banner864

Tahıl ambarına taş yağıyor, yetkililer seyrediyor! 02 Mart 2014, 19:15

Kuraklığın eşiğindeki Türkiye'de tarıma bir darbe de taş ocaklarından.

Son 10 yılda Belçika büyüklüğündeki 35 milyon dönüm ekilebilir tarım arazisini terk eden Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya’da taş ocağı yüzünden üreticiler zorda. Ilgınlı üreticilerden Tahir Çiftçi, geçtiğimiz yıllarda tarlasının bitişiğindeki taş ocağının neden olduğu toz nedeniyle buğday ve pancarda yüzde seksene varan oranlarda rekolte düşüşü yaşandığını belirterek, yetkilileri göreve çağırdı. Ürün kaybı yüzünden traktörünü ve otomobilini satmak zorunda kaldığını anlatan Çiftçi, "60-70 bin lira civarında banka kredisi borcum var. Biz traktörümüzü sattık, onlar ise son model araçlarıyla Cuma namazı kılmak için Mekke'ye gidiyorlar" sözleriyle isyan etti.

Konyalı Tahir Çiftçi'nin taş ocağı kabusu

Konya'nın Ilgın ilçesinde babadan kalma arazisinde tarım yaparak geçimini sağlayan 54 yaşındaki Tahir Çiftçi'nin yaşamı, 2005 yılında tarlasının bitişiğine açılan taş ocakları yüzünden kabusa döndü. Ilgın'ın ilçe merkezine yaklaşık 500 metre mesafedeki Sivridağ'da özel bir şirket tarafından açılan hazır beton ve mıcır tesisi, günde yaklaşık 1.500 ton taş kırımı yapıyor. Çiftçilerin iddiasına göre taş ocağının neden olduğu tozlar ürünlere zarar veriyor.

Ilgın Belediyesi 'sorumlu değiliz' dedi

Aynı bölgede Ilgın Belediyesi tarafından işletilen bir başka taş ocağının ürünlerine zarar verdiği iddiasıyla BİMER'e başvuran Çitfçi'ye, belediye tarafından verilen yanıtta, işletmenin MİGEM tarafından ruhsatlı ve yasal olduğu belirtilerek; "bölgede bulunan yollar imar planı dışında olup tarla yoludur. Taş ocağından kaynaklanan bir kirlilik söz konusu ise bu konuda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilidir. Belediyemize ait herhangi bir sorumluluk yoktur" ifadelerine yer verildi.

'Taş ocağımıza yakın arazi yok'

Çifçi'nin konuyla ilgili bir başka dilekçesini daha yanıtlayan Ilgın Belediyesi, belediyeye ait taş ocağında toz indirgeme sistemi bulunduğunu belirterek, "arazilere toz gitmesi olasılığı yoktur. Taş ocağımıza yakın derecede arazi bulunmamaktadır" denildi.

Mahkemeye gitti, zararlı çıktı

Tarlasının bitişiğinde faaliyet gösteren taş ocağının üretim ve nakliye aşamasında yarattığı tozların yetiştirdiği ürünlere zarar verdiğini öne süren Tahir Çiftçi, bu yönde yetkililere yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını söyledi. Yılda yüzde seksene varan oranlarda ürün kaybı yaşadığını iddia eden Çiftçi, yaşadığı mağduriyeti gidermek ve zararını tazmin etmek için yargı yoluna başvurduğunu ancak mahkemece atanan bilirkişinin hazırladığı raporda, "dava konusu parsellerde verimi pek çok faktör etkilediğinden ve laboratuvarlardan bu konuda kesin bir netice alınamaması nedeniyle yoldan geçen araçların çıkardığı tozlar ve taş ocağından çıkan tozdan dolayı bir zarar oranı belirtmenin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır" denildiğini dile getirdi.

'Buğday verimi dekarda 500 kilodan 120 kiloya düştü'

Arazisinden alınan toprak ve bitki örneklerini analiz için Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne gönderdiklerini ancak sonuçları alamadıklarını dile getiren Çiftçi, "babamdan kalan yaklaşık 120 dekarlık arazimde yıllardır tarım yaparak ailemin geçimini sağlıyordum. Ancak taş ocağının ardından yüzde seksene varan oranlarda ürün kaybı yaşamaya başladım. Geçmişte buğdayda dekar başına 500 kilo verim alırken taş ocağının açılmasından sonra bu oran dekar başına 120 kiloya düştü. Pancarda ise dekar başına 10 ton ürün elde ederken, 4,5 ton'a düştü. Uzmanların bize söylediğine göre taş ocağından çıkan tozlar çiçeklenme döneminde bitkiyi yakarak zarar veriyor, öldürüyor" diye konuştu.

'Traktörümü sattım, 70 Bin Lira kredi borcum var'

Son yıllarda zararını karşılamak için otomobilini ve traktörünü sattığını, bunun üstüne banka kredisi de çektiğini dile getiren Çiftçi, ilçedeki ilgililerin sorunu çözmek yerine görmezlikten geldiklerini öne sürerek, "bu yıl arazimin bir bölümüne buğday ektim. Bir kısmına da pancar ekeceğim. Başka çarem, gidecek bir yerim yok çünkü. 60-70 bin lira civarında da banka kredisi borcum var. Şirket, belediye ve tarım kuruluşları sanki hepsi birlikte hareket ediyor. Biz altımızdaki otomobili, tarlamızı sürdüğümüz traktörü sattık, onlar ise son model araçlarıyla Cuma namazı kılmak için Mekke'ye gidiyorlar. Bu tür zorluklarla üreticinin arazilerini elinden almak istiyorlar. Bu yaşananlara söyleyecek söz bulamıyorum" dedi.

Bir başka üretici dava açtı tazminat kazandı

Aynı bölgede taş ocağı yüzünden ürün kaybına uğrayan Ilgınlı bir başka üretici Veli Furunlukoyak ise kavun-karpuz ektiği tarlasındaki zararın tespiti için Ilgın Belediyesi'ne karşı dava açtığını söyledi. 2012 yılında yapılan bilirkişi incelemesinin ardından sonuçlanan davayı kazandığını dile getiren üretici Furunlukoyak, 12-13 bin lira tutarında tazminat kazandığını belirterek, "taş ocağı yüzünden ürünlerin rekoltesi yüzde yirmilere kadar düştü. Bu konuda ilgililerden çözüm bekliyoruz" diye konuştu.

Yusuf Yavuz
ulusalkanal.com.tr




 

Yorum Gönder