banner864

Yerel tohumun ölümüne direnişi! 29 Nisan 2015, 14:24

"Paranı ve sağlığını alıyorlar, üstüne de seni öldürüyorlar.Üreticiyi koruyamazsak köle olacağız..."
 Antalya Yerel Tohum Grubu tarafından bu yıl ikincisi organize edilen Yerel Tohum Takası Şenliği 2 Mayıs’ta Manavgat’ta gerçekleştirilecek. Manavgat Belediyesi, ZMO ve Ahmetler Köyü Yaşatma Derneği’nin desteğiyle gerçekleştirilecek olan şenlikte, tescil edilmediği için satışına yasaklama getirilen yerel tohumlar ve bu tohumlardan elde edilen fideler takas edilecek. Küçük üretici pazarının kurulacağı şenlikte ayrıca yerel tohum konusunda uzmanların katılacağı bir de panel düzenlenecek. Küçük üreticinin hibrit tohumlarla üretim yapacak ekonomik gücü bulunmadığına dikkati çeken Ziraat Mühendisi Nihal Küpeli, "Küçük üreticileri korumak için projeler yapmak durumundayız. Yerel tohumlarımızı koruyamaz isek sadece tüketen kölelere dönüşeceğiz" dedi.

YEREL TOHUM TAKAS ŞENLİĞİ MANAVGAT'TA

Antalya Yerel Tohum Grubu tarafından bu yıl ikincisi organize edilen Yerel Tohum Takası Şenliği 2 Mayıs’ta Manavgat Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Manavgat Belediyesi, Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) ve Ahmetler Köyü Yaşatma Derneği’nin desteğiyle gerçekleştirilecek olan şenlikte, yerel tohumların takasının yanı sıra küçük üreticilerin ürünlerini satabileceği bir pazar kurulacak. Katılımcılara yöresel Antalya yemekleri ve keşkek ikramının yapılacağı yerel tohum takası şenliğinde bir de panel düzenlenecek.

UZMANLAR VE ÜRETİCİLER YEREL TOHUMU TARTIŞACAK

ZMO Antalya Şube Başkanı Vahap Tuncer’in yöneteceği panele, ZMO İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, Ziraat Mühendisi Nihal Küpeli, Akdeniz Üniversitesi Öğr. Üy. Dr. İlker Çinbilgel, Ulusal Tohum Takas Merkezi’nden Ali Özırmak, Halk Kültürü Araştırmacısı Öznur Tanal ile üreticiler Bedriye Berber Engin ve H. Serdar Tanal konuşmacı olarak katılacak.

ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ BİR ARAYA GETİRİLECEK

Türkiye’nin ilk Sakin Şehri olan Seferihisar Belediyesi yetkililerinin üretici pazarları ve Sakin Şehir (Citta Slow) konusunda deneyimlerini aktaracağı şenlik öncesinde sorularımızı yanıtlayan Antalya Yerel Tohum Grubu’ndan Ziraat Mühendisi Nihal Küpeli, şenlikle yerel tohumlar konusunda hem üreticiyi hem de tüketiciyi bir araya getirerek bilinçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek şunları söyledi:

'KÜÇÜK ÜRETİCİLER YOK OLUYOR'


“Antalya’da büyük ölçekli tarım yapamayan üreticiler giderek yok oluyor. Çünkü hibrit tohum ve kimyasalları çok pahalı ve küçük üreticinin bunları alacak parası yok. Bu nedenle tarımın sigortası konumundaki küçük üreticilerin korunması gerekiyor. Bunun da yolu geleneksel yerel tohumların kullanıldığı tarımın sürmesi. Yerel tohumlar için hayvan gübresi yeterli. Oysa hastalıklara dayanıksız olan hibrit tohumlar için toprağa ayrı, mantara ayrı, böceğe ayrı ilaçlar gerekiyor. Yerel tohumlar içinse toprak, su ve gübre yeterli.”
'HİBRİT TOHUM KUVÖZDE BÜYÜYEN BEBEK GİBİDİR'
Üreticiler arasında ve kamuoyunda hibrit tohumların daha çok verimli olduğu yönünde yanlış bir kanı olduğuna dikkati çeken Küpeli, “ben birkaç yıl dünyaca ünlü büyük bir tohum şirketinin Antalya’daki şubesinde çalıştım. Yurt dışından getirilen 300 kadar hibrit tohumdan ekerek yerele uyumlu, en dayanıklı türleri belirlemeye çalışıyorduk. Oysa bizim yüzlerce hibrit tohum arasında seçerek yapmaya çalıştığımız o dayanıklı tür, zaten yerelde vardı. Dışarıdan getirilen hiçbir tür yerel tohumun yerini tutmaz. Hibrit tohum kuvözde büyüyen bebek gibidir. Bizim üreticimiz tanımadığı hibrit tohumun bakımını bilmez. Bu yüzden varını yoğunu tarım ilacı bayilerine akıtır. Hibrit tohumun verimliliği işte buradadır. Üretici sürekli ‘verimli’ bir kazanç kapısı olarak görülür. Yerel tohumda ise küllü su, tezek yakmak gibi geleneksel mücadele yöntemleriyle üreticinin parası cebinde kalır” görüşünü dile getirdi.

