Merak etmeyin, bedel ödemeyecekler bizim için düşünüyor


İsmail Hakkı Pekin

İsmail Hakkı Pekin

17 Aralık 2014, 10:20

Öcalan ve PKK ile yapılan görüşmeleri kastederek, sizler sadece gündeme gelen görüşmeler hakkında konuşuyorsunuz, bilmediğiniz görüşmeler de oluyor, bunlar hakkında bilgi sahibi olmamanız işin tabiatına uygundur diyen Başbakan Davutoğlu’nun unuttuğu ya da dile getirmek istemediği daha önemli bir konu daha var. Hükümetin hedefi nedir? Bu görüşmeler ya da ‘’açılım süreci’’ adı verilen süreç sonunda Türkiye Cumhuriyeti nasıl bir ülke haline gelecektir? Sonuç itibariyle yapılan görüşmeler bir nevi pazarlık olduğuna göre ne alınıp ne veriliyor? Millet olarak biliyor muyuz? Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a göre Millet’in bu görüşmelerde ne konuşulduğundan haberi olmasına gerek yok? Hangi sözlerin verildiği ya da sonuçta ortaya nasıl bir yönetim ve rejim çıkacağı hakkında bir fikrimizin olmasına da gerek yok. Sadece iktidara güvenin ve gerisini merak etmeyin(!) diyorlar. Ferdi Tayfur’un ‘’ Toprak olur taş olurum, Yoluna yoldaş olurum, İstersen kardaş olurum, Merak etme sen’’ sözlerinde olduğu gibi, merak etmemizi istemiyorlar.

Bu kadar basit mi? Yapılan görüşmeler için milletin onayı alınmış mı? Milletin sırtından bir pazarlık yapmak, üstelik bu konuda kendilerine vekalet verilmediği halde bunu ısrarla sürdürmek ve çoğunluk bunu istiyor diye sanal bir söylemin arkasına takılmanın uygun bir politika olduğu kanısında değilim. Ortaya nasıl bir sonuç çıkacak, milletin ne zaman haberi olacak belli değil. Türk Milleti Kurtuluş Savaşı yaparken ve topraklarını işgal etmiş dış güçlerle savaşırken ‘’ Misak-i Milli Sınırları’’ içinde bir devlet kurulacağını ve bu devlette yaşayacağını biliyordu. Bunun için savaşıyordu. Peki söz konusu süreç sonunda nasıl bir ülkede yaşayacağımızı biliyor muyuz? Tabii ki hayır. Şunu söyleyebilirler. Süreç sonunda ortaya çıkan mutabakat referanduma sunulabilir. O zaman sürecin devamı süresince verilen ve verilecek tavizler, millet hayır derse nasıl geri alınacak? Dökülecek kanın hesabını kim ya da kimler verecek? Ülke içi istikrar adına(!), analar ağlamasın, tabutlar gelmesin propagandası yapılarak yürütülen algı operasyonlarıyla millet adeta uyutuluyor. Pazarlıklar hangi konularda yapılmaktadır? Nelerden vazgeçiliyor? Millet bunları her şey olup bittikten sonra mı öğrenecek? Her şeyi ben bilirim mantığıyla yürütülen bir politika/ strateji olabilir mi? Ayrıca bu konuda bir politika/strateji olup olmadığı da tartışılabilir bir husustur. Bu müzakereleri sürdürenler, onları yönlendirenler nerede duracakları konusunda bir denetim mekanizması ile kontrol ediliyor mu? Kastettiğim mekanizma tabii ki TBMM’dir. Böyle bir denetim olmadığı gibi TBMM bu faaliyetleri basından öğreniyor.

Nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzun farkında mıyız? Bir anda istemediğimiz ya da tasvip etmediğimiz bir emrivaki ile karşılaşmamız büyük olasılık içindedir. ‘’Açılım Süreci’’ adı verilen süreç sonunda ya istemediğimiz bir sonucu kabul etmek zorunda bırakılacağız ya da bir iç çatışma ile karşı karşıya geleceğiz. Ama o süre içerisinde, müzakerelerle verilen tavizler ve alınmayan/aldırtılmayan önlemler nedeniyle farklı bir ülkede yaşıyor olacağız. Böyle bir şey olamaz, bunlar hayaldir diyenler Yugoslavya ‘da ve Ukrayna’da yaşananlara, Irak’tan, Suriye’ye, Libya’ya , Pakistan’a kadar uzanan Ortadoğu’da meydana gelen olaylara bir baksın ve ondan sonra tekrar konuşsunlar. Türkiye Cumhuriyeti hızla iradesi dışında belirlenmiş bir sona doğru itilmek isteniyor, hatta itiliyor. Bunlar yapılırken ’’maymuna bak misli’’ millet değişik gündemlerle meşgul ediliyor. Yaratılan bu gündemlerin üzerine balıklama atlıyoruz. Hep böyle sazan mıydık ya da sonradan mı olduk bilemiyorum. Ancak gerçeklerle karşılaşmamıza az bir süre kaldığını ve uyuduğumuz için çok ağır bir bedel ödeyeceğimizi söylememin yanlış olmayacağı kanısındayım.

İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.