorfolojik açıdan istisnai özellikte olan” ve bu kriterlerden en az birini bünyesinde bulunduran doğal sit alanlarında HES yapımına izin verilmeyeceği karara bağlandı.



TATRIŞMALI İLKE KARARLARI
Ancak doğal sit alanlarının HES yatırımlarından korunacağı izlenimi yaratan ilke kararlarının devamında yer alan ifadeler tartışmalara neden oldu. Buna göre söz konusu koruma ölçütlerini barındırmayan doğal sit alanlarında HES yapımına izin verilmesi hükme bağlanmış oldu.

DOĞAL SİT ALANLARINDAKİ HES BASKISI YILLARDIR SÜRÜYOR
Türkiye’nin büyüklü küçüklü derelerinin neredeyse tamamının üzerinde HES projeleri bulunuyor. Rize İkizdere, Antalya Köprülü Kanyon, Tunceli Munzur Vadisi gibi doğal sit alanları bünyesinde bulunan pek çok vadi üzerindeki HES baskısı usun süredir devam ediyordu. Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarının üzerinde de kendini gösteren yatırımcı baskısı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından alınan ilke kararlarıyla bir anlamda “kesin korunması gereken alanları ayırıp, geri kalanları yatırıma açma” şeklinde özetlenebilecek noktaya taşımış oldu.



AV. YAKUP OKUMUŞOĞLU: ‘İLKE KARARLARIYLA ANCAK SINIRLI SAYIDAKİ ALAN KORUNABİLİR’
“Doğal sit alanları HES’lerden korunacak” algısıyla sunulan ilke kararlarıyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Çevre ve Ekoloji Hareketi Avukatları üyesi avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu, gerçeğin, yaratılan koruma algısının tam tersi olduğu görüşünü savunuyor.
Geçmişte alınan benzeri kararların, açılan davaların ardından Danıştay tarafından iptal edildiğini anımsatan Okumuşoğlu, bugün alınan ilke kararının dili koruma algısı yaratsa da HES yapılmaması için aranan ekstra özelliklerin çok sınırlı sayıdaki alanı koruyabileceğini, bu alanların da ancak jeolojik veya morfolojik ender özellikleri nedeni ile korunabileceğine dikkat çekerek, “bunun dışında, ilke kararı ile gelen ekstra ekosistem ve türler açısından özellik arayışına gidilirse örneğin Karadeniz de hiçbir doğal sit alanı korunamayacaktır. Zira Doğu Karadeniz’in bir vadisinde bulunan ekosistem ve tür çeşitliliği bu bölgenin tüm vadilerinde gözlenebilecektir. Dolayısı ile ekosistem ve türler, yayılım, tehdit altında olma gibi ölçütlerle örneğin bu bölgedeki doğal sit alanlarında koruma sağlama mümkün olamayacaktır. Zira tür ve ekosistem özellikleri tüm Doğu Karadeniz’e yaygındır” görüşünü dile getirdi.



‘KORUMA DIŞINA ALMANIN SİSTEMATİĞİ KURULDU’
Bir tür ya da ekosistemin yalnızca ‘belirli bir doğal sit alanında vardır’ denemeyeceğini kaydeden Okumuşoğlu, “denemeyeceği için de doğal sit alanı korumadan yararlanamayacak ve HES’lere açılmış olacaktır. Yani anlaşılacağı üzere ilke kararı ile sözde doğal sit alanları korunmaya çalışılıyor ve sanki bu alanlarda HES yapılmasının önüne geçilmek isteniyor gibi bir algı oluşuyor ise de tam tersine zaten ender oldukları için sit alanı ilan edilmiş alanlarda bu sefer ‘üstün ekolojik özellikler’ arayarak, bulunmadığında koruma dışına almanın sistematiği kurulmuş oluyor” diye konuştu.

BAŞBAKAN KIZDI, DOĞAL SİT İLAN ETME YETKİSİ ÇEVRE BAKANLIĞI’NA VERİLDİ

Rize’deki İkizdere Vadisi’nin, dönemin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Koruma Kurulu aracılığıyla doğal sit alanı ilan edildiğini kaydeden Okumuşoğlu, vadide yapımı planlanan 22 tane HES projesinin koruma kalkanı yüzünden inşa edilemeyeceğinin gündeme gelmesi üzerine Başbakan ve dönemin Bakanlarının tepkileri nedeniyle tescil edilemediğine işaret ederek şöyle konuştu: “nihayet 2011 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kurularak doğal sit alanı ilan etme kararı Kültür Bakanlığı’ndan alınıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı kurulan Tabiatı Koruma Genel Müdürlüğü’ne devredilmişti. Bu tarihten sonra ilk olarak Trabzonspor’un inşa etmek istediği Uzungöl Hes için Trabzon Çevre İl Müdürlüğü doğal sit alanında kurulmak istenen HES projesinin sit alanına zarar vermeyeceği gerekçesi ile doğal sit alanında HES için ilk kararı vermiş, neticede bu karar da yargıya taşınmıştı. 12 Ağustos tarihli ilke kararı ile de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uzun süredir üzerinde düşündüğü doğal sit alanlarını enerji projelerine açma girişimini başlatmış oldu. Ortaya koyduğu ilke kararı ile doğal sit alanlarında HES projelerine izin vermenin sistematiğini ortaya koymuş oluyor.

DOĞAL SİT’LERDE HES’LERE İZİN VERMENİN YOLU AÇILDI

Bu sistematik ‘Jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli yer üstünde, yeraltında veya su altında bulunan’ alan özelliğine sahip olduğundan yani zaten ender özelliklere sahip olduğundan doğal sit alanı ilan edilen alanlarda ekstra özellikler arayarak, bu ekstra özelliklerin sipariş üzerine hazırlanacak bir rapor ile sorgulanıp, bu raporun sözüne göre bu ekstra özellikler yoksa daha önce ender özelliklere sahip olduğundan doğal sit alanı edilmiş alanlarda HES’lere izin vermenin yolunu açmış oluyor.”

Yusuf Yavuz
ulusalkanal.com.tr


Yorum Gönder