'YEREL TOHUMLARIMIZI KORUYAMAZSAK KÖLELEŞECEĞİZ'


Hibrit tohumlarla yapılan tarımsal üretim yüzünden üreticilerin bilinçsizce kimyasal kullandığının altını çizen Ziraat Mühendisi Nihal Küpeli, bunun sonucu olarak tarım topraklarımızın kirlendiğini belirterek, “üreticiler iflasın eşiğinde, topraklarını satıyorlar. Daha çok kazanç umuduyla kandırılan çiftçiler varını yoğunu tohuma, ilaca yatırdı. Üretici bu çarkın dışına çıkarak da varlığını sürdürebilir. Bu konuda belediyelere, sivil toplum örgütlerine, meslek odalarına ve tüm tüketicilere önemli sorumluluklar düşüyor. Küçük üreticileri korumak için projeler yapmak durumundayız. Yerel tohumlarımızı koruyamaz isek sadece tüketen kölelere dönüşeceğiz” diye konuştu.

'PARANI VE SAĞLIĞINI ALIYORLAR, SENİ ÖLDÜRÜYORLAR!'

Antalya’nın Türk karımı açısından oldukça önemli bir merkez olduğuna işaret eden Nihal Küpeli, küresel ölçekte büyük bir Amerikan firmasında tohum ıslahı konusunda çalışırken yerel tohum gerçeğiyle yüzleştiğini söylüyor. Köy kökenli bir ailenin çocuğu olduğu için bu işi bıraktıktan sonra da yerel tohumların korunması konusundaki çalışmalara adamış kendisini. Meksika’da yerel halkın en önemli besin kaynağı olan patates türünün başına gelenleri izleyince de kararı pekişmiş. Küresel ilaç firmaları ile tohum firmaları arasında doğrudan bir ilişki olduğunu söyleyen Küpeli’ye göre Türk tüketicisinin koku ve tat konusundaki hassasiyeti, yerel tohumlar için bir avantaj. Çünkü hibrit tohumlarla üretilen sebzelerin görüntüsü ışıltılı olsa da tat ve koku yönünden yetersiz. Ancak bugün tezgâhlarda satılan pembe domateslere de dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Küpeli, “bunların da pek çoğu hibrit tohumlardan üretiliyor. Paranı alıyorlar, sağlığını alıyorlar, üstüne de seni öldürüyorlar! Bu yüzden üreticinin de tüketicinin de kendini yeniden konumlandırması gerekiyor. Gelecekte köle olarak yaşamak istemiyorsak tohumumuza, toprağımıza, suyumuza sahip çıkmamız gerekiyor” görüşünü savunuyor.

TOHUM YASASI NE GETİRİYOR?

2006 yılında çıkartılan 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu ile standardizasyon sorunu yarattığı gerekçesiyle yerel tohumların satışına yasaklama getirildi.İlgili kanunun, 12. maddesinin (f) fıkrasında, özetle; "Bakanlıktan yetki almadan tohumluk yetiştiren, işleyen ve satan kişi ve kuruluşlara 10 bin Yeni Türk Lirası idari para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezası iki kat olarak uygulanır. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur" ifadelerine yer veriliyor.

TARIM DEVRİMİNE TANIKLIK EDEN TOPRAKLAR BAĞIMLILAŞIYOR

Çokuluslu tohumculuk şirketlerine devlet eliyle pazar yaratıldığı eleştirilerini de beraberinde getiren düzenlemenin ardından Türk üreticileri ellerinde bulunan geleneksel yerel tohumları takas yoluyla değişerek korumaya çalışıyor. Tohum Yasası'nın ardından dört yıl kadar önce EGE bölgesi başta olmak üzere ülkenin kimi bölgelerinde yerel tohumlar takas yoluyla yaşatılmaya çalışılıyor. Çünkü yasa satışa yasaklama getiriyor ama takas edilmesinin engellenmesine yönelik şimdilik bir düzenleme yok. Kimi uzmanlara göre bu düzenleme tarım devriminin başlangıcına ev sahipliği yapan Anadolu topraklarındaki yerel tohumların tamamen ortadan kaldırılması, üretimin üç-dört tane küresel tohum tekelinin ve onun güdümündeki ilaç şirketinin ticari çıkarlarına terk edilmesi, üreticinin ise tamamen bağımlı hale gelmesinin önünü açıyor.

Yusuf YAVUZ
ulusalkanal.com.tr

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar