Mevcut Liderlerin Son Seçimi


Osman Başıbüyük

Osman Başıbüyük

27 Mart 2015, 17:19

 ABD Türkiye siyasetini yönlendirme yeteneğini kaybetti
ABD’de neoconlar George W. Bush’un başkan olmasıyla (Ocak 2001) yönetimi ele geçirdiklerinde “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi”ni yürürlüğe koydular. Amaçları, ABD’yi dünyanın tartışmasız tek lideri yapmaktı. Bu amaçla dünyanın çeşitli ülkelerine askeri, siyasi veya ekonomik müdahalelerde bulundular.
Bu müdahalelerden nasibini alan ülkelerden birisi de Türkiye’ydi. AKP, “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi”nin alt parçası olan BOP kapsamında “Ilımlı İslam” modeli olarak iktidara taşındı ve iktidarda kalması için operasyonlarla desteklendi. İşte bu sebeple, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından buyana Türkiye’de genetiği bozulmuş GDO’lu bir siyasi yapı var.
Ancak gelinen noktada ABD, Türkiye siyasetini şekillendirme yeteneğini önemli ölçüde yitirdi. Şöyle ki:
1) Operasyonları ABD adına CIAmaat yapıyordu. CIAmaat’ın kumpas kuran, soru çalan, şantaj yapan, haraç alan, dinle imanla alakası olmayan bir örgüt olduğunun açığa çıkması halkta şok etkisi yarattı ve örgütün itibarıyla birlikte operasyon kabiliyetini de sıfırladı. Artık CIA Türkiye’de eskisi kadar kolay operasyon yapamaz.
2) Washington dünyaya karşı 14 yıldır sürdürdüğü egemenlik kurma savaşında çok yıprandı. Pazarlanan Amerikan hayali ve dayatılan Amerikan demokrasisi kendi ülkesinde bile tartışılmaya başlandı. Yumuşak gücünü yitiren Beyaz Sarayı’ın söylediklerini emir telakki eden pek fazla yönetim kalmadı dünyada.
Diğer yandan, ABD’nin Ilımlı İslam modelini desteklemekten vaz geçtiği anlaşılıyor. Son beş yılda, kontrollü kaos yöntemi gereği, “Siyasal İslam” kullanılarak Ortadoğu’daki eski rejimler yıkıldı. Artık yıkıntıların arasından kapitalizmin ihtiyacı, daha istikrarlı, daha üreten ve tüketen ülkeler inşa etme zamanı geldi. Bu noktada Siyasal İslam’ın iktidar koltuğunu bırakması gerekiyor. Zaten Erdoğan ile arası bozulan ABD’nin bu kapsamda AKP’den desteğini çektiği gözüküyor.
Bütün bu şartlar altında 7 Haziran seçimleri olabildiğince dış müdahaleden uzak geçecek. Ve mevcut GDO’lu siyasilerden kurtulmanın başlangıcı olacak. Konuyu siyasi partiler bazında kısaca değerlendirelim.

AKP
Erdoğan, Cumhurbaşkanı olunca AKP’yi kontrol altında tutmasına yarayan, ihale ve makam dağıtma veya geri alma şeklindeki havuç-sopa enstrümanını kaybetti. Başkan olamazsa - ki bu imkânsız gözüküyor; bir daha bu enstrümana sahip olamayacak. Merkez Bankası başkanıyla giriştiği tartışma, Hakan Fidan olayı, çözüm süreciyle ilgili yaptığı çıkış derken, şimdiden ana muhalefet durumuna düştü. Bir önceki genel seçimi kendisi kazanıp başbakan dâhil, tüm AKP’li bakanları koltuklarına bizzat kendisi oturtmuşken sözünü dinletemez hale geldi. Bir de bu ekip kendi seçim kazanarak koltuğa otursa ne olur; gerisini siz düşünün. AKP, 3 dönem kuralı gereği kabuk değiştirirken “reis” direksiyonun başında değil. Milletvekili adaylarına müdahale etse de artık eski gücü hiç olmayacak. Kendi partisi tarafından yavaş yavaş aktif siyasetin dışına itilecek. Davutoğlu ise hiçbir zaman Erdoğan’ın yerini dolduramayacak. Gökçek-Arınç atışmasıyla başlayan rekabet, Siyasal İslam’ı hak ettiği %15-20 bandına doğru yavaş yavaş geriletecek.

