Muhafız Alayı Gül'ü neden korkuttu?


Hikmet Çiçek

Hikmet Çiçek

02 Temmuz 2014, 12:16

7 yıldır Pembe Köşk'te bir gece bile geçirmeyen Gül, Muhafız Alayı'yla aynı mekânı paylaşmak istemiyor! İlk yıllarda birliğin kutlamalarına katılmayan Gül, askeri Meclis'ten ve Dolmabahçe'den uzaklaştırdı

Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı oluşundan tam 7 yıl geçti. Gül, 28 Ağustos 2007'den beri cumhurbaşkanlığının resmi konutu olan Çankaya Pembe Köşk'te bir gece bile kalmadı. Dışişleri Bakanı olduğu dönemde kullandığı konutta kalmayı tercih etti.

Bu konuyla ilgili sadece bir kez, 7 Ocak 2011'de açıklama yapıldı. Bu açıklamada "Pembe Köşk'te onarım yapılamaması ve binanın ikametgah olarak kullanılamayacağının uzmanlarca belirlenmesinin ortaya çıkardığı zorunluluk nedeniyle, Dışişleri Bakanlığı Resmi konutunun, Cumhurbaşkanı'na tahsis edildiği bildirildi" denildi.

"Uzmanlar" toplanmış, "Pembe Köşk'ün ortasındaki süs havuzunun binanın mimarisine ve statiğine aykırı olarak yüzme havuzuna çevrilmesi ve binanın üstünün kapatılması sonucunda oluşan nemin, Köşk'e zarar verdiğini" saptamışlar, 1932 tarihli binanın "yorgun ve bakımsız'' olduğuna ve "ikametgah olarak kullanılamayacağına" karar vermişler.

"Onarım yapılamayan", "İkametgah olarak kullanılamayacağı uzmanlarca belirlenen" yer bir gecekondu değil, TC cumhurbaşkanlarının resmi konutu!

Abdullah Gül bu gerekçeyle 7 yıldır Dışişleri resmi konutunda ikamet etmeyi sürdürüyor.

AYDA 25 BİN DOLAR


Tabii Gül, Dışişleri'nin resmi konutunu işgal edince devlet, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na yeni bir konut aramak zorunda kaldı. 2009 yılında aylık kirası 25 bin dolar olan bir "resmi konut" bulundu. Davutoğlu için kiralanan Kırlangıç Sokak'taki binanın sahibinin Hattat ailesinden Ahmet Hattat olduğunu ve binanın gerçek kirasının emlakçılara göre 10 bin dolardan fazla etmeyeceğini Odatv yazmıştı. Sadece Davutoğlu değil, önceki bakan Ali Babacan da bakanlık dönemini kiralık bir evde geçirmek zorunda kaldı.

'CAMDAN KALE'

Hürriyet'ten Ümit Çetin'in 29 Nisan 2008 günlü haberini hatırlatalım. Haberin başlığı "Gül için 'camdan kale' kuruluyor."

Habere göre, Gül'ün çalışma ofisindeki 12 pencerenin 9'u duvar örülerek kapatıldı. Kalan üç pencere tanklarda kullanılan, roketatara dayanıklı camla kaplandı. Köşk'ü gören, Atakule gibi yüksek binalara özel eğitimli, keskin nişancı korumalar yerleştirildi. Korumalar, dürbünleriyle hem Köşk çevresindeki hareketliliği, hem de bulundukları yerden gelecek bir tehdidi önlemek için hazır bekletiliyor. ABD ve İsrail tarzı koruma metodlarından yararlanan Köşk Koruma Müdürlüğü, koruma görevlilerini sürekli eğitimden geçiriyor. Tüm bu önlemler için kesenin ağzı açılmış ve Köşk'ün güvenlik önlemleri için bütçeden 18. 8 milyon TL ayrılmış. Tüm bu önlemlere karşın Gül, Çankaya Köşkü'nü resmi törenler dışında kullanmadı.

Abdullah Gül neden Çankaya Köşkü'ne taşınmak istemedi?

Aydınlık çok ilginç bilgilere ulaştı. Gül, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı ile aynı mekanı paylaşmak istemiyor!

Muhafız Alayı Atatürk'ün güvenliğinin sağlamak amacıyla üsteğmen İsmail Hakkı Tekçe tarafından kuruldu. TSK komuta kademesine gelen birçok isim bu birlikte görev aldı.

Gül, Muhafız Alayı'na karşı hep uzak olmayı tercih etti. İlk yıllarda birliğin kurul yıldönümlerine bile katılmadı. Oysa Gül'den önce bu törenlere mutlaka Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı eşleriyle birlikte katılırdı. Gül seçildikten sonra Muhafız Alayı için de çok şey değişti. Bu alaya bağlı TBMM Muhafız Taburu ortadan kaldırıldı. Asker, Meclis'ten ve Dolmabahçe Sarayı'ndan uzaklaştırıldı. Muhafız Alayı'nın varlığı bile tartışmaya açıldı. Birileri Abdullah Gül'e Muhafız Alayı'nın geçmişte oynadığı devrimci rolü sürekli hatırlatıyor. Muhafız Alayı'nın 27 Mayıs 1960 Devrimi'nde ve Albay Talat Aydemir ve Binbaşı Fethi Gürcan önderliğindeki Harbiyeliler'in 21 Mayıs 1963'teki isyanındaki rolünü...

ÇALIŞANLAR KAYSERİLİ


Yine Aydınlık'a ulaşan bilgilere göre Dışişleri Konutu'nda şoförden bahçıvana, aşçıdan korumaya tüm çalışanların Kayserili, hatta Gül'ün köylüsü ve akrabası olduğu iddia ediliyor!

Yani mesele, Hayrunnisa Gül'ün Çankaya Köşkü'nden hoşnut olmaması, Dışişleri Konutu'nu tercih etmesi değil.

Hikmet Çiçek
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abrek - 2 yıl önce
insanın, bırakın bu dünyayı, öldüğünde yatacak yerinin olmaması ne kadar acı.. yazık!!