Mars’tan gelen cevap


Levent Kırca

Levent Kırca

25 Mayıs 2014, 10:35

 Uzay aracıyla Mars’a doğru yol alan Amerikan astronotu sürekli olarak Mars’ı arar;

“Mars, Mars cevap ver. Orada canlı varsa cevap versin” dediği bir anda çat pat İngilizce bilen ve Kars’ta telsizci olarak çalışan İlyas’ın telsizi çalar ve aralarında bir konuşma başlar:

İlyas: Buyurun, burası Kars, ben telsizci İlyas.

Astronot: İlyoş mu dediniz? Rus musunuz? Oraya bizden önce ne zaman ve nasıl geldiniz?

- Hayır, ben Türk’üm. Yıllar önce Ruslardan kaçan ailem buraya kağnı ile gelmiş.

- Bana Mars hakkında biraz bilgi verir misiniz?

- Örneğin Dünya ile durumunuz nasıl? Oradan Ay’ı görüyor musunuz?

- Dünya ile hiç ilgimiz yoktur. Dağdan indiğinde bazen ayı da görürüz.

- Peki, toprak, yani yer, sürülmeye elverişli mi?

- Muhalefet edenler, genelde buraya sürülür.

- Peki, Mars’ta ay çekimi var mı?

- Ay buraya çok uzak ama, işçi ve memurlar, Ay’ı iple çeker.

- Oraya gelince, inceleme yapmak için bana bir avuç toprak verir misiniz?

- Bunu kesinlikle yapamayız. Daha önce Ruslar da istedi, vermedik.

- Peki, coğrafi durumunuz hakkında biraz bilgi alabilir miyim? Orada nasıl bir iklim hüküm sürüyor?

- Şu an burada Arap Baharını yaşıyoruz.

- En önemli akarsuyunuz?

- Sezen Aksu.

- Peki, Mars’ta su var mı? Yoksa susuzluk mu çekiyorsunuz?

- Susurluk’un suyu çıktı ama hâlâ su yüzüne çıkmadı.

- En önemli dağlarınız?

- Allahüekber Dağları.

- Peki, en önemli ovanız?

- Çukurova.

- Çukurda ova olduğunu ilk kez duyuyorum ve bana tuhaf geldi. Ya en önemli meydanınız?

- Sakarya. Fakat sakın oraya inmeye çalışma! Çok tehlikelidir.

- Peki, Mars’ta göller de var mı?

- Olmaz mı? Bize yakın Van Gölü var. Hatta geçen gün Bingöl’den kuzenim geldi, beraber balığa çıktık.

- One minute, one minute, hem orada one (bir) göl olduğunu söylüyor, hem de bin gölden bahsediyorsun. Kafam karıştı ama, her neyse. Şimdi önemli bir konuya geçmek istiyorum. Sizde de insanlar paralarını bizdeki gibi bankalarda mı korur?

- Evet, burada da öyle. Fakat banka soygunları arttığından, yeni önlemler alındı. Çalmasınlar diye, halk, bankasındaki paraları evlerindeki özel kasalarda ve ayakkabı kutularında saklamaya başladı.

- Yaşam düzeyiniz nasıl? Sıkıntıda mı, yoksa refah içinde misiniz?

- Boğazımıza kadar Refah’a, Saadet’e bulanmıştık. Ama şimdi yıkandık, ak pak olduk. Fakat burası soğuk olduğundan, üşütmeyelim diye, vücudumuzu ve başımızı sımsıkı kapattık.

- Peki, kültür düzeyiniz nasıl?

- Valla kül-turu, hiç duymadım. Burada Mil Tur ve Jolly Tur var.

- Orada televizyon var mı? Varsa en çok ne izlenir?

- Olmaz mı? En çok Başbakanın halka seslenişi izlenir.

- Halkınız, genelde geçimini nasıl sağlar?

- Milli Piyango, at yarışları, Kim 500 Milyar İster, İddia, 10 Numara ve Süper Loto ile sağlar.

- Peki, siz de hayatınızı öyle mi kazanıyorsunuz?

- Hayır, ben tatil zamanı ticaret yapıyorum. Örneğin, geçen gün Rize’nin Pazar’ından yeğenim Cuma’yı alarak, Perşembe üzerinden Çarşamba’ya geçerek, İstanbul Salı Pazarı’na mal götürdük.

- Acaba halkınızın spora ilgisi nasıl? Spor yapar mısınız?

- Spor yapmadan tek günümüz geçmez. Her gün el çırpar, göbek atarız.

- Basketbol sever misiniz, ben çok severim. Pensilvanyalıyım ve Utah takımını tutarım, ya siz?

- Ben futbolu tercih ederim. Ama Fethullah takımını tutan çok kişi var burada. Koçları da Pensilvanyalıdır.

- Orada deniz var mı?

- Elbette var. Biri Kara, diğeri Akdeniz.

- Peki, kara olan denizde yolunuzu nasıl buluyorsunuz?

- Deniz fenerimiz var. İçine kuvvetli bir ampul koyarak yolumuzu buluyoruz.

- Peki, ak olan denizde hiç karanlık olmuyor mu?

- Orası da doğudan, Suriye’den başlayarak, parti parti kararmaya başladı. Bombalarla ışıklandırmaya çalışıyorlar, ama sanırım yakında tamamen karanlığa gömülecek.

- Işıktan bahsedince aklıma geldi, sizde elektrik var mı? Bizde var, ama bazen kesildiği de oluyor.

- Bizde de var, burayı o kadar ilkel mi sanıyorsun? Fakat geçenlerde trafoya bir kedi girmiş ve elektrikler kesildi.

- Peki o zaman nasıl aydınlanıyorsunuz?

- Aydınlık saçan gazetelerimizin ışıklarıyla aydınlanıyoruz.

- Bizde bazen yolsuzluk olayları olur, ama hemen adalete teslim ederiz. Sizde de oluyor mu? Olursa ne yapıyorsunuz?

- Bizde yollar uygundur, herkes yolunu bulur. Bir aksilik olursa adalete değil, Allah’a havale ederiz.

- Şayet varsa, sizde demokrasi ne durumda?

- Bizim çok gelişmiş bir demokrasimiz var. Fakat hızlanıp kaza yapmasın diye, sadece tek el ile daima ileriye doğru iterek, yola devam ediyoruz.

- Artık yaklaşıyorum galiba. Şu anda orada hava nasıl? Çok soğuk ise, gelince kürkümü ve şapkamı yanıma alayım.

- Yanına Kürt almaya gerek yok. Burada çok Kürt var. Şapka da alma. Üşürsen, biz başına bir çuval geçiriveririz.

- Peki, inince seni nasıl bulacağım.

- Burada meşhur Kars Kalesi var. Ben seni orada beklerim. Yalnız, kalenin kapısında Ruslar gelirse korksun diye, “Köpek Var” levhası asılıdır. Ama sen korkma! Senin Amerikalı olduğunu kokundan anlar ve ısırmaz.

Levent Kırca
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sydneyden turan - 3 yıl önce
ellerin dert gormesin devamli yazilarini bekler mutluluklar dilerim.
Avatar
Baris Atakan - 3 yıl önce
süpersin sevgili levent amca. aglanacak yere güldürüyorsun - tesekkürler