CHP
Üzülerek söylemeliyim ki Kılıçdaroğlu ve ekibinin önemli bir kısmı kasetle yönetime geldiler, seçimle gidecekler. Yapılan operasyonla partinin genleriyle oynanınca, tabanla yönetimin bağları koptu. Parti kökünden koparılmış bir ağaç gibi savruluyor. Tabanla yaşanan bu doku uyuşmazlığı, eninde sonunda gökten zembille yönetim kadrolarına inen GDO’luları bünyeden atacak.

MHP
Benzer bir kaset operasyonunun MHP’ye de yapıldığı herkesin malumu. Bu parti de, GDO’lu istilasına uğradı. Bahçeli’nin AKP’ye koltuk değneği olma yönünde izlediği politikalar en çok MHP’lileri kızdırıyor. Grup toplantılarında başkalarının yazdığı metinleri bir sağa, bir sola bakarak ekrandan okuması, siyaset literatürüne “tenis maçı anlatan spiker” tiplemesini sokmak üzere. Siz bakmayın kongreye tek aday girip, oyların hepsini aldığına; taban fırsat kolluyor, acemi sürücüyü ilk fırsatta sırtından atacak.

HDP
Son zamanların en çok konuşulan ve en çok parlatılan partisi HDP. Herkes, Kürt siyasal hareketini Batıya taşımak için BDP’den dönüştürülen bu partinin, barajı aşıp aşamayacağını konuşuyor. Bütün dünyada ayrılık talepleri hep zengin taraftan gelmiştir. İngiltere’de İskoçya, Belçika’da Flamanlar, İspanya’da Katalonya; bu hep böyledir. Eğer HDP barajı geçerse, Batıdaki halk, ülkenin sırtına 40 yıldır yük olan ayrılıkçı Kürt hareketinin gerçekten ayrılmasını dillendirmeye başlayacak. Bu açı gerçek, Kürtlerin desteğini çekmesiyle, bir sonraki seçimimde HDP’yi sandığın en dibine gömer.
Problem nerede?
Eğer Erdoğan’ın başkan olma tehdidi olmasa, Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Demirtaş’ın alacağı oyları toplasanız % 10 etmez! Özellikle CHP ve MHP’nin aldıkları oyun önemli bir kısmı, partilerin marka değeri, geri kalanı da Erdoğan’ın yarattığı tek adam tehdidinden kaynaklanmaktadır. HDP oylarının %4-5’i etnik politika, %1-2’si tehdit ve şantaj, geri kalan kısmı da Erdoğan korkusundan kaynaklanmaktadır. Bana sorarsanız muhalefet liderlerin partilerinin oy oranına katsısı sıfır (0) dır. Bu tespitten, Erdoğan başkanlık talebinden vaz geçse, AKP’nin oylarının artacağı çıkarımı bile yapılabilir.

Kıssadan Hisse
Size bir hikâye anlatayım. İngiltere’nin en uzun süreli başbakanı Demir Leydi lakaplı Margaret Thatcher, 1990 yılında iktidardaydı. Kamuoyu yoklamalarında Thatcher’in popülaritesinin hızla düştüğü görüldü. Thatcher’in popülaritesi partisinin popülaritesinden daha düşüktü. Bu gidişat, kamuoyu yoklamalarında Muhafazakâr Partinin rakibi İşçi Partisinin 14 puan gerisine düşmesine sebep oldu. Muhafazakâr Parti acımasız ama doğru bir karar aldı. Kendi liderleri Demir Leydi’yi başbakanlık ve parti başkanlığından istifa ettirdiler. Thatcher’ın yerini John Major aldı ve 1992 yılında yapılan seçimleri yine Muhafazakâr Parti kazandı.
7 Haziran seçimleri birçok liderin gireceği son seçim olacak. Benden söylemesi herkes yeni liderini şimdiden düşünmeye başlasın.

Osman Başıbüyük
E.Hv.Plt.Kur.Alb.
[email protected]

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gungor Onan - 2 yıl önce
evet yeni liderimiz dogu peincek olacaktir turkiyenin. gercek vatan evladidir..
Avatar
A.SALGIN - 2 yıl önce
i̇lk oy verdi̇ği̇m güverci̇n ve taki̇b eden süre boyunca ilk kez tereddütteyim.bence tespitleriniz yerinde ve zaman azalıyor...