banner864

Türkiye 10 yılda Belçika kadar tarım arazisini terk etti! 04 Aralık 2013, 09:25

TÜİK'in açıkladığı dış ticaret verilerini değerlendiren ZMO İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, tarım ürünleri dış ticaretindeki açığın 2010 yılından bu yana 9 milyar dolara ulaştığına dikkat çekerek, "tarımsal üretimini artırmayı hedefleyen bir ülkenin öncelikle tarım arazilerine sahip çıkması gerekmektedir. Ancak, son 10 yıllık dönemde ülkemizdeki tarım arazileri yaklaşık olarak 30 milyon dekar küçülmüştür. Bu alan Belçika'nın yüzölçümüne eşdeğer bir alandır" açıklamasında bulundu.
Yusuf Yavuz

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 29 Kasım'da açıkladığı dış ticaret verilerini değerlendiren Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, veriler, dış ticaretin ithalat odaklı istikrarını aynı şekilde devam ettirdiğini gösterdiğini açıkladı.

TARIM ÜRÜNLERİ DIŞ TİCARET DENGESİ İTHALAT LEHİNE DEĞİŞTİ

1990'lı yıllara kadar 1,5-2 milyar dolar fazla veren Türkiye'nin tarım ürünleri dış ticaret dengesinin, özelleştirmelerin ve neoliberal politikaların etkisinin iyice hissedildiği 1990'lı yıllar boyunca bozulduğunu kaydeden Atalık, söz konusu dengenin 2000'li yıllarla birlikte ithalat lehine değişim gösterdiğini belirtti. TÜİK'in Uluslararası Standart Sanayi Sınıflaması verilerine göre tarım ürünleri dış ticaretinde 2013 yılı Ocak-Eylül döneminde 1,87 milyar dolar olan açığın, Ocak-Ekim döneminde 1,89 milyar dolara yükseldiğini belirten Atalık, tarım ürünleri dış ticaretindeki açığın 2010 yılından günümüze 9 milyar dolara ulaştığına dikkat çekti.

TARIMA AYRILAN DESTEK AB'DE YÜZDE 55, TÜRKİYE'DE YÜZDE 2,5

Açıklamasında, tarımsal üretimini artırmayı hedefleyen bir ülkenin öncelikle tarım arazilerine sahip çıkması gerektiğinin altını çizen Atalık, buna karşın son 10 yıllık dönemde ülkemizdeki tarım arazilerinin yaklaşık olarak 30 milyon dekar küçüldüğünü belirterek bu alan Belçika'nın yüzölçümüne eşdeğer olduğunu kaydetti. Tarım alanlarının artık üretimde kullanılmıyor olmasının en önemli nedenlerinin, çiftçinin üretimden para kazanamaması ve bununla bağlantılı olarak da verilen tarımsal desteklerin yeterli olmaması olduğunu vurgulayan Atalık, AB'nin bütçesinin yüzde 45-55'lik bölümünü tarımsal desteklere ayırırken, ülkemizde bu oranın yüzde 2-2,5 civarında olduğunun altını çizdi.

ÇİFTÇİYE VERİLEN DESTEK MAZOT VERGİSİYLE GERİ ALINIYOR
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü tarafından 2007 yılında hazırlanmış olan "Tarımda Mazot Kullanımı" başlıklı rapora göre ülkemizde yaklaşık 1,5 milyar litre mazot tarım sektöründe kullanıldığına dikkat çeken Atalık, "Mazotun fiyatının yaklaşık yüzde 65'ini vergiler oluşturduğuna göre çiftçi tarımsal üretimde kullandığı mazot için 4,3 milyar TL vergi ödemektedir. Tarımsal üretime 2013 yılı için ayrılan toplam desteğin 9,4 milyar TL olması, desteklerin ne denli yetersiz olduğunu göstermeye yeterlidir. Çiftçi, aldığı desteğin neredeyse yarısını, tarımdaki girdilerden sadece biri olan mazota ödediği vergi ile geri iade etmektedir" ifadelerini kullandı.

TARIM BAKANLIĞI ARTIK KOOPERATİFLEŞMEYİ DESTEKLEMİYOR
Çiftçinin güçlenebilmesi ve üretimde söz sahibi olabilmesinin en önemli yollarından biririnin kooperatif çatısı altında örgütlenmesi olduğunu vurgulayan Atalık, açıklamasında ayrıca şu görüşlere yer verdi: "Çiftçinin kazanabilmesi, tüketicinin gıdaya ucuza ulaşabilmesi için üreticinin kooperatifleşmesi zorunludur. Ancak, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın yeniden yapılandırılması kapsamında 2011 tarihli 639 sayılı KHK ile kooperatifleşmeyi teşvik etmek artık Bakanlığın görevleri arasından çıkarılmıştır.

ÇÖZÜM SUDAN'DAN ARAZİ KİRALAMAYA ÇALIŞMAK DEĞİL
Bu ve buna benzer nedenlerle tarıma yeterince önem ve destek verilmemesi, tarım alanlarının daralması, artan nüfusumuza karşın üretimin artırılamaması, giderek artan miktarlarda tarım ürünleri ithalatına yol açmakta, ülkemizin döviz stokları ithalat yaptığımız ülke halklarının refahına sunulmaktadır. Üretime değil ithalata dayalı politikalar nedeniyle çiftçi tarlasını boş bırakırken ziraat, su ürünleri, balıkçılık teknolojisi ve tütün teknolojisi mühendisleri arasındaki işsizlik giderek artmakta, gıda güvenliği ve gıda güvencesi sorunu büyümektedir. Sorunun çözümü Sudan'dan tarım arazisi kiralamaya çalışmak değildir!

TARIM ALANLARI ŞEHİRLEŞMEYE AÇILMAMALI
Ülkemizin gıda arzında sorunla karşılaşılmaması için tarım alanları şehirleşmeye açılmamalı, üzerleri boş bırakılmamalı tarımsal üretimde değerlendirilmeli, çiftçi gerçek anlamda desteklenmeli ve mühendis desteği satın alabilecek refaha ulaştırılmalı, kooperatifleşme teşvik edilmeli, tarımla ilgili kamu kurumları güçlendirilmelidir. Aksi taktirde, bugün yaşandığı gibi ülkemizde artan ithalattan kimse bahsetmezken, sadece artan ihracat ile övünülür durulur!"

ulusalkanal.com.tr

Yorum Gönder