Oktay Akbal hayatını kaybetti

Usta gazeteci, yazar Oktay Akbal'ı kaybettik. Bir yıldır kanserle savaşan Akbal, 92 yaşında Muğla'da yaşamını yitirdi. Akbal, Pazartesi günü Akyaka Cami'sinden düzenlenecek törenle son yolculuğuna uğurlanacak.

Oktay Akbal hayatını kaybetti

Türkiye yazın dünyasının renkli isimlerinden, usta gazeteci Oktay Akbal 92 yaşında yaşamını yitirdi.

Bir yıldır kanser tedavisi gören Akbal, dün öğle saatlerinde fenalaştı. Eşi Ayla Akbal tarafından hastaneye kaldırılmak istendi. Ancak hastaneye yetiştirilemeden hayatını kaybetti.

Muğla'nın Ula ilçesine bağlı Akyaka beldesindeki evinde yaşayan Akbal, cumhuriyet dönemi aydınlarındandı. 1943 yılında bu yana Türk basını ve edebiyat dünyasının içindeydi. Akbal 5 Ekim 1969'da Cumhuriyet gazetesinde köşeyazarlığına başladı. 12 Mart döneminde bir yıl ayrı kalmasına karşın, yazılarını 1991 Kasım'ına kadar sürdürdü. 1982'de yazdığı bir yazıdan dolayı üç ay cezaevinde yattı.

1991 yılında Genel Yayın Yönetmeni Hasan Cemal ve liberal ekibine karşı yürütülen süreçte, İlhan Selçuk ve Uğur Mumcu'larla birlikte tavır aldı. Akbal bu süreçte Cumhuriyet gazetesinden ayrıldı. İlhan Selçuk'un ölümünün ardından gazetede başlayan ikinci liberal darbe sonrası rahatsızlığı bahane edilen Oktay Akbal'ın 2014'ün Kasım ayında gazeteyle ilişiği kesildi.

Aynı zamanda örgütlü bir aydın olan Akbal Vatan Partisi üyesiydi.

Oktay Akbal Pazartesi günü son yolculuğuna uğurlanacak. Akbal, Akyaka Camisi'nde kılınacak öğle namazının ardından Akyaka mezarlığına defnedilecek.

EN SON AYDINLIK'A KONUŞMUŞTU

Usta gazeteci yazar Akbal, geçtiğimiz salı günü Aydınlık gazetesinden Erol Ertuğrul'a konuşmuştu. Hastalığı nedeniyle yaklaşık bir buçuk yıldır yazılar yazamadığını belirten Akbal, "Gördüğünüz gibi artık yatağa mahkûm oldum. Bir buçuk yıldır yazamıyorum. Güç okuyorum. Hem yaşlılık, hem hastalık. Yüzümde gittikçe yayılan tümör de beni bunaltıyor." ifadelerini kullandı.

Genel seçimlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Akbal, ülkenin geleceğini karanlık gördüğünü ifade etti. Akbal, "Halk son genel seçimde büyük bir çoğunlukla iradesini ortaya koydu. Ülkenin bu karanlık duruşuna dur dedi. Bu siyasal irade gerçekleştirilmezse ülkenin geleceğini karanlık görüyorum. Pek umutlu değilim. Ancak umudum, vatansever, aydınlık Atatürk çizgisinden ayrılmayan gençlerdedir. Yılmamak gerek. Ülkenin bu durumunda yazı yazamadığım için üzgünüm." şeklinde konuştu.

İşte Aydınlık gazetesindeki o söyleşi:

 Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir yaşamını yitirip öteki dünyaya gittiğinde; cennete geldiği söylenmiş. Gözlerini açıp çevreye bakınmış, “Nerede Gökova” demiş. Cevat Şakir bir Gökova hayranıydı. İtalyanların ünlü bir sözü var “Roma’yı gör, sonra öl.” Şakir “bu söz yanlış, doğrusu ‘Gökova’yı gör ve yaşa’ olmalı” derdi.
Sevgili Oktay Akbal da bir Gökova hayranıdır. O nedenle yıllardır Akyaka’da yaşıyor. İstanbul’a hiç gitmiyor, gitmek de istemiyor. Hep Gökova’da kalmak istiyor. Akyaka’daki bahçesinde bahar da açan erik çiçekleri, Gökova’daki laleler, çam ağaçları, buz gibi azmak, masmavi deniz ve Gökova Körfezi onu umutlandırıyor.
Oktay Ağabey uzunca bir zamandır Akyaka’da hasta yatıyor. Değerli eşi Ayla Hanım ona bitmez tükenmez bir ilgi ile bakıyor. 2015 yılının sıcak bir Ağustos günü onunla bir söyleşi yaparken, beraber Akyaka’da geçirdiğimiz eski günleri anımsadım. Son görüşmelerimizin birisinde AKP’nin ve Erdoğan’ın yaptıklarını konuşurken, “Keşke bu kadar yaşamasaydım da bu günleri görmeseydim” demişti.

