banner864

Yörükler ilaç bağımlısı keçi istemiyor! 10 Aralık 2013, 18:25

Sarıkeçililer Derneği Başkanı Savran: "Tavuğun başına gelen keçinin de başına gelmesin!"
 Yusuf Yavuz

1956'dan bu yana ‘günah keçisi’ ilan edilerek ormanlara girişi yasaklanan kıl keçileriyle barış ilan eden Türkiye, yapılan yasal düzenlemelerin ardından şimdilerde teşvik ve kredilerle kurulan çiftliklerle yıllardır kaçırdığı keçilerin geri getirilmesi için çaba harcıyor. Ancak geleneksel göçebe keçi yetiştiriciliğini sürdürmek isteyen Sarıkeçili Yörükleri, Mersin'in Aydıncık ilçesinde 22 Aralık’ta düzenlen panelde, Toroslar’daki göçebe keçi yetiştiriciliğinin sorunlarını gündeme getirmeyi amaçlıyor. Panel öncesi açıklama yapan Sarıkeçililer Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran, “antibiyotikle üretilen tavuğun başına gelen keçinin de başına gelmesin” çağrısında bulundu.

Yörük çadırında keçilerin geleceğini konuşacaklar

Sarıkeçililer Derneği’nce organize edilen 'Toroslar Göçebe Keçi Yetiştiricileri Paneli'nde, Yörük derneği temsilcileri, akademisyenler ve ilgili kurumların yöneticileri, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla Türkiye'deki göçebe hayvan yetiştiriciliğini konuşacak.
Anadolu'nun göçebe yaşam ve üretim tarzını sürdüren son topluluğu olan Sarıkeçili Yörüklerinin ev sahipliğinde saat 13.00'te başlayacak panele, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Böl. Öğr. Üy. Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı VI. Bölge Müdürü Adnan Yılmaztürk, Mersin Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Akdoğan, Yörük- Türkmen Dernekleri kurucusu Mustafa Kaya ve Sarıkeçililer Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran'ın yanısıra gazeteci yazar Banu Avar katılacak. Panelin kolaylaştırıcılığını ise gazeteci yazar Yusuf Yavuzyapacak.

Göçebe keçi yetiştiriciliği yok olmak üzere

Etkinlik öncesinde bir açıklama yapan Sarıkeçililer Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran, son yıllarda çeşitli baskılarla yokolma noktasına gelen göçebe keçi yetiştiriciliğinin doğal koşullar içerisinde sürmesini istedikleri belirterek bu konudaki bilinçsiz girişimlere son verilmesini talep etti. Savran, Toroslar'daki tüm göçebe keçi yetiştiricilerini de panele destek vermeye ve sorunları birlikte çözmeye çağırdı.

Denetimsiz aşılama büyük sorun

Kış aylarını Mersin'in Anamur, Aydıncık ve Gülnar ilçelerinde, yaz aylarını ise Konya ve Karaman yaylalarında geçiren Sarıkeçili Yörüklerinin en büyük sorunlarının başında keçilerin bilinçsizce aşılanması geldiğini dile getiren Savran, "hayvanlarımıza herhangi bir test yapılmadan uygulanan zoraki aşılar yüzünde bazı sürülerde, 80, bazılarında ise 40 ila 60 arasında yavru atımı (düşük) yaşandı. Tabak hastalığı bulunmayan keçilere yapılan ‘tabak aşısı’ nedeniyle sürüler tabak hastalığına yakalandı. Bütün bunlar keçi yetiştiricilerini oldukça zor durumda bırakıyor. Yaklaşık 6 çeşit aşı zoraki olarak uygulanmaya çalışılıyor. Biz denetimsiz aşı istemiyoruz" diye konuştu.

Radikal keçi raporunu yazan Yılmaztürk de panelde

Panelin konuşmacıları arasında bulunan Orman Mühendisi Adnan Yılmaztürk'ün 2008 yılında hazırladığı ve Başbakan Erdoğan'a sunduğu oldukça radikal çözümler ve öneriler getiren raporun ardından 2012 yılında çıkarılan yönetmelikle orman teşkilatınca her bölgede yapılacak 'otlatma planı' çerçevesinde keçilerin ormanlık alanlara girişine serbestlik getirildi. Ancak bazı bölgelerdeki otlatma planlarının keçi yetiştiricilerinin yok sayılarak yapıldığının altını çizen Savran, "özellikle Mersin bölgesinde otlatma planı yapılan alanlarda biz üreticilere haber verilmiyor. Planı yapanlar alanı bilmiyorlar. Nerede su var, nerede ot bulunur bunlar hesaba katılmıyor. Bu konuda büyük karmaşa yaşanıyor. Oysa Konya bölgesindeki yetkililer planlama sürecinde her adımı bizimle paylaşarak çalıştılar ve sonuçta sorunsuz bir plan ortaya çıktı" dedi.

Göçün sürmesi için yerinde eğitim şart

Sarıkeçililerin binlerce yıldır sürdürdükleri kültürlerini geleceğe aktarmak istediklerini de vurgulayan Savran, göçerlerin çocuklarının eğitimi için yerleşik hayata zorlandığını belirterek bunun yerinde eğitimle aşılabileceğini dile getirdi.

'Tavuğun başına gelen keçinin de başına gelmesin!'

Keçi ürünlerinin tüketiciler açısından da çok önemli olduğuna değinen Savran, son yıllarda keçi sütünün öneminin kavrandığını ancak geleneksel göçebe keçi yetiştiriciliği yok edilirken bunun yerine çiftlikler kurularak besiye dayalı yetiştiricilik getirildiğini belirterek, "doğal ortamında beslenmeyen keçiden elde edilen ürünlerin doğallığı ve kalitesi de tartışılır. Ülkemizde artık antibiyotik ve vitaminlerle üretilen tavuğun başına gelenin keçinin de başına gelmesini istemiyoruz. Bu yüzden tüm kamuoyunu geleceğine sahip çıkmaya davet ediyoruz" çağrısında bulundu.

ulusalkanal.com.tr

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar