Milliyet değil millet milliyetçiliği


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

09 Ağustos 2014, 19:07

Biz sosyalistler neden somut şartların somut tahlili diyerek milli devlet diyoruz? Neden üniter devlet diyoruz? Neden milliyetçilik diyoruz?

Soruya en iyi yanıtı tersinden Tayyip Erdoğan verdi: "Benim için Gürcü dediler. Affedersin daha çirkinini söylediler, Ermeni dediler."

Başbakan birincisi bilinçaltını ortaya çıkaracak bir gelişme olduğunda, ikincisi de seçim dönemlerinde böyle konuşuyor. Yukarıdaki cümlesi ikinciye örnektir. Birinciye örnek de Soma'da halk tepkisiyle karşılaştığında vatandaşa "İsrail dölü" demesidir.

ERDOĞAN'IN İLAN ETTİĞİ PROGRAM


Başbakan'ın bilinçaltı durumlarını ve zihin yapısını psikolog ve psikiyatristlere bırakalım ve biz işin siyasi boyutuna yönelelim.

Seçim dışı zamanlarda "Türk'üm" demekten imtina eden Başbakan Erdoğan'a sizce neden Gürcü olmak ağır, Ermeni olmak çirkin geldi? AKP'liler bu söze neden tepki göstermedi? Bir tek ABD Büyükelçisi işaret edince mi "hepimiz Ermeni" oluyorsunuz?

Oysa yıllar önce Erdoğan açık açık Gürcü olduğunu söylemişti. Bugün değişen ne?

Şu: Hep söylediğimiz gibi, son seçimler muhafazakârlık zemininde değil, vatanseverlik zemininde yürüyor. Muhalefet ise bu gerçeğin üzerinden atlayıp Erdoğan'la muhafazakârlık temelinde yarışmaya kalkıyor ve yeniliyor. Erdoğan'ın günlerdir Bayrak ve İstiklal Marşı merkezli bir kampanya yürütmesi bundandır.

Ancak Erdoğan'ın milliyetçilik maskesini seçimden hemen sonra çıkaracağını biliyoruz.

Zira "milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım" diyen Başbakan, aslında o sözle bir program açıklamıştı: Milli devlete son, etnik yapılara dayalı özerkliklerden kurulu federasyona evet!

Erdoğan bu programdan vazgeçmemiştir ve olmak istediği başkanlık da ancak böyle bir ülkede uygulanabilir!

ERDOĞAN'IN MİLLİ DEVLETİ YIKMA GÖREVİ


Başbakan Erdoğan seçim meydanlarında bir şey daha yaptı. "Kılıçdaroğlu Alevi, Demirtaş Zaza, İhsanoğlu zaten yerli değil ama ben Sünniyim, Sünni" dedi!

Erdoğan kuşkusuz böylesi bir kutuplaşmanın siyasi getiri sağlayacağını düşündüğü için bu tür tehlikeli sözler söylemekten çekinmiyor. Daha önce de anımsayacaksınız "Boy değil soy önemli soy, soy" diye miting meydanlarında etnikçilik yapmıştı.

Ancak bu sözler, siyasi getiri ötesinde Erdoğan'ın yukarıda dikkat çektiğimiz programıyla uyumlu olduğu için aslında önemlidir.

BOP eşbaşkanlığının önüne konulan o programı biraz daha açalım: Milli devlet yıkılacak ve millet milliyetlere ayrıştırılacak. Laiklik yıkılacak ve toplum mezheplere bölünecek; tarikat ve cemaatler üzerinden örgütlenecek. Sonrasında her grubun kendi özerkliğini yaşayacağı bir federatif yapıya geçilecek.

AÇILIM'IN SONUÇLARI

Kemalist Devrim'e bu kadar düşman olmalarının sebebi işte budur. Çünkü Kemalist Devrim, durum tam da böyle iken bir devrimle milliyetleri millet yaptı ve milli bir devlet kurarak halkları çağdaşlaştırdı.

Mustafa Kemal Atatürk o nedenle de "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" dedi!

Bizim kimi solcularımızın anlamadığı tarihsel bir gerçekliktir bu. Onlar, millet milliyetçiliğine faşizm derler ama milliyet milliyetçiliğini demokrasi sanırlar, faşizme başkaldırı sayarlar. Milliyet milliyetçiliği yelkenine en çok rüzgâr üfleyenin emperyalizm olması da akıllarını başlarına getirmez. Emperyalizmin hedefinin milli devletleri bölmek ve etnik devletçikler kurmak olduğundan da dersler çıkarmazlar.

Erdoğan'ın Kürt Açılımı'na destek verenler, onun miting meydanlarından "sen Alevisin, ben Sünni'yim, sen Kürt'sün, sen Zaza'sın, sen affedersin Ermeni'sin" demesine kızmasınlar! Zira Kürt Açılımı tam da budur: Toplumun ayrıştırılması ve birliğin çözülmesidir.

Erdoğan o hedefle millet değil, milliyet milliyetçiliği yapmaktadır.

Bu çözülmenin panzehri ise millet milliyetçiliğidir. İşte o nedenle "Türk de biziz, Kürt de biziz, hepimiz Türk milletiyiz" diyoruz!


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.