Onunla geçirdiğimiz şiirli, rakılı söyleşiler, Akyaka’dan Marmaris’e, Sedir Adası’na, Sarayköy kaplıcalarına gidişler unutulur gibi değildi. Oktay Ağabey benim bir kitabımın önsözünü yazmıştı. Öteki kitaplarım için de Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde yazılar yazmıştı.

Oktay Akbal, İstanbul’da Fransızca ilk ve orta eğitim görmüştü. Babası onu Galatasaray Lisesi’ne kaydettirmek istemiş, Fenerbahçeli olduğu için Galatasaray Lisesi’ne kayıt olmamıştı. Bu olayı gülerek “çocukluk” diye anlatırdı. Başka bir Fransız lisesini bitirmiş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girmişti. Fransızca çeviriler yapar, birlikte olduğumuz zamanlarda okuduğu Fransızca kitaplardan bize bilgiler verirdi. Dedesi Osmanlı’nın ünlü valilerinden Ebubekir Hâzım Tepeyran’dır. Sivas, Trabzon, Musul, Bağdat ve Beyrut Valiliği yapmıştır. Mustafa Kemal’e verdiği destekten ötürü Nemrut Mustafa Paşa Divanı’nda yargılanıp idama mahkûm edilmiş, cezası kürek mahkûmiyetine çevrilmiştir. Oktay Ağabey anlatırdı. Oktay Akbal, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer zamanında Cumhurbaşkanlığı Büyük Edebiyat Ödülü’nü almıştı.

Şimdi onu böyle hasta yatağında görmek bana acı veriyor. Oktay Ağabey iyi değil. Onunla daha sonra bir kez daha böyle görüşebilir miyim bilemiyorum. Zaman zaman konuşamıyor. Zaman zaman güçlükle konuşuyor. Yüzündeki yara onu üzüyor, moralini bozuyor.

Geçmişte ortak bir yığın anıyı gerçekleştirdiğimiz Türk yazınının usta kalemi aydınlanmacı koca Oktay Akbal’ı böyle görmeye güç dayanıyorum. Bir gece önce hiç uyuyamamış, acılar çekmiş. Sevgili eşi Ayla Akbal üzüntüyle anlatıyor. Sorularımı acı ile soruyorum.

HASTALIK YATAĞA MAHKUM ETTİ
Oktay ağabey nasılsınız. Aylardır yazılarınızı göremedik, özledik sizi .

Gördüğünüz gibi artık yatağa mahkûm oldum. Bir buçuk yıldır yazamıyorum. Güç okuyorum. Hem yaşlılık, hem hastalık. Yüzümde gittikçe yayılan tümör de beni bunaltıyor.

Ağabey ilk kitabınızı ne zaman yazdınız, ilk kitap hangi kitabınızdı.
İlk kitabım “ Önce Ekmekler Bozuldu” idi. Onu yazdığım zaman 19 yaşındaydım.

En sevdiğiniz kitabınız hangisidir? Bu arada kaç kitap yazdınız?

Kitaplarımın hepsini severim. Kaç kitabım var bilemiyorum. Tercümeler, öyküler, denemeler, romanlar. Herhalde sayıları 80’i aşmıştır.

Ne zamandan beri Akyaka da yaşıyorsunuz?
30 yıldır Akyaka’dayız. Önceleri yazları gelirdik, ama son üç dört yıldır İstanbul’a gidemiyoruz. Hastalığım nedeni ile yaz kış Akyaka’dayız. Akyaka’yı da, insanlarını da çok seviyorum.

‘AYDINLIK, TÜRKİYE’NİN CESUR GAZETESİ’

Son genel seçimi nasıl değerlendiriyorsunuz. Ülkenin geleceğini nasıl görüyorsunuz. Türkiye nereye gidiyor?
Halk son genel seçimde büyük bir çoğunlukla iradesini ortaya koydu. Ülkenin bu karanlık duruşuna dur dedi. Bu siyasal irade gerçekleştirilmezse ülkenin geleceğini karanlık görüyorum. Pek umutlu değilim. Ancak umudum, vatansever, aydınlık Atatürk çizgisinden ayrılmayan gençlerdedir. Yılmamak gerek. Ülkenin bu durumunda yazı yazamadığım için üzgünüm.

Aydınlık okurlarına bir mesajınız var mı?
Aydınlık gazetesi Atatürk ilkelerine, ülkenin bütünlüğüne içtenlikle sahip çıkan, emeğe saygılı, adı gibi aydınlık öncü bir gazetedir. Destekliyorum. Aydınlık gazetesi Türkiye’de aydınlık muhalefeti cesurca yerine getiriyor. Okurlar da, halk da bu gazeteye sahip çıkmalı. Aydınlık okurlarını da, çalışan değerli yazarlarını da kutluyorum. Onları sevgiyle selamlıyorum. Hastalığım süresince gösterdiğiniz ilgiye, başta Vatan Partisi Genel Başkanı değerli yazar sayın Doğu Perinçek olmak üzere hepinize teşekkür ediyorum.

ulusalkanal.com.tr

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yıldız tekin - 1 yıl önce
Edebiyat ve basın dünyası çok büyük bir değerini, bizler yıllardır takip ettiğimiz bir cumhuriyet aydınını kaybettik.ışıklar içinde olsun.